Cumhuriyet’in kurulmasından 5 yıl sonra dönemin başbakanı İsmet İnönü tarafından kurulan, Türkiye’nin ilk özel okulu TED’in (Türk Eğitim Derneği) 4. uluslararası konferansının başlığı “Türkiye’nin Geleceğine İnanıyoruz: Geleceği Okuyoruz”du... Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar’ın moderatör olduğu “İş Dünyası Eğitimden Nasıl Bir İnsan İstiyor?” oturumundaki panelistler, Sanayi 4.0 olarak isimlendirilen dijital sanayi devriminin yetenek havuzuna dikkat çeken kwonuşmalar yaptılar.

Tüm konuşmalarda “Sanayi 4.0” tanımını ilk olarak 2011 yılında kullanan Almanya’dan örnekler verilince, Volkswagen Finansal Hizmetler Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Christian Dahlheim’in sunumu azami dikkati hak etti. Dahlheim hiç karmaşık olamayan 3 unsurlu bir formül veriyor: Bunlardan ilki “iletişim”... “İngilizce evrensel bir dil olarak çocuk yaşlarda öğretilmeli. Kültürlerarası iş tecrübesi önem taşıyor. Her ülkeden gelen çalışanlara ihtiyacımız var. Farklı ortamlarda ve kültürlerde çalışma becerisi edinilmeli” diyor.

İkincisi, “hayat boyu öğrenme”...

Eğitimde disiplinler arasındaki geçişin arttığı çağımızda, işbaşında eğitimin sürekliliğini anlatıyor. Üçüncüsü, “genç nüfus”... “Gençlere meydan okuma kabiliyeti verilmeli. Geleceğin liderleri olacak bu kişilere iş yapış cesareti kazandırmak çok önemli” diyor.

HAYATTAKİ BAŞARIYI İLKOKUL 3 BELİRLİYOR

Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Milletvekili Ali Babacan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın açış konuşmalarında ortak payda “eğitimin demokratikleşmesi” savunusuydu.

“Evrensel değerlere bağlı bir toplum daha güçlü oluyor” diyen Babacan, eğitimin rekabet üstünlüğü getirdiğini ifade ediyor. Babacan, New York’ta katıldığı bir toplantıda Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre; ilkokul 3’üncü sınıfta alınan eğitimin kalitesinin, hayattaki başarıyı en çok etkileyen faktör olduğu bilgisini de paylaştı.

Kritik başarı faktörünün öğretmen olduğu görüşüne katılan Yılmaz, 2030-2035 perspektifiyle hazırlamaya başladıkları 11. Kalkınma Planı’nda çalışma nüfusunun bugün 7.6 yıl olan okul ortalamasını 14.5 yıla çıkarmayı hedeflediklerini belirtiyor. “Öğretmen Akademisi kuracağız” diyen Avcı, öğrencilerin okulda daha çok zaman geçirecekleri bir öğretim sistemine geçileceğini belirtiyor.

‘YOKSUL ÇOCUKLAR KALKINDIRACAK’

TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, gelecek planını açıklıyor: “34 ildeki 38 okulumuzda 28 bin öğrenci eğitim görüyor. Önümüzdeki 15 yılda 81 ilde okul açmayı ve halen 1500 olan tam eğitim burslu öğrenci sayımızı 10 bine çıkarmayı hedefliyoruz.”

Bu yıl Urfa, Elazığ ve Sivas’ta TED okulları açılacak. Bu yıl “Meşale” adını verdikleri tam eğitim burs programına, TED sınavlarına giren 55 bin öğrenciden 500’ünü alabilmişler. Geçen yıl ise 18 bin başvuru içinden 150’si programa katılmış. İlkokul 4’üncü sınıftan yükseköğretime kadar geçen eğitim süresince yıllık 4 bin lira burs verdikleri her bir öğrencinin, giyim gibi temel ihtiyaçlarını da karşılıyorlar. Pehlivanoğlu tam eğitim burslu öğrencilerin her biri için 13 bin lira bütçe ayırdıklarını da ekliyor.

“Türkiye, bu 10 bin gençle kalkınacak” cümlesindeki kararlılık, ülkenin milli gelir piramidiyle yakından ilgili. Eğitim çağındaki çocukların yüzde 69’u düşük gelirli ailelerden geliyor. “Başarı bursu adil değil. Zaten iyi eğitim olanağına erişen çocuklara veriliyor” eleştirisini dile getiren Pehlivanoğlu, yoksullara iyi eğitim veremeyen devletlerin kalkınamayacağını savunuyor.

2025’TE KİME ZEKİ DİYECEĞİZ?

Zekânın en genel tanımlarından birisi şöyle: Zekâ, değişen dünyada yaşamak ve değişimlere uyum sağlamak amacıyla bireyin sahip olduğu yetenekler bütünüdür. Dünkü konferansın tescilli iki zeki konuşmacısı; TED’den ve ODTÜ Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden birincilikle mezun olan Babacan ile “Dünyanın en zeki 100 kişisi” listesine adını yazdıran kuantum fizikçisi ve fütürist Michio Kaku’ydu. Kaku’nun bir gün bizi 500 yıl sonrasına ışınlama ihtimalini sevsek de, 2025 yılında kimler en zekiler listesine girecek bilmiyoruz...

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!