Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Biden yönetiminde Amerikan politikalarının ne olabileceğini çoğunlukla kilit noktalara, dışişleri, savunma bakanlığı gibi, yapacağı atamalardan tahmin etmeye çalışıyoruz.

Bu genellikle doğru bir yöntemdir ama bu atamaların geri planında neler olduğu, nasıl çatışmaların yaşandığını ve Washington’un arka odalarında neler olup bittiğini de ihmal etmemek gerekiyor.

Bunları iyi tespit etmek ve takip edebilmek için sadece dış politika bilgisi ve eğitimi olması yetmez. Washington’da öyle hayati önemde olan ve genellikle haberlerde de yer almayan öyle bazı kilit noktalar ve öyle kilit önemdeki isimler vardır ki, bunları tespit ve ne yaptıklarını çözebilmek ancak yıllar içinde oluşan bağlantılar ve tecrübe ile mümkündür.

Bana gizli Washington’u anlamak ve çözümlemek çabama yıllar içinde yardımcı olan bazı insanlar var, onlarla uzun süre içinde aramızdaki kurulmuş güven ilişkisi nedeniyle bugün hala daha bazı hayati önemde önemli ve genelde çıkan haberlerde göremeyeceğiniz gelişmeleri çözümlememe yardımcı oluyorlar.

Bu kadronun önemini anlamanız açısından bunların aynı zamana benim yıllar önce Pentagon’un bir odasında o günlerde yeni hazırlanmakta olan bölgesel Kürt devleti harita ve planlarını görmeme yardımcı olan insanlar olduklarını da bilin.

Aynı insanlar, birçoğu şu anda yönetim dışında olsalar dahi, ulusal güvenlik işlerinde çalışanlar hiçbir zaman gerçekten emekli olamadıklarından, bağlantıları daima sürdüğünden, bazı gizli gelişmeleri anlamam için hala daha bana yardımcı oluyorlar.

Yönetimi devralmaya hazırlanan Biden ve adamlarıyla ilgili öyle bir gelişme var ki bunun Türkiye açısından hiç de hoş olmayan kokular verdiğini söylemeliyim. Bunları bilelim ki şimdiden bazı tedbirleri almaya girişebilelim.


NEOKONLAR DEVREDE


Bu insanların bana anlattığına göre Trump döneminde daha çok Evanjelist gruplarla işbirliği içinde olan ve bu işbirliğinde Evanjelist grupların güdümüne girmiş neokon hareket Trump’ın gideceği anlaşıldıktan sonra Evanjelistlerle bağlantılarını kopararak bağımsız hareket etmeye ve Bush yönetiminde olduğu gibi güçlerini toparlamaya başlamışlar.

Neokonların Cumhuriyetçi Parti içindeki kolları da Biden’ı destekliyorlarmış bu aşamada. Cumhuriyetçi neokonlar ’43 Alumni for Biden’ adlı bir siyasi bağış toplama grubu kurmuşlar ve Demokrat olan neokonlar ile ortak çıkarları için hareket etmeye başlamışlar. ’43 Alumni for Biden' isminin şifrelerini size anlatmam gerekiyor. 43 rakamı ABD’nin 43’üncü başkanı olan George Bush’u işaret ediyor. Alumni genellikle üniversitede mezun olunan yılın birbiriyle bağlantılı olan mezunlarına verilen addır burada ise Bush döneminde ismi parlayanlar ifade ediliyor. Yani bu siyasi grup Bush yönetiminde önü açılan neokon grubun Cumhuriyetçi Parti içindeki bağlantılarını gösteriyor ve bunlar şimdi Biden için çalışıyorlar.

Washington'dan şu anda gelen diğer sembollerin şifrelerini çözmeden önce neokonların tekrar canlanmasının ve Biden yönetimini ele geçirmelerinin Türkiye açısından neden iyi olamayacağını anlatmak gerekiyor.

ONLAR İÇİN İSRAİL ÖNCELİKLİDİR

Şu anda Washington’un arka odalarında yılardır peşinden koşmuş oldukları planlarını yeniden açmış ve strateji planlamakta olan bu neokon grup için Amerika çıkarlarından önce İsrail gelir ve İsrail daha önemlidir.

Önemli bölümü zaten Yahudi'dir. Benim 7 Kasım'da yazmış olduğum "Biden’ın başkanlığı Türkiye’yi nasıl etkiler" başlıklı yazımda ulusal güvenlik danışmanı olacağını tahmin ettiğim ama şimdi dışişleri bakanı olacağı anlaşılan ve şu anda Amerika’da Türkiye’yi en iyi tanıyan insanlardan bir tanesi olan Anthony Blinken de Yahudi anne ve babadan doğmuş ve nokonlarla bu açıdan da bağlantılı olan bir isimdir.

İSRAİL İÇİN KÜRT POLİTİKASI

Neokonlar bölgedeki Kürtler ile politikalarını yıllar önce İsrail çıkarlarını düşünerek formüle etmişlerdi. İsrail’in bölgedeki yalnızlığını aşmak için İsrail güdümünde olan bir Kürdistan oluşturma politikalarını bu neokonlar yıllar önce Blinken’in devlette çalışmaya başladığı Clinton yönetimi döneminde hazırladılar. Bu politikalarından yıllar içinde hiç vazgeçmediler ve Türkiye’ye de bakışları hep bölgesel Kürt devletinin prizmasından oldu.

Yıllar önce bana bunların kürt devleti haritası ve planını gösteren Pentagon uzun vadeli planlar bölüm yetkilisi de aşırı dindar bir Yahudi ve Amerikan vatandaşlığı yanında İsrail vatandaşlığı taşıyan bir görevliydi.

WASHINGTON'DA MÜTHİŞ AKTİFLER

Bugün hala daha düşünce üretim kuruluşlarında aktif olarak Washington’da çalışmayı sürdüren bu kişi aynı zamanda Türkçeyi de akıcı konuşur ve eskiden Türkiye’nin doğusundan başlayıp batısına kadar otobüs yolcuğu yaparak halkın konuşmalarını dinler ve oluşmakta olan hava üzerine yönetimine raporlar yazardı.

İşte bu kişinin de içinde bulunduğu neokon grup Trump döneminde Evanjelistlerin hakim olmasıyla geri çekilmeleri nedeniyle ara verdikleri planlarını uygulama mücadelesine devam etmeye hazırlanıyorlar.

Amerika’nın Türkiye dosyasına tamamen hakim olan ve aynı zamanda Suriye konusunda da bilgili olan Blinken’den tam destek alacaklarından emin olan bu neokonlar kendileri açısından hayati olan savunma bakanlığı ve ulusal güvenlik danışmanlığı gibi kilit noktalara da kendi adamlarını yerleştirmek için mücadelelerini sürdürüyorlar. Bu arada Trump ile anlaşmazlığa düştükten sonra ayrılıp onun aleyhine kitap yazmış eski ulusal güvenlik danışmanı ve neokon militan olan John Bolton’un da devrede olduğu bilgileri geliyor

BEYAZ SARAY'A İKİ BLOK ÖTEDE

Derin Washington’da olan bitenleri iyi bilenler neokonların Trump döneminde işbirliği içinde oldukları Evanjelistlerden bağlarını kurtarma mücadelelerinin Beyaz Saray’a iki blok ötede merkezleri bulunan 'Foundation for the Advencement of Democracies’ (FDD) vakfında oldukça şiddetli sürmekte olduğu söyleniyor. Yahudi milyarderler tarafından paraları verilen bu vakıf Trump döneminde Evanjelist neokon işbirliğinin Washington’daki en önemli gücüydü. Öyle güçlüydüler ki Mike Pompeo’nun dışişleri bakanı olacağı resmen açıklanmasından bir gece önce bir kutlama partisi verecek kadar yönetimin içindeydiler. Şimdi ise vakıf neokon kökenlerine dönmek ve içindeki Evanjelist kalıntıları temizlemek mücadelesini sürdürüyor. Amerikan ulusal güvenlik camiası bu vakfın İsrail büyükelçiliğinden de direktif aldığından şüpheleniyor ve neokonların yükselişine İsrail devletinin de Washington’da aktif destek verdiği söyleniyor.

Bir zamanlar adı her geçtiğinde Türk basınında ‘Karanlık Prens’ olarak tanıtılan Richard Perle’nin etkisinde olan insanlar bugün yine devredeler ve içinde Türkiye'nin de bulunduğu Kürtlerle ilgili politikalarını aralarında yeniden konuşuyorlar.

American Enterprise Institute’da bulunan, Türkiye bilgisi büyük olan, Paul Wolfowitz de bu grupla işbirliği içinde ve bunlar yönetimde neokon hakimiyetinin hızla olması için desteklerini veriyorlar.

John Hopkins Üniversitesi'nin School of Advanced Studies grubunun da neokonların Washington’daki yükselişlerine entelektüel desteğini verdiğini bilin.

Daha fazla arka plan gelişmeleri vererek sizleri detaya boğmayayım.

İşin özeti şu; bölgemizde öncelikleri İsrail’in çıkarı olan ve bu çıkar için bölgede bir Kürt devleti oluşturması planları bulunan ve bu planı devlet içindeki bağlantılarıyla devlet politikası haline getirmiş olan neokonlar Biden yönetimini tamamen ele geçirmek için planlar yapıyorlar ve bu planı adım adım işleme sokuyorlar. Bunun anlamı Türkiye’nin Biden döneminde Amerika’nın bölgesel Kürt politikaları nedeniyle başının çok ağrıyacağı ve Amerika ile ilişkilerinin gerginleşeceğidir.

Bu arada son olarak Biden’ın Ortadoğu hakkında brifinglerini İsrail’in eski Washington büyükelçisi olan ve halen İsrail’de yaşayan ve National Security Studies adlı düşünce kuruluşunda çalışmakta olan Dan Shapiro’dan almakta olduğunu da belirteyim.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00