Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ‘Sınır Tanımayan Doktorlar’ (Medecins Sans Fronteires-MSF) kuruluşunu muhakkak duymuşunuzdur.

        Genelde az gelişmiş ülkelerde gönüllü doktorlarını gördüğümüz bu bağımsız tıbbi yardım kuruluşu silahlı çatışma, salgın hastalık ve doğal afetlerden etkilenen ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılan insanlara acil yardım hizmeti verir.

        *

        Neredeyse tüm zihinsel fonksiyonlarını yitirmiş olan ve tamamen tuhaflaşmış bulunan bir lider tarafından yönetildiğinden kendisini dünyanın en güçlü ülkesi olarak gören Amerika sonunda sağlık hizmetleri açısından bir üçüncü dünya ülkesi konumuna düştü.

        Bu sadece bana ait olan bir tespit değil, elimde bilimsel veri de var.

        Girişte anlattığım gibi genelde az gelişmiş ülkelerde sağlık hizmetinden yoksun insanlara yardım eden Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü sonunda tarihte ilk kez Amerika içine de müdahale etmeye zorunlu kaldı.

        Çünkü baktı ki buradaki insanı rahat harcayan sistem bazı insanları salgına karşı korumak için elini bile oynatmıyor aksine onları hızla ölüme götürmek ister gibi davranıyor, bunun üzerine Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü üçüncü dünya ülkelerinde yaptığı gibi bu insanlara yardımcı olmak kararını verdi ve sonunda Amerika içinde de faaliyete başladı.

        REKLAM

        *

        Dünyanın en iyi tıp fakültelerine, en iyi doktorlarına, biyomedikal eğitime ve araştırmalara sahip olmakla övünen ve bunca araştırma ve para imkanı bulunan Amerika bu gelişmeden dolayı utanır mı bilemiyorum...

        Ama utanacaklarını sanmıyorum çünkü o bütün 'en iyiyiz' diye saydıkları tüm imkanlar ve sağlık hizmetleri zaten sadece parası olan azınlık için sunuluyor. Geri kalan nüfus ise sağlık hizmetleri açısından üçüncü dünya ülkelerinden bile daha kötü şartlar altında yaşamak zorundalar daima.

        *

        Başkan Obama bu feci durumu düzeltmek için Obamacare adı verilen bir sağlık sistemi getirmişti. Fakat ondan sonra başa gelen ebleh ilk iş olarak nedense bu sistemi yıkmaya girişti. Çünkü ona göre halka hizmet ayıp görülüyordu. Onun beyninin nasıl çalıştığını anlamak mümkün olamadığından veya beyninin olup olmadığı da tartışmalı olmasına rağmen zenginler bu sağlık sistemini yıkılması için Trump’ı desteklediler,

        Sağlık sistemi üzerinden aslında bir sınıf savaşı veriliyordu ve başta Trump olmak üzere zengin ve güçlünün burada zerre kadar utanma duygusu yoktu.

        *

        Amerika galiba kuruluş yıllarında girişmiş olduğu Amerikan yerlilerini (Kızılderililer) tamamen ortadan kaldırma katliamını, salgını fırsat bilip bu yıl içinde tamamlamaya karar vermiş olmalı. Çünkü salgınla ilgili gelen veriler nerdeyse bütün hijyen ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılan Amerikan yerlilerinin salgın nedeniyle nerdeyse bir katliama uğramakta olduklarını gösteriyor. Sınır Tanımayan Doktorlar da bu korkunç duruma müdahale etmeye ve onlara yardımcı olmaya karar vermişler.

        REKLAM

        *

        Amerikan yerlileri burada 'rezervasyon' adı verilen bölgelerde yaşıyorlar. Her kavimin kendisine ait olan bölgeleri var bu bölgeler özel yasalar ile idare ediliyor. Devlet eskiden bu bölgelere bazı imtiyazlar da sağlamış ve bunların başında, bulundukları eyalette kumarhane açmak yasak da olsa, rezervasyonda kumarhane açmanın serbest bırakılması olmuş.

        Böylece rezervasyonlarında tutulan Kızılderililer Amerika’nın kumarhane işleticilerinin elinde oyuncak haline gelmişler ve bütün rezervasyonlarda kumar bağımlılığı ve alkolizm çok yaygın.

        Amerika’nın asıl sahibi olan bu Kızılderililer neredeyse ikinci veya üçüncü sınıf insanmış gibi muamele görüyorlar ve toplum rezervasyonlarında tecrit etmiş, göz önünden çekmiş onları. İstedikleri zaman kumarhaneye gittiklerinde Kızılderilileri bir turizm eğlencesi olarak görüyorlar sonra evlerine dönüyorlar. Rezervasyonlar hayvanat bahçesi mantığıyla yönetiliyor. Kumar oynamaya giderken Kızılderilileri gören Amerikalılar ziyaretleri bitince evlerine dönüyorlar. Aynen vahşi hayvan görmek istedikleri zaman hayvanat bahçesini ziyaret ettikleri gibi.

        *

        Sistem ne hijyen altyapısında ne de sağlık hizmetlerinde bu bölgelere hiç bir yatırım yapmamış. Birçok yerli yerleşim yerinde akan su bulunmuyor, tuvaletleri bile yok bazılarının.

        İşte bu nedenle salgında bu nüfusun önemli bölümü hastalanıp ölüyor. New Meksiko eyaletinde hastalanan nüfusun yüzde 50’sinin Kızılderili kabilesinden olduğu tespit edilmiş.

        Bakalım bu insanlık ayıbına son verebilmek Sınır Tanımayan Doktorlar'ın çabalarıyla mümkün olabilecek mi?

        Diğer Yazılar