Son Dakika

Muhafazakârlık ve kadınlar

09.03.2011 - 06:43 | Güncelleme:

SOKAKLARIN infaz yerine döndüğü bir memlekette kadınlar gününün şiddet meselesi üzerinden tartışılması şaşılacak bir şey değil tabii. Ancak şiddet meselesi yalnızca kadınları Allah yarattı demeden dövmekle, doğramakla sınırlı bir mesele sayılmamalı. Daha doğrusu şiddetin bu denli kolayca uygulanabilmesinde kadına uygun görülen konumun payını göz ardı etmemek gerekiyor. Bu ölçüde bir şiddet cinnetinin var olması ise kadının erkeklerin çoğunun gözünde burka giyse de giymese de hiçsizleştirilmesi ile mümkün.
Ancak ölümüne şiddet işin yalnızca bir boyutu. Cumhuriyetin yargıçlarının aile ile ilgili davalarda “kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin” diyerek karar verebildikleri bir ülkede yaşıyoruz sonuçta. Kadına yönelik şiddetin hayat felsefesi olduğu, çaresiz kadınların da bunu içselleştirdikleri bir durum hâkim. Kadın konusunun bir de cinselliğe dair boyutu var.
Verilen karardan ve hâkimin “müsterihim” demesinden ben utandığım için şehrin ileri gelenleri tarafından zincirleme tecavüze uğrayan N.Ç.’den bahsetmeyeceğim. Ya da Siirt’te 70’lik hacılar dahil gene şehrin ileri gelenleri tarafından tecavüz edilen 12 ve 14 yaşlarında iki liseli kızcağızdan da dem vurmayacağım. (Sahi o davada ne aşamada olunduğunu merak eden var mı acaba?) Bu cinsiyetçi metalaştırma da şiddetin bir boyutunu oluşturuyor.
Kadına bakıştaki bu sakatlıklar Türkiye ile sınırlı değil tabii ki. Özellikle şiddet konusunda hemen her yerde ciddi sorunlar yaşanıyor. Hele erkekler evin ekmeğini kazanan olma vasfını yeni ekonomide iş bulamayıp kaybedince o iktidarsızlığın getirdiği öfke de şiddet patlamasına yol açabiliyor. Bu dönemin en büyük kaçakçılık kalemlerinden birisinin beyaz kadın ticareti olması, seks köleliğinin artması kadın meselesinin evrensel boyutları hakkında bir fikir veriyor.
Her yerde muhafazakâr politikacıların ve toplumsal akımların birinci hedefi kadınların boyunduruk altına alınması, tam eşitliğin reddedilmesidir. Akşam Gazetesi’ne verdiği mülakatta Profesör Ayşe Buğra bu konuya parmak basıyor: “Hükümetin en yüksek kademesinden şöyle açıklamalar geliyor: ‘Kadınlar erkeklerle eşit olamazlar çünkü onlar farklılar’. İşte bu muhafazakâr görüşün tipik bir ifadesi. Neden? Çünkü eşitliğin tersini farklılık olarak görüyorlar. Halbuki eşitliğin karşıtı eşitsizliktir.”
Kadın-erkek arasında hiyerarşiyi muhafaza etmenin başat yolu kadınların çalışma hayatında yer almalarına burun kıvırmaktır. Bu yalnızca ekonomik özgürlüğü elde edip rahat hareket edebilme anlamında önemli değil. Çalışan insanın kendisine olan güveni, saygısı kendi varlığının kıymetiyle ilgili değerlendirmesi de farklıdır. Çalışmak belki de asıl bu nedenle önemlidir.
Kadın statü olarak geride başladığından, yükselmeleri önünde engeller bulunduğundan pozitif ayrımcılık siyaseti önem taşır. Bu hedefi amaçlayan devletin ürettiği sosyal politikalar da belirli tercihleri yansıtır. Muhafazakâr siyasetin politikalarında ise hemen tüm kurgu kadının evde kalması, çalışma hayatından uzaklaşması üzerine kurulmuştur. Yani temelde eşitsizlikleri besleyen, kadını belli statüye mahkûm eden bir yapı yeniden üretilir.
Profesör Buğra 1980’lerde dünya ile benzer kadın istihdamı rakamlarına sahip Türkiye’de bugün Kayseri gibi zenginleşmiş şehirlerde kadınların istihdamdan düşük pay almasını da siyasi İslam’ın yükselişi ve muhafazakârlaşmaya bağlıyor. Kadını ancak evde değerli gören zihniyetin egemen olduğu bir ülkede ise kendi iktidarsızlıklarını, kadın üzerindeki egemenlikleriyle unutmaya çalışan erkeklerin bu denli şiddetperver olmalarına şaşmamak gerek.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300