Asgari ücretin 1500 liraya çıkarılması sözü ekonomik gerçeklere uygun mu?

İktidara talip bir partinin sosyal politikalarda farklı yol izlemesi, bütçe kaynaklarını farklı alanlara kaydırarak önceliklerini bir önceki iktidardan farklı yapması anlaşılabilir. Hatta ekonomik büyümeyle elde edeceği ek gelirlerden, öncelik verdiği alanlara daha fazla kaynak ayırması da normaldir. Ve hatta uzun vadeli büyümeyi destekleyecek nitelikteki aktarımlar için belli sınırlar içinde kalmak kaydıyla uzun vadeli borçlanması da kabul edilebilir.

Bu açıdan CHP’nin de HDP’nin de yaklaşımlarında farklılıklar olması, iktidarın hoşuna gitmeyecek nitelikte vaatlerde bulunarak seçmenlerin tercihlerini etkilemeye çalışması garipsenemez...

800 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomide, yüzde 2 veya yüzde 3 kaynağı yoksul, eşitsizlik içinde olanlara ve işsizlere ayırması mümkün. Bir kısmı yeni vergilerle, bir kısmı kaydırmalarla, bir kısmı da borçlanarak sağlanabilir.

Ancak maliyetin ne olacağına dair soru işaretlerini kaldırmak kaydıyla. Kaynaklarını çok net açıklamak kaydıyla.

* * *

CHP’nin emeklilere iki maaş ikramiyesi ve var olan sosyal yardımları (mevcut durumda 20 milyar lirayı aşıyor) iki katına çıkarma sözünün maliyetini biliyoruz. İkisi yaklaşık 46 milyar lira ediyor.

Peki asgari ücretin 1500 liraya çıkmasının maliyeti nedir?

CHP kurmayları konuyu şöyle açıklıyor.

“Asgari ücret üzerinden kaldıracağımız vergi, bir yıl içerisinde yapacağımız bir politikadır. Buradan vergi gelirindeki azalma 7 milyar lira olacaktır...”

Yukarıda tablo yer alıyor. Asgari ücret ve kamu yüküne dikkat çekerim.

Genelde “asgari ücret 1500 liraya çıkarılırken, devlet alacağından vazgeçecekmiş ve özel sektöre ekstra yük binmeyecekmiş” gibi bir algı oluştu.

Eğer asgari ücretin üzerindeki vergi yükünü kaldırarak yani işverenlere ekstra vergi yükü getirmeden bir çalışma yapılacaksa...

Asgari ücretler üzerinden hem işçiden hem de sanayiciden alınan SGK primini kaldırmanız gerekirdi. Asgari ücrette bu rakamın toplamı 354 liradır. (168 lirası, yüzde 14’ü işçinin brüt ücretinden, 186 lirası, yüzde 15.5’i brüt ücret üzerinden işverenden kesilir...) Yaklaşık 5 milyon asgari ücretli var. Bu durumda SGK’nın aylık kaybı 1.7 milyar, yıllık kaybı ise 20 milyar lira olacak demektir.

CHP’nin önerdiği ise sadece yüzde 15’lik gelir vergisi, asgari geçim indirimi ve damga vergisinin kaldırılması... 5 milyon kişinin asgari ücretle çalıştığı düşünülürse bu kalemlerin yıllık maliyeti 7 milyar liraya çıkıyor.

Ancak sorun, bu kaynağın bulunmasında değil. Bulunur. Asıl sorun, işverenlerin bu maliyeti nasıl kaldıracağı... Asgari ücret dediğinizde işverene toplam maliyeti 1411 lirayı buluyor. İnce hesap yapmayayım. Asgari ücretin neti 1500 lira olursa bunun işverenin maliyeti, gelir vergisi ve damga vergisini filan çıkardığınızda 1850 liraya ulaşır. İşverenler açısından karşılanacak toplam maliyet, asgari ücret başına yaklaşık 450 lira artacak. Bu, ağırlıklı olarak özel kesime yıllık yaklaşık 27 milyar liralık ekstra maliyet yükü anlamına gelir.

Yine de bir noktanın altını çizmek gerekir. Aslında asgari ücretli çalışanların pek çoğunun, yan ödemeler veya kayıtdışı ücret aldığını hesaba katmak gerekir. Yani gerçek ücretleri asgari ücret değil. Eğer vergisel bir avantaj olursa bu kez gelirler tam olarak gösterilecek. Yani 27 milyar liralık özel sektör faturası çok daha düşük olabilir. Dediğim gibi bu bir tahmin...

Tersi durumda, asgari ücret artırıldığında pek çok kişinin işsiz kalacağından bahsetmemiz de gerçekçi bir tahmin olur.

 

REKABET İÇİNDEYİZ...

AK Parti 3’üncü sıra milletvekili adayı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ekonomi başdanışmanı Prof. Dr. Emine Nur Günay’ın alkışlanacak şu tespitini paylaşmalıyım:

“Çok sevinerek söylemeliyim ki, başta CHP olmak üzere muhalefet partileri toplumun en fakir kesimlerine yönelik ekonomik programlarıyla karşımıza çıktı. Gerçek konulara odaklandılar. Biz parti olarak yeni atılım döneminde ekonomiye katma değer üreten, Ar-Ge çalışmalarıyla fark yaratan kuruluşlara yapılacak desteklerle fark yaratacağız. İstihdamı artıracağız, Türkiye’yi büyüteceğiz. Ve yoksul kesime yönelik destekleri bütçemiz elverdiği ölçüde artırarak sürdüreceğiz.

Görüşüm, muhalefetin söylemlerinin kaynaklarla desteklenmediği şeklinde. Ancak gerçek sorunları konuşuyor ve tartışıyoruz.”

Anladığınız gibi kırmadan, dökmeden siyasi rekabet yapılabiliyor istenirse...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!