Son Dakika

CHP delegesi neden üç maymunu oynadı?

05.02.2018 - 04:04 | Güncelleme:

 

DÜN sabah uyandığımda telefonumun ekranında şöyle bir mesaj vardı: “Yazını okudum az önce. Dediklerinde yüzde yüz haklısın. Bu kurultayın gerçek galibi, kazananı Muharrem İnce olmuştur! Tribünleri, tabanı coşturması bir yana tamamen Kılıçdaroğlu ve ekibinin yörüngesinde olan o delegasyondan 447 oy alabilmek de çok büyük bir başarıdır!”

Mesajı gönderen CHP’de uzun yıllar siyaset yapmış, partideki iç işleyişe, delegasyon yapılanmasına hâkim eski bir siyasetçi. Çok kıymetli olduğundan biraz daha fazla yorumunu alabilmek için aradım. Uzun uzun konuştuk. Partiye kırgınlığı olduğu için önce gelmek istememiş kurultayın yapıldığı salona. Evde oturup izlemeyi düşünmüş, ancak son anda “Oradaki havayı tam hissedemem televizyondan izleyerek” endişesiyle salona gelmeye karar vermiş. “Tribündeydim” diyor. Partililerin arasında yani. Ve kurultayın başından, Muharrem İnce’nin konuşması bitene kadar da yerinden kalkmadan salonun ortasında oturan delegeleri izlemiş.

Diyor ki: “O kadar belliydi ki delegenin çoğunluğunun Kılıçdaroğlu tarafında olduğu. Bu en çok da Muharrem İnce’nin konuşmasını yaparken belli oldu. İnce’ye şans verebilecekler kafaları dik, pür dikkat onu dinliyorlardı. Vermeyecekler, daha doğrusu veremeyecekler ise başları önde, ya elindeki telefonda bir şeylere bakınıyordu ya da faaliyet raporunu karıştırıyorlardı.”

Yani demek istiyor ki siyaset erbabı ağabeyim, “Muharrem İnce değil, kim çıksaydı Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına durum değişmezdi, çünkü o delege kendisini delege yapan iradeye biat etmeye yemin etmişti bir kere”.

Açıkçası ben bunun değişebileceğine inanıyordum. Yani İnce’nin kurultay salonunda yarattığı heyecana ve coşkuya, tabanın değişim mesajına o delegenin yarısından bir fazlasının kayıtsız kalamayacağına inanıyordum. Ondan dolayı da sayısal olarak da kazananın İnce olabileceğini düşündüm ama düşündüğümle kaldım. Çünkü parti tabanının çok açık bir şekilde ifade ettiği değişim isteğini ne yazık ki sadece 447 delege duyabildi. Ama tabii siyaset erbabı ağabeyimin dediği gibi bu da büyük bir başarı İnce için. Sonuçta 1266 delegenin ancak 165’i açıktan Muharrem İnce’ye şans verebildi. Geriye kalan 282 dahil kimse rengini belli etmemeyi tercih etti. Etmemeye de devam edecekler çünkü hepsinin bir hesabı var. Kiminin PM’ye girme, kiminin ileride yapılacak seçimlerde belediye başkanlığına veya milletvekilliğine aday olma arzusu... İşte bu kişisel hesaplarına, arzularına halel gelmesin diye de üç maymunu oynamaya devam edecekler.

***********

‘TRİBÜNÜN DEĞİL, DELEGENİN DEDİĞİ OLUR!’ 

ANCAK seçim bittikten sonra istişare yapabildik delegelerle. Zira Genel Merkez o kadar kurnazca bir düzen kurmuştu ki salonda, bırakın konuşmayı delegelerin yüzünü bile görmek mümkün olmadı. Neyse ki, önce bir türlü temas kurmamıza izin verilmeyen delegeyle seçim bittikten sonra muhabbet etme fırsatım oldu. Yoklamaya çalıştım, kurultaya dair yorumlarını öğrenmeye çalıştım ama biri hariç hiçbirinden cevap alamadım. O biri de Ankara Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’dı. Bir yanında İzmir Başkanı, diğer yanında Ankara İl Başkanı sohbet ederken yakaladım Sayın Yaşar’ı. Tabii yakalar yakalamaz da sordum neler olup bittiğini, kimin kazanıp kazanmayacağını filan.

Fethi Yaşar, henüz sonuç belli değilken, “Genel Başkan’ımızla devam edeceğiz” cümlesini kurdu. Ben de bunun üzerine Muharrem İnce’nin de şansı olabileceğini söyledim. Sonra parti tabanından gösterilen teveccühten filan bahsettim. Ve dedim ki, “Belli olmaz. Bakarsınız delege parti tabanının, sokağın bu değişim isteğine kayıtsız kalmayabilir. Nihayetinde hepimiz gördük ki, Muharrem İnce tribünlerden çok daha fazla destek gördü Kılıçdaroğlu’ndan.”

Ne cevap verdi bu yorumum üzerine biliyor musunuz Fethi Yaşar?

Aynen şunu dedi okurlarım, hem de partililerin şahitliğinde:

“Tribün, sokak ne derse desin önemli değil. Olur öyle şeyler. Muharrem İnce tribünde, sokakta heyecan yaratır ama nihayetinde CHP’de son sözü delege söyler! Yani mühim olan sokağın ne dediği değil, delegenin ne dediğidir!”

***********

TRİBÜNÜN HESABI KİMDEN SORULUR?

BU son kurultay birçok anlamda ilklerin kurultayı oldu ama bazı şeyler aynıydı. Mesela ressam Bedri Baykam. Her zamanki gibi salonda dolaşıp etrafını saran partililere parti içi demokrasinin hayat bulması için düğmeye basılmasından bahsediyordu. Bir ara biz de konuştuk. 20 yaşımdan beri katıldığım kurultayın adeta sembolleşen ismi olan Baykam’ı aynı tarzda görmek beni mutlu etti. Nostaljik oldu. Ümit Kocasakal da adaydı, yeterli imzayı alamadığı için aday olamadı. Çok bakındım salonda da göremedim. Gazeteciler salonun en dibinde oturtulduğu için partililerle iletişim kurmak imkânsızdı. O yüzden bir ara (Muharrem İnce konuşmasını yaparken) kalktım gittim en ön tarafa. Kemal Bey’i izledim biraz. İnce, ince ince eleştirirken gülümseyerek izliyordu söylediklerini ama belli ki bu gülümseme içten bir gülümseme değildi. Bu arada bir detay daha vereyim. Mühim. Tribünlerin durumu malum. Genel Merkez’in düzenlediği bir kurultayda Genel Merkez’in adayının karşısında bir rakibin tribünden destek görmesi olağan bir durum değildir. Enteresan oldu tabii tribünlere oturtulan partililerin tamamımın Muharrem İnce’nin yaptığı konuşmayla coşması... Çok moral bozdu bu durum. Bizzat şahit oldum, Muharrem İnce konuşurken tribünlerden deliler gibi destek görmesini hayretler içerisinde izliyorlardı. Şoka girmiş gibiydiler. Aldığım duyuma göre, bu can sıkıcı duruma sebep olanların üzerini çizmiş Kılıçdaroğlu. İnce’nin konuşması bittikten sonra kurmaylarına dönüp “Bu işin hesabını vereceksiniz bana” demiş. Galiba bu hesabın sahibi de Tekin Bingöl’müş. Kılıçdaroğlu’na destek verecek coşkulu bir kitle olması konusunda sıkı sıkı tembihlenmiş.

Hülasa, Bingöl’ün yeni dönemde eski pozisyonda olmama olasılığı çok yüksek. Kulis veren kaynağım diyor ki: “MK’ya dahi almazsa şaşma. O kadar kızdı Tekin Bingöl’e!”

Bence de Kemal Bey kızmakta haklı ve bunun hesabını kesme konusunda da. Çünkü öyle böyle değil, gerçekten de çok kötü bir gol yedi tribünlerden.

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 06 Şubat 2018 Salı 13:13
    Sevilay hanım, ben bir CHP li olarak soruyorum. Sizce şu anki CHP neredeyse her konuda yol göstermeden sadece eleştirerek kaybettiğini ne zaman anlayacak. Ben bunu merak ediyorum.
  • Misafir 06 Şubat 2018 Salı 11:23
    Sayın Kılıçdaroğlu kime hesap soracaksın. Delegeyi satın alabilirsin ama bu partinin gerçek sahibi bizleri satın alamazssın. Konuşamıyorsun, kitleleri harekete geçiremiyorsun, umut vermiyorsun senden lider olmaz. Muharrem incenin Allah vergisi bir albenisi var, hatipliği var milleti etkiliyor.
  • Misafir 05 Şubat 2018 Pazartesi 14:15
    bence bu iş burda bitmez.olağanüstü kurultaya gidilir.zorunda zaten.
  • Misafir 05 Şubat 2018 Pazartesi 13:19
    delegeler kilicadroglunun ise sokaklar bizimdir...gercek CHPliler secimde hesabi kesecek..Eger KK cumhurbaskanligina aday olursa, parti seciminde CHP , cumhurbaskaniliginda Aksenere oy verecez...
  • Misafir 05 Şubat 2018 Pazartesi 11:21
    CHP her zaman olduğu gibi halkından kopuk,onların değerlerine saygı göstermeyen bir parti olduğu için zaten seçim kazanamıyor.CHP nin DNA sı bu.Bu yüzden CHP de değişim olacak diye kendimizi aldatmayalım.Çünki o değişim istediğini zannettiğimiz kişilerin önce kendilerini değiştirmesi lazım.Zaten CHP kazara değişmeyi becerirse o CHP CHP likten çıkar.Çünki CHP ağa ,bey ve memur partisi olarak kurulmuştur,hiçbir zaman halkın partisi olmamıştır,olamazda.Genetikleri bu CHP lilerin ve CHP nin.
  • Misafir 05 Şubat 2018 Pazartesi 10:23
    "tarihte hiçbir millet yoktur ki hak ettiği şekilde yönetilmesin" chp de istisna değil.
  • Misafir 05 Şubat 2018 Pazartesi 10:23
    Muharrem İnce, 2014 yılı Kurultayında da yaklaşık aynı seviyede oy almıştı. 4 yılda, parti içinde anlam ifade edecek ölçüde destek artışı sağlayamamış. kendi partisinde 2 kere kaybetti, bu nasıl bir başarı ?
  • Misafir 05 Şubat 2018 Pazartesi 14:17
    Eğerseçilse idi nasıl bir başarı elde edeceğini herkes görecekti ama chp yine kendi ayağına sıktı maalesef geriye alternatif iyi parti kaldı bize
  • Misafir 05 Şubat 2018 Pazartesi 09:02
    Çok güzel tespitler.Bi solukta okudum Sevilay Hanım.Müthişsin
  • Misafir 05 Şubat 2018 Pazartesi 08:06
    sayın ince ve kılıçdaroğlu arasındaki üslub farkına bakarsanız ince çok sert konuşuyor tıpkı erdoğan gibi,ülkenin şu durumunda incenin bu üslubu daha fazla kırılma ve kutuplaşmaya yol açardı,kimsenin sallamadığı kılıçdaroğlu ülke açısından daha iyi oldu,umarım yeni insanlar yeni siyaset yeni birşeyler görürüz çok sıkıldım artık
Kalan karakter : 2000