Reyting rekorları kıran dizileri pek çok kişi gibi ben de izliyorum. Tiryakisi değilim ama denk geldi mi uyuşturulmuş gibi takılıyorum. Çekimler şahane. Zaten neresinden izlemeye başlarsanız başlayın, konuyu anlıyorsunuz. Çalıntı fikirle gibi eleştiriler yapılıyor ama aldırmayın. Hangi dizi olursa olsun içinde 150 tane hikâye var. Aşk, ihanet, cinayet, tecavüz, hırsızlık, toplu katliam, fakir, zengin, soyguncu, iyi adam, kötü adam, yuva yıkan veya yuva yapan kadın. Bir mantık kurgusu içinde her dizide yer alıyor. Benim takıldığım konu şu: İyiler, adil olanlar, haksızlığa karşı çıkanlar, aşkın peşinde koşanlar yani bizi bir yerden yakalayan iyi karakterlerin hemen hepsi hukuksuz işlerin içinde. Adam öldürüyorlar, tehdit ediyorlar falan. Adam mafya lideri, hepimiz bayılıyoruz. Öylesine güzel anlatıyorlar ki. Başrol oyuncusu sevimli karakterler sürekli adam vuruyor. Kafalara sıkıyor, kemikler kırıyor… Bayılıyoruz. Hak veriyoruz.

Bu dizileri izleyen gençlerin rol modellerine bakar mısınız? Mesaj hep böyle. Hem iyi insan olup hem de mafya olabilirsin, insan öldürebilirsin, adam da kaçırabilirsin.

*

Dizi yapımcılarına kızmayı çoktan bıraktım. Çünkü onlar gerçek hayatta, sevdiğimiz insanların her türlü hukuksuzluğunu bir şekilde tolere etmemizden feyz alıyorlar.

Biz böyle olduğumuzdan kendimize yakın gördüklerimizin zorbalıklarına, kanunsuzluklarına, hukuksuzluklarına ses çıkarmadığımızdan diziler de daha fazla biz olmaya başladı.

 

TRUMP SÜRPRIZ YAPABILIR!

Gelen her anket Hillary Clinton’u açık ara önde gösteriyor. Ben ise ABD halkının bir sürpriz yapabileceğini düşünenlerdenim. Trump hakkında en güzel yorumu Rusya Devlet Başkanı Putin şöyle yaptı: “Trump’ın ölçüsüz davranışları olduğunu görüyoruz ancak onun sıradan insanların ve iktidardaki elitlerden bıkan kesimlerin çıkarlarını temsil ettiğini düşünüyorum.” Son zamanlarda Amerikan halkında Clinton’un savaş yanlısı olarak görüldüğünü de ekleyerek, Putin’e katılıyor ve sürpriz bekliyorum.

 

TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?

Yabancı turist başına harcama, son resmi rakamı bilmiyorum ama yaklaşık bin dolar. Turizm gelirlerindeki azalmayı biz hep, Rusya ile ilişkilerimiz üzerinden anlattığımızdan, halkta şöyle bir umut belirdi:

‘’İlişkilerimizi düzelttik. Seneye Rus turist yağacak, sorun kalmayacak’’

Bu umut, gerçeğin sadece küçük bir bölümünü yansıtıyor.

2015 yılının ilk 8 ayında gelen turist sayısı 25 milyon 500 bin. 2016 yılının ilk 8 ayında gelen turist sayısı ise 17 milyon 389 bin. Yaklaşık 8 milyon turist kaybımız var. 8 milyar dolar. Yıl sonuna kadar bu kayıp 12-14 milyar doları bulacak.

Asıl dikkat çeken rakamlar İstanbul’dan. Yıllardır İstanbul’a gelen turist sayısı azalmadı. Hep arttı. Gezi olaylarından sonra bile. İlk kez bu yıl düştü. Ilk dokuz ayın rakamı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2.5 milyon daha az turistin geldiğini gösteriyor. Taksici daha az kazandı. Oteller, manavlar, et satanlar, içki satanlar, lokantalar da öyle. Almanya, İran, İngiltere, Fransa, ABD, Rusya, Irak’tan gelenlerde ciddi azalma var. Sadece Suudi Arabistan ve Kuveyt’ten gelenlerde bir artış var ama onlar da bu açığı kapatmaya yetmez.

İstanbul sadece bu işten 2.5 milyar dolar kaybetmiş.

*

Turizm gelirleri Türkiye’nin doğal kaynağıdır. Ortadoğu’nun petrolü var, ama yılda 40-50 milyar dolar turizm geliri asla ve asla elde edemezler. Biz şimdi, petrol ve 100 yıllık hesapların peşinde koşarken, kendi doğal kaynağımızdan olmaya başladık. Güvenli, temiz, huzurlu, insan haklarına saygılı, eğlenceli bir ülke olmaktan çıktıkça kaybettiğimiz gelir, evdeki bulgurdan olmak şeklinde de tarihe geçebilir!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 11 ay önce Say'ın Yavuz Semerci, bayılıyorum yazılarınızda harikasınız Allah yardımcınız olsun güç kuvvet versin ..i Konu memleket konusu olursa üzerine denecek bir şey yok Hz. Allah vatanımın milletimin Türk'ün Müslümanın yardımcısı olsun :flag_sa::flag_tr:
    CEVAPLA