Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Anladığımdan ya da zevk aldığım için değil, gazetecilik merakımdan dolayı ilk geldiği yıldaki o meşhur yarışı izlemiştim.

Gerçekten de enteresan bir tutku bu araba yarışı işi.

Talihsizlik ya da şansızlık…

Yıllar sonra yeniden yapılacak olan Formula 1’in İstanbul etabı pandemi dolayısıyla maalesef seyircisiz yapılacak.

Ancak seyircisiz diye önemsememezlik yapmasın kimse.

Çünkü İntercity’nin organizatörlüğünde gerçekleşecek ve birkaç gün sürecek bu yarış Türkiye’nin tanıtımı açısından çok büyük bir fırsat.

Umarım bu fırsatı başta Cumhurbaşkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere Türkiye’nin tanıtımından sorumlu kurum ve kuruluşlar doğru değerlendirir.

150’den fazla ülkede 50 saatten fazla canlı yayının yapılacağı ve milyonlarca insanın izleyeceği bu yarışın İstanbul etabından çok akıllıca hareket edilebilirse Türkiye büyük kazançla çıkabilir.

Ancak tanıtım sadece görsel boyutta olmamalı.

İçerik çok çok daha önemli.

Saatler sürecek Formula 1’in canlı yayınında sadece ve sadece İstanbul ya da Ürgüp’ten görüntülerle Türkiye anlatılmamalı.

Zaten biliyoruz böyle bir sorunumuz var ama Formula 1’in merkezinden İstanbul duyurusunun yapıldığı tweetin altına yapılan yorumlardan şunu anladım ki…

Türkiye’nin ivedilikle dış dünyadaki negatif imajını, algısını pozitife çevirmeye ihtiyacı var!

Hala Türkiye’yi Afrika’da, Ortadoğu’da çölün ortasında bir ülke sananlar var ayrı konu.

Onlara görselle çok güzel anlatılacaktır zaten Türkiye’nin Suudi Arabistan’la ya da o coğrafyayla fiziki/ruhi uzak/yakın bir alakası olmadığı.

Benim kastettiklerim Türkiye’yi ırkçılığın, faşizanlığın kol gezdiği bir ülke sanan Formula 1 tutkunları!

İnanamadım okuduğumda o tweetin altına yazılanları.

Düşünün…

2 yıl evvel pasaportunu değiştirmek için girdiği Suudi Arabistan Konsolosluğundan bir daha çıkamayan, Suudiler tarafından hunharca katledilip adeta buharlaştırılan gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinden bile Türkiye’yi sorumlu tutan, bilen, sanan insanlar var dünyanın bir yerlerinde!

Ya da Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanan çatışmalarda Türkiye’nin Ermenistan’a saldırdığını ve Ermenileri katlettiklerini söyleyenler var!

Türkiye’nin bir diktatör tarafından yönetildiğini sanıp; “Umarım Formula 1 yarışmacıları ülkeyi yöneten diktatörle ilgili gerekli protestoyu gösterebilirler!” diyerek yarışmacılara çağrı yapanlar var.

Var oğlu var yani…

Gören görmüştür ama ben yine de o tweeti dikkatlere sunuyorum.

Bu arada “Olmaz olmaz” falan demeyin sakın mesela sadece Twiter’da 6 milyondan fazla takipçisi olan en popüler yarışçılardan Lewis Hamilton bu çağrılara kulak verip değişik bir şeyler yapabilir.

Çünkü bu adamın böyle bir tarafı var.

Eylül ayında yapılan Toskana Grand Prix’inde yarıştan önce polis tarafından evinde vurularak öldürülen siyahi Amerikalı kadın Breonna Taylor için giydiği tişörtle adalet çağrısında bulunması tüm dünyada çok büyük yankı uyandırdı.

Naçizane fikrim…

Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yerinde olsam Pazar günü maskemi takar Formula 1’in açılış günü için İstanbul’daki piste mutlaka giderim.

Ve yarış öncesi veya sonrası yarışmacılarla da, özellikle de Lewis Hamilton ile bir araya gelip iletişim kurar ve milyonlarca dünya insanının takipte olduğu o hesaplardan Türkiye’yle ilgili olumsuz algının pozitife dönmesi için elimin altındaki tüm lobiyi çalıştırırım.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00