Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Tarım ve hayvancılıkta girişimcilere yani çiftçilere verilen sübvansiyonlu (faiz destekli) kredilerin bazı uyanıklar tarafından 'vurgun' amacıyla kullanıldığını duyuyorduk.

Ama hep lafta kalıyordu.

Somut, resmi bir durum olmadığı için kurcalayamıyorduk.

Artık yapabiliriz zira böyle bir vurgun mahkemelik oldu.

Bilmeyenler için söylüyorum bu vurgunlardan birini geçenlerde Sabah Gazetesi Yazarı Dilek Güngör köşesine taşıdı.

Vurgun ama öyle böyle değil!

Calinos Holding...

Bu holdingin parayı kazandığı esas sektör Türk dizi sektörü...

Türk dizilerinin dünyaya ihracatını yapan bir şirket.

Ama yetmemiş o alanda kazandığı milyon dolarlar ki... Gözünü çiftçiye verilen hazine destekli krediye dikmiş.

Holdingin sahibi Melih Fırat Gülgen...

Yaptığı vurgundan anladığım kadarıyla kafası epeyce çalışıyor.

Uyanık.

Nasılsa devlet sıfır faizli kredi veriyor ya…

Fırsat bu fırsat diyerek süt hayvancılığına girişiyor. Niğde'de 26 bin dönümlük süt hayvancılığı işletmesi kuruyor. Sıfır faizli kredi almak için yakınlarına 6 ayrı şirket kurduruyor. Murat Hayvancılık, Leben Tarım, Cıngıllı Organik Tarım İşletmeleri, Çevik Süt, Gülbahar Süt, Şeker Ziraat ve Hayvancılık adıyla...

Şirketlerin tamamı yakınlarının üzerine…

Ayrı ayrı şirket kurup faizsiz kredileri topluyor.

Sonra da bu şirketlerin hisselerini emanetçilerden geri alıyor.

Koca bir işletme haline dönüyor.

Neyle?

Devletin verdiği 2 yıl ödemesiz faizsiz kredilerle…

Ziraat Bankası, arkadan dolanarak kanunları hiçe sayan Gülgen'e “Sizin bir tane hakkınız vardı” diyerek dava açınca da sağa sola saldırıyor.

Devlete kafa tutuyor.

Yahu, sen kanunu delmişsin, tek bir hayvancılık firman için kredi hakkın varken arkadan dolanıp 6 şirketin için faizsiz para almışsın, şimdi “Gel 11 milyon faiz sübvansiyonunu öde” denildiğinde devlete saldırıyorsun.

Bu nereye giderseniz gidin düpedüz vurgundur…

Şirketler arkadan dolanıyor bankanın o dönemki yönetimi de buna göz yumuyor.

Hatta yol bile gösteriyor…

Ha... Bu arada o yönetimin başında da bugün İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde Genel Sekreter olan Can Akın Çağlar olduğunu not olarak düşeyim...

Ne diyeyim?

Ne denilir ki bu açgözlülüğe, aymazlığa, utanmazlığa!

Benim anlamadığım şu;

Hadi bizden utanmıyorlar...

Devletin polisini, savcısını, müfettişini falan sallamıyorlar...

Ya peki köyde bin bir güçlükle hayvancılık yaparak geçimini sağlamaya çalışan garibanın vebalini almaktan da mı korkmuyorlar!

Nasıl insanlar bunlar?

Nasıl bu kadar vicdansızlar!

Günlerdir yazıyorum tedbirlerinizi alın ve en azından bir kısım dersleri yüz yüze yaparak üniversiteleri açın diye...

Ama ben yazıyorum gençler okuyor sadece.

Hiçbir ilerleme yok.

Niyeymiş?

Efendim yurtlar sıkıntı olurmuş... Ya da üniversiteli gençler rahatlarmış virüs konusunda bu yüzden virüsün yayılımı hız kazanırmış.

Bunu böyle düşünenlerin sanırım sokaklarda vaziyet nasıl haberi yok.

Önceki gün üniversiteli gençler için en popüler mekanların olduğu Nişantaşı’na uğradım.

Gördüğüm manzaraya inanamadım.

Her yer açık ve ağzına kadar dolu!

Brüksel'de, Paris'te, Londra'da kafe barlar kapandı ve restoranlar sınırlı şekilde hizmet verebiliyor ama üniversiteler yüz yüze ya da hibrit eğitime başladı.

Buna mukabil Türkiye’de ise kafe barlar ve restoranlar hiçbir sınır olmaksızın, hınca hınç dolu bir şekilde çalışıyor ve ne maske ne mesafe ne masa düzeni...

Sözde kurallar konuyor ama ne kuralları takan var ne de kural denetimi...

Virüs yayılımı hızlanmasın diye kapalı tutulan okullarına gidemeyen gençlerin tamamı sokaklarda.

Hem de gece yarılarına kadar.

İnanmayan Habertürk TV’de birkaç kez gösterildiği gibi geceleri Nişantaşı Ihlamur Yolu Caddesi’ndeki barları ve Mim Kemal Öke Caddesi üzerindeki restoran ve barları (Sadece Delicatesen lokantası tedbirlere uyuyor hakkaniyet açısından belirtmek gerekir) gidip gözlesin...

Ya bunları işletenler pervasız ya da bunlara kurallara uymama imtiyazı verilmiş!

İyi niyetle ve büyük bir eforla neredeyse tek başına kural denetimi yaptığına tanık olduğumuz Sayın Vali Ali Yerlikaya'nın dikkatine sunuyorum bu konuyu...

Bilindiği üzere uygulanmayan kural, kural olmadığı gibi başka kuralların da dejenere olmasına yol açar...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00