Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Yok…

Başka bir konu yok!

Emin olun değerli okurlarım…

Oturuyorum bilgisayarımın başına ve hem kendimi hem de sizleri biraz olsun bu bela virüs stresinden uzaklaştırmak için başka konular bulup yazmaya gayret ediyorum…

Ama kendim bu konudan ayrılamadığım ve başka mevzulara odaklanamadığım için olmuyor!

Düşünün… Bu günlerde izlediğim filmler bile virüs, salgın vs ile alakalı.

Geri kalan zamanlarda da zaten genellikle Habertürk TV’nin Covid-19 olarak bilinen bulaşıcı hastalıkla ilgili yaptığı tartışmalara kilitleniyorum.

Bu arada sırf aynı medya grubunda olduğumuz için sakın ha Habertürk TV’yi öne çıkardığım, övgüyle bahsettiğim falan anlaşılmasın.

Olmasaydık da takdir ederdim Habertürk TV’yi...

Çünkü bu salgın ülkede gündem olduğundan bu yana kamuoyunu en aydınlatan ve en fazla veri, bilgi edinilen programlara imza atan televizyon kanalı Habertürk’tür!

Farklı alanlarda da olsa salgının ülkenin gündemine oturduğundan bu yana tartışma programlarında sadece bilim adamlarının görüşlerine yer veren Habertürk Televizyonu’na teşekkür ediyorum.

Bilgileniyorum, besleniyorum ve dahası değişik tezler de olsa sadece bilim insanlarının anlattıklarını dinleyerek en azından bilinçleniyorum.

Dün akşam da çok güzel bir yayın vardı...

Kuşkusuz hepsi birbirinden kıymetliydi sevgili Didem Arslan Yılmaz’ın moderatörlüğünde yapılan Türkiye’nin Nabzı programının katılımcıları ama…

Aralarından birinin hem uzmanlığı hem de söyledikleri çok farklıydı…

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Profesör Doktor Melih Us…

Zaten bildiğim bir bilim insanıdır Sayın Us ama dün gece corona virüsün belirtileri ve vücutta etki ettiği alanlarla ilgili yayında söyledikleri çok çarpıcıydı.

Pür dikkat dinledim ve bazı notlar aldım...

Biz, hepimiz bu virüsün belirtilerinin sadece yüksek ateş ve öksürük olduğunu düşünüyoruz…

Oysa bu doğru bir bilgi değil!

Profesör Melih Us’un özellikle Çin’de görülen vakalara dair çalışmalardan hareketle yaptığı yorumlardan anlıyoruz ki, kalp ile ilgili bazı ekstrem olaylarda pekala corana virüs belirtisi olabiliyor...

Diyor ki Profesör Us; “Bu hastalık kesinlikle temas ve damlacık yolu ile bulaşmakta… Ateş, kuru öksürük, nefes darlığı en sık görülen bulgular olmakla beraber yüzde 20 vakada ise kalp hastalığını taklit eden kalp ağrısı, yüksek tansiyon bulguları ile de hastalar müracaat etmiştir. Hastaların %60’ı solunum yetmezliği, %44’ü ise kalp ritm bozukluğu, yüzde 30’u ise şok bulgusu nedeniyle yoğun bakıma alınmıştır!”

Dolayısıyla kalp ile ilgili reaksiyonları da ciddiye almakta fayda var bu süreçte…

Melih Us, corona virüs konusunda kalp tutulumu olan hastalarda yüksek ölüm oranı sebebi ile çok dikkatli olmak gerektiğini söylüyor.

Ve bir şey daha…

Covid-19 hastalığında kullanılan antiviral bazı ilaçların kalbe çok zararlı olduğunu da önemle ekliyor Melih Us...

Ve Hoca; ”Kaş yapayım derken göz çıkarılmaması” için virüsün tedavisi sırasında kullanılacak ilaçlar konusunda da temkinli olunmasına önemle dikkat çekiyor.

Yine ondan aldığım bazı önemli bilgileri de aktarayım…

Ülkemizde genç nüfus yoğun olduğu için “risk” düşük diye bir algı var.

Bu yanlış bir bilgi çünkü İtalya’da son görülen vakalar içinde 40 ila 50 yaş diliminde olan hastalar da var!

Diğer ülkelere göre çok geç tutulduk biz bu virüse doğru ama virüsün en çok vurduğu ülkelerden İtalya veya İran’daki tabloya bakınca kanımca biz daha yolun başındayız gibi de geliyor.

Düşünün… 5 gün önce tespit tespit edilen ilk vakadan bugüne gelen son sayı 47!

Dünya Sağlık Örgütü’nün istatistiklerine göre bu virüsün hızla yayıldığını öngörmemiz en mantıklı ve bilimsel yol olur.

Bu yayılma hızına dikkat çekmek için İtalya ile yapılan bir karşılaştırmalı tabloyu dikkatlerinize üzülerek sunuyorum...

  İTALYA TÜRKİYE
1. gün 3 1
2. gün 3 5
5. gün 21 18
6. gün 21 47
10. gün 323  
20. gün 3089  
25. gün 10149  
30. gün 27980  

Çin’den gelen bazı yayınlarda yoğun bakıma alınan ve ölen hastaların ortalama yaşının 59, bazılarının ise 50 olduğunu da söylemem gerekiyor...

Böyle olması bile birçok genç hastanın da sanılanın aksine virüsten etkilendiğinin bir ispatıdır!

Yani genç, yaşlı fark etmez hepimiz bu süreçte azami dikkat göstermeliyiz.

Bu arada Çin’den Sars-Cov2’nin kontrol altına alındığına dair sevindirici haberler de geliyor.

Çin’in bu konuda başarısının Sars-Cov2’nin ilk tespit edildiği Wuhan kentini tam karantinaya almaları ve virüsün bulaştığı kişileri tam olarak tespit etmeleri ile sağlandığını görmek lazım…

Tabii bu haberler corona tehdidinin kısa bir zaman sonra ortadan kalkacağına da işaret değil.

Sağlıcakla kalın değerli okurlarım…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!