Son Dakika
01.04.2018 - 03:50 | Güncelleme:

Suriye’den kaçış

 

EĞER Guinness Rekorlar Kitabı’nda New York-İstanbul uçuş tarihini erteleme sayısı konusunda bir rekor bekleyişi varsa, hayatta bu boşluğun illa dolması gerekiyorsa, bunu artık benim doldurduğum ve bu dalda aşılması son derece güç bir rekor kırdığım söylenebilir. Herkes benimle iftihar edebilir. Yakında gazeteye gideceğimden, kısa süre sonra bu hayata veda edecek olan Allah onu başımızdan ebediyen eksik etmesin Genel Yayın Yönetmenim Selçuk Tepeli bile iftihar edebilir benimle.

Her “Washington’u biraz bırakıp İstanbul’a gideyim” dediğimde önemli şeyler oluyordu. Ya Türkiye’den birileri geliyor ya da Trump personelini değiştiriyor veya Cumhurbaşkanı Erdoğan’la konuşuyordu. Ben de bu yüzden gelişimi hep erteliyordum. Rana da yanında kaldığım için son ayını sürekli hayal kırıklığı yaşayarak geçirdi.

RANA’YA FENALIK GELDİ

Martın başındaki evlilik yıldönümümüzde Rana bana “biraz ayrı yaşamamızın daha iyi olacağını” söylediğinde bu teklifi hemen kabul etmek yerine ona nedense sebebini sormuştum. “Restoran güzel, ortam gayet iyi, şaraplarımız gelmiş, sen nelerden bahsediyorsun hiç dikkat ettin mi?” diye sordu. “Evet ettim” dedim. O sırada ben her kadını mutlaka etkilemesi, hatta tahrik etmesi gereken son derece ateşli ve romantik bir konuyu, İdlib’deki dinamikleri, oradaki güzel insanların yaptıklarını ve bunun olası sonuçlarını anlatıyordum evlilik yıldönümümüzde.

Rana’nın benden biraz uzak durmak istemesi de bundan kaynaklanıyormuş; hiç durmadan Suriye’den bahsetmem artık ona fenalık geçirtmiş. Bunun ben de farkındaydım aslında; neredeyse 1 yıldır “Suriye konusu Washington’da nasıl ele alınıyor?” diye uğraşıp duruyorum. Ben de kendimden fena halde bunalmış durumdayım.

İtiraf etmeliyim ki Washington’a atanmadan önce Ortadoğu pek sempatiyle baktığım bir yer değildi. Hatta bu coğrafyada yer aldıkları söylenen bazı ülkelerin yerini, ortalama 20 bin kilometrelik bir yanlışla tahmin edebiliyordum. Şu anda da bölgeye büyük sempatim olduğu söylenemez ve ülkelerin yerini hâlâ tam bilemiyorum, ama ne yapalım ekmek parası, uğraşacağız bu konuyla.

Yeri gelmişken milliyetçileri, yani Türkiye nüfusunun tümüne yakın bölümünü kızdıracak bir itirafım da olacak. Türkiye’de bulundukları söylenen bazı illerin de yerini yanlış tahmin ediyorum. Ama Washington’dan kesin dönüşümden önce koşullara tam uyum sağlayabilmem, yani milliyetçi olabilmem için bu konudaki eksikliğimi gidereceğim.

Şimdi ise daha modern, daha medeni şeyler düşünmem, biraz mizah yazmam ve İstanbul’u görmem gerekiyordu. Washington’dan (Suriye’den) biraz uzaklaşırsam bunun terapi olacağını düşündüm ve Amerika’nın Suriye’den çıkacağını Türk medyasından öğrendikten sonra bir süreliğine kaçmaya karar verdim.

Hele “ABD’nin yerini Fransa dolduracak” gibi absürt bir gelişme olunca hemen uçağa atlayıp geldim. Münbiç’te ABD ile Türkiye’nin karşı karşıya gelmesi ihtimali de ortadan kalkacağına göre Washington’da bir süreliğine olmamak için hiçbir neden kalmamıştı.

MİZAH YAZACAĞIM

Türkiye, Fransa’yla karşı karşıya kaldığı takdirde bu Fransız askerleri 15 dakika içinde silahlarını bırakıp Paris’teki stajyer komilik görevlerine döneceklerine göre içim de rahattı. (Bu Fransız köylülerini hayatta en iyi, Allah onu ebediyen başımızdan eksik etmesin Selçuk Tepeli tanır. Ben onu öldürmeden önce TSK ondan brifing alsa iyi olabilir aslında. Ama komutanlara tavsiyem, onu dinlerken sakın gözlerine bakmayın; çünkü dikkatiniz dağılabilir. Ben bir defa yanlışlıkla baktığımda az daha absürt düzeye ulaşmış olan şaşılığım kendiliğinden şok etkisiyle tedavi oluyordu.)

Kendisine ruhsal sakinlik terapisi yapmak için İstanbul’a gelebilen, bu ortamın kendisine sakinlik verdiği bir adamın ne kadar aşırı hasta olduğunu umarım tahmin etmişsinizdir. Sırf bu yüzden izin yapıp 15 gün yazmamak yerine biraz mizah yazacağım. Mizahı hem özlemişim, hem de yazmadığım takdirde intihar etme olasılığım son derece büyük. Döndükten sonra Washington nasıl olsa daha da karışacak, iş çok olacak. Biraz enerji depolayayım.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 02 Nisan 2018 Pazartesi 17:19
    Çok güldüm, keşke bu ciddi ciddi kocaman cümleler kuran tüm köşe yazarları arada bir böyle yazabilseler
  • Misafir 01 Nisan 2018 Pazar 11:48
    Valla okuduğum en matrak yazılarından biri özlemişim böyle yazılarını.
  • Misafir 01 Nisan 2018 Pazar 11:08
    serdar bey sen yokken burada siyasal islamcı yazarlar çok çoştu çatacak adam arıyorlar masada şarap vardı demen bile seni onların hedefi yapar biraz dikkatli yazmanı ve bizi boş kayıkçı kavgalarını okumaya muhtaç bırakmamanı tavsiye ediyorum sana aslında burada da enerji depolayacak durum yok istersen tatil adasına git orada tedavi ol ve yazmaya devam et
  • Misafir 01 Nisan 2018 Pazar 10:54
    aslında türkiyedeki bazı yazarlar da halkımıza suriye yi sürekli düşünmeyip survivor seyrettiğimiz için kızıyorlar buraya geldiğinde o yazarlardan da uzak durman gerekiyor yoksa kafanı düzeltemezsin
  • Misafir 01 Nisan 2018 Pazar 10:51
    serdar bey son bir kaç aydır amerikalı gibi düşünüyordun hatta bu yazın bile sanki bir amerikan gazetecisi bakışıyla yazılmış gibi türkiye ye döndüğünde türkiye vatandaşı gibi düşünmeyi hızla öğrenmen gerekecek sonrası daha iyi olacak
Kalan karakter : 2000