SİZCE bir takım yöneticisi neden şike yapar? Ya da teşebbüs eder? Ya da şöyle sorayım: Birtakımı şampiyon yapmayı amaçlarken kural dışı yollara sapanların amacı nedir? Ceplerine para sokmak mı?
Şike yapmakla suçlananlar, kişisel servetini artırmakla itham edilmiyor. Sportmenliğe aykırı davrananların gelen başarıyla birlikte o koltukta daha fazla kalması, kişisel işlerini büyütmek için kullanması olası. Akla yakın olan bu...
Bunu niye anlattım. Şikeye teşebbüs edenler de, Galatasaray gibi kendi yatırımcısını kandıranlar da ceplerine para sokmuyor. Ama kural dışı davranıyorlar. Kırmızı ışıkta geçiyorlar. Başarıyla kendi imajlarını parlatıyorlar. İkisi de ahlak ile para arasında ahlakı es geçiyorlar. Önemsemiyorlar...

Birkaç gündür Galatasaray Kulübü'nün kendi yatırımcısına yaptığı zulmü, aldatmayı yazıyorum. Okuduklarım, duyduklarım halka açık bir şirketin yöneticilerinin cesaret edemeyeceği boyutta.
"Nasıl olsa bize bir şey diyemezler" cesaretinin ulaştığı nokta gerçekten ibretlik...

Konuyla ilgili olan herkese 27.08.2010 tarihli, Galatasaray Sportif AŞ'nin Futbol AŞ'yi devralma döneminde yaptığı birleşme duyurusunu okumalarını tavsiye ederim... 20. sayfasında şu ibare (özetliyorum) yer alıyor: "Futbol AŞ ile birleşme halka açık Sportif AŞ'nin sadece giderlerini artırmayacak. Bu şirketin gelirleri de artacak... "
Bakın gelir kalemleri içinde ne varmış, yazılanı aktarayım:
"Transfer gelirleri, futbolcuların imaj hakları, uluslararası turnuvalardan elde edilen gelirlerin yüzde 70'i, müsabaka ve iletişim gelirleri.... "
Sayfa 4'te ise birleşmeye konu olan Futbol AŞ'nin Ali Sami Yen'in işletilmesi ve bilet satışıyla iştigal ettiği yazılı...
Bir yatırımcının bu ifadelerden anladığı (gelir projeksiyonunda nasıl bir öngörü yapılmış olursa olsun), Türk Telekom Arena'dan elde edilecek bilet satışlarının halka açık şirkete geleceğidir...

Sonra ne oluyor? Bu açıklamanın ardından fiyatlar hisse başına 400 liralarda dolaşırken Galatasaray Kulübü elindeki halka açık şirket hisselerinden satış yapmaya başlıyor. Payını yüzde 83'lerden yüzde 55'e düşürüyor ve kasasına 160 milyon TL koyuyor.
Sonra ne mi oluyor? Galatasaray Sportif AŞ, borsaya yeni bir açıklama yaparak "Ey yatırımcı, kusura bakmayın. Birleştiğimiz Futbol AŞ meğerse Galatasaray Kulübü ile 2 yıl önce bir mutabakat yapmış. Buna göre kombine bilet satışları ve VIP koltuk ve locaların satışından elde edilecek gelir Galatasaray Kulübü'ne aitmiş. Hukuken birleşme, alacak ve borçlar ile bütün hukuki ilişkilerin bir bütün halinde devralan şirkete geçmesine yol açar. Biz de bu şirketi devraldığımıza göre stat gelirleri bize değil, derneğe gidecekmiş. Yapacak bir şey yok!" diyor.
(Dikkat edin bu kadar önemli açıklama, 2 yıl sonra yapılıyor ve bu açıklama yapılmadan önce de şirketin üçte biri yatırımcıya yüksek fiyattan satılıyor!)
Oyun henüz bitmiyor. Önce locaların pazarlanması için Denizbank ile anlaşılıyor. (Bu anlaşma aslında basit. Loca satın almak isteyen, gidiyor Denizbank'tan kredi alıyor. Ardından da şirket hisseleri diplerde sürünürken bu kez de sermaye yüzde 9 bin 900 oranında (100 katı) artırıyor.
Galatasaray yöneticilerine basit bir sorum var. Özellikle de başkanları Ünal Aysal'a... Yaptığınız bu işlemleri halka açık kendi şirketlerinizde yapabilir miydiniz?
İkinci sorum daha basit: 11.01.2012 tarihinde borsaya yaptığınız açıklamada bahsedilen ve iki yıl önce yapıldığı söylenen mutabakatta kimlerin imzası var? Stat gelirleri Futbol AŞ'nin elinden alınıp derneğe verilen ve yatırımcıdan gizlenen kararı kimler almış?
Sanırsınız ki alıp satan, sözleşmeyi imzalayan, geliri oradan alıp buraya aktaran, buna izin veren farklı kişiler. Alan da, satan da, protokol yapan da aynı kişiler esasında...
Özetle şike yaparak takımına gelir ve itibar sağlamak isteyenler ile yatırımcıyı kandıranlar arasında benim açımdan hiçbir fark yok. Kimse kusura bakmasın!

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!