Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Nasıl ve nereden başlayacağımı bilemediğim bir yazı daha!

Oğlum çok şükür Fransa’da eğitimini tamamladı. Bordeaux Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu ve denkliğini almak için de Türkiye’ye döndü.

İşte bugün onun denklik ve yüksek lisans konusuyla uğraşırken, görüşüne başvurduğum alanında uzman bir yüksek öğretim üyesinden duyduklarımı aktaracağım sizlere...

Allah şahit... İlk önce; ”Doğru olamaz… Mutlaka başka bir şey vardır bu işin içinde" falan dedim kendi kendime ama sonrasında konuyla ilgili web sitelerine ve ilanlarda yazılanlara bakınca anlatılanların tamamının yüzde 100 doğru olduğunu gördüm.

Tam bir skandal!

Dahası rezalet!

Diyorsunuz ki şimdi; "Yahu Sevilay uzatma! Konu ne! Nedir seni bu kadar hiddetlendiren, ‘skandal, rezalet’ dedirten mevzuu…"

Şu efendim…

Bundan böyle hangi bölümde, nerede okuduğu falan mühim değil…

İsteyen herkes İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde akademisyen olabilir ve hatta azıcık bir çabayla fakültenin dekanı bile olabilir.

Mesela Veterinerlik okudunuz…

Ancak sonradan hukuka merak saldınız ve "Keşke hukuk okusaydım" diyerek hayıflanıyorsunuz falan.

Hiç hayıflanmayın çünkü artık önünüzde İstanbul Üniversitesi senatosunun aldığı bir kararla size sunulan büyük bir olanak var.

Hukukçu olabilirsiniz artık…

Varsa bir ALES puanınız elinizde…

Bu puanla İstanbul Sosyal Bilimler Enstitüsü'nün kamu hukuku, özel hukuk, ticaret hukuku, milletlerarası özel hukuk programlarına müracaat edebilir ve yüksek lisans veya doktora yapma şansı elde edebilirsiniz.

Lisans ve yüksek lisansta hukukla ilgili tek bir ders almadan, hukuk doktoru ve hukuk hocası olabilir sonra da o fakülteye binbir çabayla girmek için uğraş veren öğrencilerin derslerine girebilir ve hukuk anlatabilirsiniz!

Arada bir de; "süt sağma" teknikleri hakkında da bilgi verebilirsiniz elbette.

Biliyorum ki şimdi siz de benim gibi ilk andaki tepkiyi gösteriyorsunuz bu satırları okuduğunuzda ve haklı olarak; "Yok artık! Daha neler!" diyorsunuz…

Demeyin!

Çünkü tamamı doğru bu yazdıklarımın. Merak eden İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünün web sitesine bakabilir...

Boşuna skandal demedim.

Samimiyetle söylüyorum bu yazıyı yazarken sinirden ellerim titriyor.

Hem büyük bir utançla yazıyorum hem de büyük bir üzüntüyle.

Utanıyorum çünkü ben de İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum.

Oğlum, Fransız ekolü olduğu için denklik eğitimini başından bu yana Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yapmak istedi ama ben hep İstanbul Üniversitesi’nde bu dönemi geçirmesini istedim.

Çünkü hem benim ve babasının mezun olduğu okul olması nedeniyle hem de ülkenin en köklü, en eski ve marka değeri en yüksek üniversitesi unvanına sahip olması sebebiyle...

İstanbul Üniversitesi’nin adının CV’sine yazılmasının onun açısından çok daha doğru olacağına inandım.

Tesadüf işte…. Bu skandal kararı öğrendiğim anda o da yanımdaydı.

Arabadaydık ve denklik başvurusunu yaptığımız YÖK’ten, Ankara’dan dönüyorduk.

Sürücü koltuğunda oturduğum için telefonum araca bağlıydı.

Başta da söylediğim gibi denklik ve yüksek lisans tavsiyesi aldığım, danıştığım uzmanı aradım.

İşte bu konuşma esnasında o da, İstanbul Üniversitesi senatosunun yüksek lisans ve doktoraya ilişkin skandal kararın sakıncalarını ve yanlışlığını anlatmaya başladı.

Tabii anlatırken oğlum da tamamını dinledi...


Ve ne oldu biliyor musunuz?

Telefonu kapattıktan sonra dönüp dedi ki;

"Anne bir de bana bu okulu tavsiye ediyorsun… Diyorsun ki İstanbul Hukuk dünya çapında büyük bir prestije sahip fakültedir. Peki böyle prestijli bir okula bu kötülük nasıl yapılır? Rektörlük nasıl müsaade eder böyle bir kararın alınmasına? Fakültenin kalitesini, prestijini yerle bir edecek bir karar bu. Bu hukuki bir karar olmadığı gibi her şeyden evvel hukuk bilimine saygısızlık! Emin ol böyle bir karar Fransa’da falan alınsa ülkenin tüm hukuk otoriteleri ayağa kalkardı! Çünkü hukuk bilimi öteki tüm bilimlerden çok daha farklı bir saygınlığa ve itibara sahiptir Fransa’da..."

Cevap veremedim söylediklerine...

Çünkü haklı!

Yutkundum sadece ve; "Doğru değildir yahu! Dur bakalım. Bir araştırayım…" diyebildim…

Doğruymuş ama.

Başvurular başlamış bile…

Eğer İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, hukuk dışında her mezunun neyi nasıl ölçtüğü belli olmayan ALES denilen sınavla İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yüksek lisans ya da doktora yapmasına imkan sağlayacak bu garabet karardan geri adım atmazsa…

Birkaç yıl sonra... Yıllar boyu dirsek çürütüp kazandıkları İstanbul Hukuk Fakültesi’ndeki tüm öğrenciler belki Veterinerlik'ten belki de Edebiyat ya da Mühendislik fakültelerinden mezun olanlardan hukuk dersleri almaya başlayacak...

Çok trajik ama eğer bu karar uygulamaya geçerse İstanbul Üniversitesi’nde artık İlahiyat Fakültesi’nden mezun bir din adamının hukuk üzerinden ahkam kestiğine şahitlik edeceğiz…

Yazıklar olsun!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • talip_65 10 gün önce Maşallah siz Üniversite heyetinden daha fazla bilgiye vakıfsınız, sizin bildiklerinizi onlar bilmez, sizin yanlış gördüklerinizi gerçekten yanlışta olsa onlar görmez, çünkü onlar alabildiğince cahil, öyle mi?
    CEVAPLA
0:00 / 0:00