Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin


Ait olduğu kuşağı alfabeden almış olduğu çeşitli harflerle (örneğin Z kuşağı gibi) ifade eden kuşaklar yakın tarih olarak sadece kendilerinin bizzat deneylediği veya sosyal medyadan haberdar oldukları olayları bilebildiklerinden ‘Berlin Duvarı’ gibi basit ve herkesin bilmesi gerektiğinizi düşüneceğiniz bir tarihi vakayı burada detaylı anlatarak başlamak zorundayım. Zaten bilenler kusuruma bakmasın.

Batı Almanya’yı Doğu Almanya’dan ayıran ve Doğu Almanya’dan Batı'ya geçişi engellemek için 1961 yılında yapımına başlanan 46 kilometre uzunluğundaki, batı aleminde ‘utanç duvarı’ olarak da adlandırılmış olan Berlin Duvarı 1989 yılında Doğu'dan Batı'ya gitmenin artık serbest olduğunun açıklanması ile birlikte yıkıldı.

Gerçi duvarın yıkılacağı daha yapımı sürerken bile belli olmuştu. Özgürlüklerine kavuşmak isteyen komünist rejim altındaki insanlar ilk günden itibaren hayatlarını tehlikeye atarak duvar engelini aşmak için çabaladılar.

John le Carre’nin ’Soğuktan Gelen Casus’ romanı duvarı aşarken vurulup ölen kişiyi anlatan sahne ile biter. Yıllar içinde onlarca kişi aynı o roman kahramanı gibi duvarı aşmaya çalışırken Doğu Alman askerlerinin açtığı ateşle canlarından oldular.

Ancak ölüm tehlikesi olması bile insanları özgürlük arayışından hiç bir zaman alıkoymadı.

Sonunda 1989 yılına gelindiğinde kapitalizme karşı ideolojik savaşını zaten kaybetmiş olan komünist sistem artık dayanamadı ve halklarını özgürleştiren kararını mecburen aldı ve zaten insanların kafasından çoktan yıkılmış olan o duvar fiilen de yıkıldı.

ÇİN DUVARDI DA ÇÖKECEK

Bu otoriter ve başarısız sistemin çöküşüne benzeyen bir başka duvar çöküşünü daha izlemek üzereyiz.

Çin Halk Cumhuriyeti'nin sistemi de doğu Almanya’daki sistem gibi yakında çökeceğinin işaretlerini veriyor.

Çin global düzeyde süper güç rekabetine girmişken, Türkiye’de Batı'ya alternatif olur diye Avrasyacı fanteziler varken böyle bir şeyi nasıl söyleyebilirsin diyenler çıkacaktır.

Ancak Berlin Duvarı şehrin ortasında dikilirken komünist sistem de Amerika ile güç rekabetine başlamıştı (’harfli’ kuşaklara hatırlatayım buna da Soğuk Savaş deniliyor). Sistemin ideologlarına bakarsanız kendileri çok güçlüydüler ama halklarının özgürlük arzusu ve arayışı sistemlerini içten içe kemirmekteydi. Sonunda görünürde güçlü olan sistem içten içe çürüdü ve Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla tamamen çöküverdi.

CLUBHOUSE OLAYI SİNYALİ VERDİ

Bu yaşananın Çin örneğinde aynen tekrarlanacağının en büyük işareti Clubhouse sosyal medyasının sadece bir hafta sonunda Çin’de özgür kalabilmesiyle alındı.

Çin düşünce ve ifade özgürlüğünden korktuğu için Youtube’u 2007 yılında Twitter ve Facebook’u 2009 yılında güvenlik duvarının (Firewall) ardına aldı yani sosyal medya kullanımını kısıtladı veya fiilen yasakladı.

Clubhouse dünyada yükselen trend olduğunda sadece bir hafta sonunda kısa süreliğine bu sosyal medya Çin’in güvenlik duvarının dışında kaldı ve saatler içinde kitleler yıllardır özledikleri düşünce ve ifade özgürlüğü için bu medyaya adeta akın ettiler. Sadece davet ile sohbet odalarına katılabildiğiniz bu medyada bir davet alabilmek için insanlar davet başına 300 Yuan (47 dolar) ödemeye bile razıydılar. We chat odalarında bunlara katılmak isteyen özgürlük peşindeki insanlar uzun kuyruklar oluşturdular.

SİSTEMLERİ KESİN ÇÖKECEK

Birçok Çinli'nin uzun yıllardır hayal ettiği bu özgürlük ortamı maalesef fazla sürmedi. Otoriteler sadece güç kullanarak ayakta tutabildikleri sistemlerini ‘korumak’ için hafta sonu geçtikten sonra pazarı pazartesiye bağlayan sabaha karşı Clubhouse sosyal medyasını da güvenlik duvarı ile çevirdi.

Ancak korkunun ecele faydası yok. Aynen Berlin’de olduğu gibi bir halkın özgürlük arzusu bu kadar güçlü olduğunda buna ne tuğladan örülmüş duvarlar ne de Çin’deki güvenlik duvarının dayanabilmesi mümkün. O duvar yıkıldığında ise Çin’in sistemi de çökmüş olacak.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00