Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 

“TV, 2. Lig’de (şimdi 1) Diyarbakırspor’un Ankara Belediye’ye sahasında 1-0 kaybettiği maçtaki olayları aktarmaya başlıyor.

Diyarbakır’la telefon bağlantısı. “Hattın öbür ucu”nda Diyarbakırspor Teknik Direktörü Ümit Kayıhan.

Futbolculuk ve teknik direktörlüğünden izleyebildiğimiz kadarıyla sakin, efendi “Egeli.”

Belli ki tedirgin, “seslerini duyurma imkanı sağladığı için” TV kanalına teşekkür edip anlatmaya çalışıyor.

Anlaşıldığı kadarıyla, maç sonrası gerilimde, “bazı” polisler Diyarbakırsporlu futbolcuları copluyor. Kayıhan futbolcularından “tedavide” olanların isimlerini saymaya başladığında... Birden bağlantı kesiliyor. Kayıhan’ın lafı ağzına tıkılıyor…”

Fenerbahçe maçına bağlanılıyor. Ertesi günü de o ses hiç duyulmuyor!

Çoğu Diyarbakırlı bile olmayan futbolcular Antep’te Sanko maçında aşağılanmış, çok yerde taş yağmuru altında kalmıştı.

*

Yukarıdaki bölüm 21 yıl önceki yazımdan: 11 Kasım 1997, Milliyet. Bazı şeyler değişmemiş! Değişenlerden biri, “Egeli Diyarbakırsporlu Hoca” artık yok.

O yazıdan sonra aramıştı: “Umur Bey, yazınızı soyunma odasına astım. Tüm çocuklara okuttum. Çok da yalnız olmadıklarını hissettiler. Moral buldular. Sağ olun. Artık topumuzu daha rahat oynarız.”

*

Sonra 28 Şubat 2006’da Sabah’ta yazmışım. Bu kez Konyasporlu Bebbe gol sevinci yüzünden Diyarbakırspor futbolcu ve taraftar hakaretine, fiziki saldırısına maruz kalmış. Yere düşmüş. Bir polis korumaya çalışıyor.

Başlık “Eto’o ile Bebbe”, iki Kamerunlu. Bugün (kader işte) Konyaspor’da olan, o gün buralara geleceği akla gelmeyen Eto’o’ya da İspanya’da ırkçı küfürlerle saldırılmış.

O yazıda 1997 yazısını hatırlatmışım, mağdur iken saldırgan olmak üstüne. O vesileyle “Ümit Hoca” ile yine selamlaşmışız.

Sonra yorumlardaki sağduyulu sesiyle kucaklaştık ara sıra.

Büyük Altay’ı yeniden en üst ligde göremeden sahadan çekildi, soyunma odasından süzüldü!

Diyarbakırlılar da onu öyle hatırlasın!

*

64’ündeki “Ümit Hoca” ile birlikte 68’indeki Francis Smerecki de sonsuz tribüne çekildi.

Griezmann, Lacazette, Bakambu’yu ortaya çıkarıp onlarla Fransa U19’u, İspanya’yı yenerek Avrupa Şampiyonu yapan “Hoca.” 1995’te mütevazı Guingamp ile “Yılın teknik direktörü” seçilen ama tüm kariyerini genç yetiştirmeye veren, Griezmann’ın “Rusya’da onun için oynayacağım” dediği özel biri.

Smerecki de “ayrımcılığa isyan”la çok saygı toplamıştı.

1998 Dünya Şampiyonu Fransa kurmayları 2010’da gizli bir toplantı yapmış; genç takımlarda “çifte vatandaş” göçmen çocukları için kısıtlayıcı kota istemişti. Başta Milli Takım Teknik Direktörü Laurent Blanc!

Tek itiraz eden Smerecki oldu:

Blanc’ın “Beyaz” anlamına gelen soyadını da ima ederek, “Daha iyi siyahları yollayıp daha az yetenekli beyazları tutacaksınız. Ayrımcılığın daniskası!”

Yüzlerce Afrikalı, Arap çocuğun; Serdar Gürler, Emre Akbaba, Umut Bozok’un yolunu daha geniş açan bir itiraz ve isyan.

Nice şöhretli futbolcu, teknik direktörün aklına, kalbine gelmeyen itirazlar işte!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!