Kadına yönelik şiddet konusunda; "Allah vur dediyse vardır bir hikmet! Kadınların kocalarından dayak yedikleri için şükretmesi lazım!” ve “6 yaşındaki kız çocuklar evlendirilebilir!” gibi akıllara durgunluk veren fetvaları ile meşhur İlahiyatçı Nureddin Yıldız yine döktürmüş...

Bu kez ama değişik bir fetva olmuş...

Kadınların araba sürmelerine ilişkin; “Diyoruz ki araç kullanmanın kadını erkeği olmaz. Eğer bir toplumda bir örfte kadınlar araç kullanıyorlarsa erkekler gibi kullanabilir!” ifadeleri ile gayet makul karşıladığını söyleyen Yıldız ancak sonradan çok hassas şu noktaya da şu ifadelerle dikkat çekmiş!

“Fıkıh açısından yani dinimizin hükümleri açısından tek sorun kadının direksiyonun başında yanında mahremi yokken 90 km'den fazla araç kullanmasıdır. Çünkü Peygamber Efendimiz kadının 90 km'den fazla bir yere bir tane iki tane üç tane kadın da olsa yanında mahremi olmadığı sürece gitmesini yasaklamıştır!"

Ben zaten yalnız başıma o kadar yol gidemediğim için... En fazla 30 ya da 40 km’lik bir mesafede tek başıma sürücü koltuğunda oturabildiğim için hiç sorun yapmadım Nureddin Hoca’nın bu fetvasındaki uyarıyı...

Ama tabii şöyle bir şey var…

Kafama çok takıldı bu durum.

O nedenle sormak istiyorum Nureddin Yıldız’a...

Şimdi şöyle...

Yavaş giderim esasında… Dikkatliyimdir ama benden yavaş birisi önümdeyse dayanamayıp mutlaka direksiyonu sola kırarım...

Yani huyum kurusun trafikte çok sollama yaparım…

Şaka değil... Merak ediyorum...

Mümkünse net bir yanıt verebilirlerse büyük ilahiyatçı sayın hazretleri...

Yanıtlarsa mahremim yanımda olmadığı halde sollama yapmanın caiz olup olmadığı sorumu...

Artık ona göre ayar yapacağım...

 

***

Tebrikler Karabük Üniversitesi'ne!

Önceki gün Yüksek Öğretim Kurumu’nun yeni yıl açılış töreni için Ankara’daydım.

Beştepe Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen törenden önce Hacettepe Üniversitesi Senfoni Orkestrası’nın sunduğu çok güzel bir müzik dinletisini izledik.

Önce bundan dolayı orkestra şefini ve üyelerini tebrik etmek… Sonra da YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın açılış konuşmasında dikkatimi çeken bir konuya değinmek istiyorum.

Dünyanın en saygın üniversite derecelendirme organizasyonlarından biri olan Times Higher Education (THE) geçtiğimiz günlerde 2020 yılının en başarılı 1000 üniversitesinin hangileri olduğunu açıklamıştı.

Şaşırtıcı ama Türkiye’den dünyanın en iyi ilk 1000 üniversitesi içinde yer alan 11 üniversite arasında İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerin dışında bir de Anadolu’dan bir üniversite var.

Karabük Üniversitesi…

İlk bin içerisine girmek Karabük Üniversitesi için onur verici bir olay.

Tabii 12 yıl önce kurulmuş Karabük’ün Boğaziçi ve İstanbul Üniversitesi gibi köklü üniversitelerin de bulunduğu sıralamada yer alması merakımı cezbetti ve tören bitince Karabüklülerin peşine düştüm.

Ve dünyanın en prestijli 1000 üniversite sıralamasında yer almasının nedeninin üniversitenin uluslararasılaşma vizyonundan kaynaklı olduğunu öğrendim.

Çok enteresan ama Karabük Türkiye’de en fazla uluslararası anlaşma yapan, uluslararası görüşme yapan üniversitelerden biriymiş.

Bu nedenle de zaten en fazla uluslararası öğrenci çeken üniversitelerin de başında geliyormuş.

Times Higher Education gibi değerlendirme yapan kuruluşların en çok dikkate aldıkları kriter de üniversitelerin ne kadar uluslararası öğrenci oranına sahip olduğuymuş.

Karabük 90’a yakın ülkeden uluslararası öğrencisi olan bir üniversite.

12 senelik bir üniversitenin bunu başarmış olması gerçekten çok prestijli bir durum.

Bu arada törende Karabük Üniversitesi’nde eğitim görmekte olan yabancı öğrenciler de vardı.

Çad Cumhuriyeti'nden gelen öğrencilerle bir anı fotoğrafı çektirmek de nasip oldu.

Tabii fotoğrafı çektirirken çok aramama rağmen ortam çok kalabalık olduğundan Karabük Üniversitesi’nin rektörü Prof. Dr. Refik Polat’a ulaşamadım.

Ama Aysun Hocam vardı… Yine yeni kurulan üniversitelerden biri olan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Aysun Karabulut ile birlikte ölümsüzleştirdik o anı.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!