Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Trump ile Putin’in ‘Büyük Suriye Planı’nın temel ilkeleri üzerinde anlaştıkları Helsinki zirvesinden sonra, bu planın ana noktalarından bir tanesi olan kuzey Suriye’de Kürtlerle ilgili adımın ne olacağı Washington-Moskova hattında yoğun konuşulmaya başlandı.

        Ben bu bağlamda Washington’daki ilgili birimleri sorguladığımda, son zamanlarda gittikçe fazla ‘Kamışlı modeli’ kavramından bahsedildiğini duyuyorum.

        Bunun ne anlama geldiğini sorgulayınca da, Fırat’ın doğusu hakkında nelerin konuşulmakta olduğu da biraz ortaya çıkmaya başladı.

        Tabii her şey Başkan Erdoğan’ın Putin ile konuşmasından sonra yapılacak ikinci Trump-Putin zirvesinin ardından netleşmeye başlayacak ama kuzey Suriye ile ilgili görüşmelerin durumu şu anda aşağıdaki gibidir.

        Nasıl bir özerk yapı

        - Fırat’ın doğusundaki özerk Kürt oluşumu modeli temelde Rusya’nın hazırladığı bir plan. Bunu kaleme alan da, planı Washington’ da bizzat anlatmış olan Purtin’in Ortadoğu danışmanı ve Kürt uzmanı Vitaly Naumkin.

        - Moskova şubat ayından bu yana yapılan yoğun temaslar sonucunda, bu modeli Washington’a da sonunda kabul ettirdi.

        - Bu plana göre Fırat’ın doğusunda Kürtlere, Suriye merkezi rejiminden kopmamaları şartıyla kısıtlı bir özerklik verilecek. Ruslar buna 'Kuzey Irak modeli' diyorlar ve Amerika ile bu konuda yapılan görüşmelerde de bu kavramı kullandılar.

        - Bu yapı resmen Suriye devleti içinde yer alacak, ancak bölgesel siyasi kararları alabilecek, kültürel ve ekonomi konularında kısmi özerkliği olacak.

        Kamışlı modeli

        Washington-Moskova hattında bu plan çerçevesinde en yoğun konuşulan konu, bu planın Türkiye’nin tepkisini en aza indirerek nasıl uygulanabileceği.

        Bu bağlamdaki ısrarlı sorularıma bir süredir Washington’da net cevap alamıyordum ama son günlerde bir ‘Kamışlı modeli’ kavramından söz edilmeye başlandı.

        Bunun anlamı üzerine konuştuğum birçok kaynaktan sonra şu ortaya çıktı:

        - Kürtler, Kamışlı'da olduğu gibi bölgenin yönetimini rejimle paylaşacak ama rejim güçleri de bölgeye girmeyecek. Rejim güçleri bölgenin hemen dışında, sınırda konuşlanacaklar.

        - Washington’da bu modelde konuşlanacak rejim güçlerinin sembolik düzeyde de olabileceğini ama bunların arkasında Rusya’nın da gözlemci olarak gücü olacağından, bunun etkin olacağını söylüyorlar.

        Anlayacağınız özerklik oluşursa, bunun Türkiye’ye bir tehdit oluşturmasının temelde Rusya tarafından sağlanması düşünülüyor.

        YPG-rejim görüşmeleri

        YPG, Fırat’ın doğusundaki oluşumun geleceğini garanti altına almak için Esad rejimi ile görüşmeler de başlattı.

        YPG heyetine Beyaz Saray’a çok yakın olan ve Washington’un yönlendirmesi altında bulunan İlham Ahmed başkanlık ediyor. Daha önce SDK’nın (Suriye Demokratik Konseyi) Washington temsilcisi olan İlham Ahmed tanıdığım kadarıyla 'tipik PKK'lı' bir kadındır.

        (İlham Ahmed, 16 Temmuz'daki görüşmede)

        Kürtler, rejim ile işbirliklerini sürdürmek için 'Eğer İdlib’e bir harekat yapılacaksa, biz de rejim güçleri ile birlikte bu harekata katılmak isteriz' önerisini de getirdiler görüşmelerde.

        Ayrıca ‘Kamışlı modeli’nin de görüşüldüğü öğrenildi o konuşmalarda, ancak iki konuda da şu anda rejim tarafından verilmiş net bir cevap bulunmadığı söyleniyor Washington’da.

        Diğer Yazılar