Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Önceki gün devlet dairesinde olan işlerim dolayısıyla biraz dolaştım.

Dairelerde her şey yolunda onu söyleyeyim.

Nüfus müdürlüklerinde, belediyelerde, kaymakamlıklarda çalışma sistemi pandemi şartlarına göre düzenlenmiş, çok güzel bir akış var.

Özel, kamu tüm bankalarda da…

Ancak esnaf için durum tam tersi.

Hizmet sektörü bitmiş durumda resmen.

Zaten biliniyor ama ben bir kez daha dikkat çekeyim.

Lokantalar, kafeteryalar ve benzer hizmet sunan mekanları işletenler de çalışanları da resmen kan ağlıyor.

Tarabya’daydı işimin bir kısmı.

Üst gelir grubuna hitap eden birkaç balık restoranının önünden geçtim.

Hepsi kapalı.

Orta ve alt gelir grubuna hitap edenler de paket servislerle idare etmeye çalışıyor durumu.

Bu bir yana…

Yani kısıtlama nedeniyle yiyecek, içecek sektöründeki işyerlerinin kapalı olması ve çalışanlarının zorunlu olarak evde oturması…

Bir de aşırı pahalılık durumu var.

“Ne zamandır balık yapmıyorum evde” deyip bir hevesle sahilde yol üstünde tezgahı olan balıkçıya girdim.

Şok oldum etiketleri görünce.

Düşünün…

En ucuz balık istavrit, onun da kilosu 60 lira.

Eskiden gariban et yiyemiyordu ama en azından arada bir de olsa hamsi, istavrit ile çoluğuna çocuğuna keyif yaptırıyordu.

Anlaşılan o ki; “Balık da haram artık garibana!”

Şunu diyeceğim özetle…

Durumumuz iyi değil.

Hiç değil hem de.

Vatandaş hem ekonomik hem psikolojik olarak gerçekten çok sıkıntılı bir süreçten geçiyor.

Hal böyleyken, durum buyken.

Ülkenin ekonomisine yön veren, yönetenlerin siyaset yapma biçimi anlaşılır gibi değil.

Özellikle son günlerde düzenlenen “lebalep” denilip de övünülen AK Parti kongreleri…

Vatandaşta inanılmaz öfke, inanılmaz tepki var bu kongreler nedeniyle.

Şunu anlamıyorum ben.

Eskiden hem Erdoğan hem de kurmayları partisinin politikalarına yön verenler yani.

Sokağın sesini duyarlardı.

Çok iyi okuma yapıp ona göre rota çizerlerdi.

Sanırım o yetilerini kaybettiler hepten.

Sokakta ne oluyor, vatandaş ne düşünüyor veya ne diyor bihaberler.

Öyle olmasa çünkü ülke insanı bu kadar zor bir virajdan geçerken ve “Yandım Allah” diye bağırırken çok da elzem olmayan bu kongrelerini yapmazlardı diye düşünüyorum.

Haberleri olsun…

Bu rahatlıkları vatandaşı iyice çileden çıkartıyor.

Sokaklar lebalep dolu; “Koyun can derdinde kasap yağ derdinde!” diyenlerle!

Naçizane tavsiyem kendilerine…

Sokağın sesine yeniden kulak vermeleridir.

Ama öyle böyle bir şekilde iktidarın nimetlerinden faydalanıyor diye; “Ohh her şey yolunda! Güllük gülistanlık bir ortam var!” diyenlerin değil…

Sokağın gerçek sahiplerine, gerçek seslere…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00