BBC TÜRKÇE
- Getty Images

İktidar partisi AKP'nin hazırladığı 1927 tarihli 1111 sayılı Askerlik Yasası'nı sil baştan değiştiren yasa teklifinin bu hafta Meclis'te yasalaşması bekleniyor.

Zorunlu askerliğin 6 aya düşürülmesinden, hemen her dönem kampanyalara konu olan bedelli askerliği kalıcı hale getirilmesine, er/erbaşlıktan muvazzaf askerliğe geçişe kadar köklü değişiklikler getiren düzenlemeyi, halen silahaltında olan ve askerlik çağındaki milyonlarca genç dört gözle bekliyor.

Ancak, yeni sistemde er/erbaş sınıfındaki asker sayısının azalacak olması, "güvenlik, beka sorunu yaratabilir" endişesi ve eleştirilerine de yol açıyor.

Sadece muhalefet değil, örneğin, iktidara yakın Yeni Şafak gazetesi yasanın çıkmasıyla asker sayısında ciddi düşüşler yaşanacağını belirterek, "Sınırları kim koruyacak" manşeti attı.

Düzenlemeyle, askerlikten kimlerin muaf olacağı konusunda cumhurbaşkanına tanınan yetki, her bedelli dahil her koşulda temel askerlik eğitimi zorunlu tutulurken, "vicdani ret" hakkının tanınmamasına kadar bir çok konuyla ilgili tartışmalar da sürüyor.

İktidar ve muhalefet sözcüleri, işte başta bu tartışmalı konular olmak üzere yeni askerlik sistemine ilişkin BBC Türkçe'nin sorularını yanıtladı.

CHP'li Çelebi: Beka sorunu yaratır

CHP'li TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi, kendisi de asker kökenli olan Mehmet Ali Çelebi, yeni düzenlemenin "tek tip askerlik süresi" öngören düzenlemesinin özü itibariyle doğru olmakla birlikte, bazı belirsizlikler içerdiği görüşünde.

Çelebi geçici maddeyle, halen silahaltında olan askerlerden 6 ayını dolduranların terhis edilmesinin zaten yüzde 70 olan kadro sayısının önemli oranda düşmesine yol açacağına dikkat çekiyor ve "Halen yüzde 30 eksiğimiz var, çünkü kaynak yetmiyor. 12 aylık askerlik yapıyorken yüzde 30 eksiğiniz varsa, 6 aya düşürdüğünüzde ne olur düşünün, beka sorunu yaratıyor" diyor.

Çelebi, yasa teklifine koyduğu muhalefet şerhinde de bedelli askerlik yapanlar da eklendiğinde, asker sayısından daha da düşeceği ve bu durumun "zafiyet yaratacağını" düşünüyor. Bedelli askerlik kriterlerini de eleştiren Çelebi, ihtiyaç fazlası olanların askerlikten yararlandırılması gerekirken, Milli Savunma Bakanlığı'nın (MSB) böyle bir kriter getirmemesinin de silah altındaki asker sayısını azaltacağına dikkat çekiyor.

Ön lisans mezunlarına "yedek astsubaylık" yolunun açılmasının gereksiz ve diğer ordularda olmayan bir model olduğunu belirten Çelebi, "Bu da başkanlık sistemi gibi ortaya karışık bir durum. Bu kadar statü artması insan kaynakları yönetiminde başarısızlık yaratır" diyor.

"Milisleşme ve kadrolaşma yaratır"

Çelebi yasa teklifinin "yandaş kadrolaşma" hatta "milisleşme" yolunu açacağını da düşünüyor.

Yasa teklifinin 40. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, askerlik hizmetini tamamlayanlardan, muvazzaf olmak isteyenlere girecekleri sınavlarda alacakları notun yüzde 20'sine, hatta meslek yüksekokulu ya da lisesi mezunlarına yüzde 25'ine kadar ek puan verilebilmesi hükme bağlanıyor.

Mehmet Ali Çelebi, bunun anlamının "net bir kadrolaşma" tarifi olduğunu ifade ediyor. Çelebi, "Sen er, erbaş olarak görev yaparsan, terhis olduktan sonra subay astsubay olmak istersen sana 20 puana kadar verebilirim, diyor ama net bir tanımlama yapmıyor. Puanı neye göre verecek, net bir şey demiyor. Diyelim ki yandaşsan size 20 puan verecek, bana 1 puan verecek" görüşünü dile getiriyor.

Yeni askerlik sistemine ilişkin düzenlemenin 45. maddesi ise cumhurbaşkanına askerlik yapmayacak kişileri belirleme konusunda muafiyet yetkisi veriliyor. Söz konusu madde, komisyondaki görüşmelerde de en çok tartışılan düzenlemeydi.

Düzenlemede, "olağanüstü hal veya savaşta, askerliğini henüz yapmadan, cumhurbaşkanınca gerekli görülen sahalarda özel olarak görevlendirilen gönüllüler, cumhurbaşkanınca belirlenen şartlara uydukları taktirde askerlik hizmetinden muaf tutulur" deniliyor.

Değiştirilen kanunda Bakanlar Kurulu'nda olan bu yetkinin 24 Haziran seçimleri sonrasında çıkarılan bir KHK ile cumhurbaşkanına verildiğini, ancak o halinde de "Genelkurmay'ın lüzumlu görmesi" koşulunun arandığına işaret eden Çelebi, bu maddenin "milis yapılanması" yolunu açacağı görüşünde:

"Orada bile bir süzgeç vardı, şimdi o da kaldırılıyor. Mesela hangi saha, buralarda muğlaklık var. Cumhurbaşkanının beyaz çayını hazırlayan garson, hurmalarını sulayan bahçıvan mı? Bunlar ' benim gönüllülerim' derse kimse karşı çıkamaz artık. Size göre gönüllü kim, bana göre gönüllü kim? Bu tanımlar net değil.

"Mesela teklifin 3. maddesindeki 'tanımlar' bölümünde bunlar açılabilirdi, saha, gönüllüler kim bunların tanımı yapılabilirdi, bu yapılmamış. Bu unsurlar muğlak olduğu için Anayasa'ya da aykırı, eşitlik ilkesine aykırı çünkü. Bu milis yapılanmasının yolunu açar, çünkü 'ben gönüllülerimi muaf tutarım' diyor. Osmanlı'da cemaatler askere gitmezmiş, şimdi aynısını yapabilir, şu cemaat gitmesin gönüllü çalışıyorlar' diyebilir."

Çelebi, açıkladığı gerekçelerle de 40 ve 45. maddeleri "Çok tehlikeli ve TSK'nın genetiğini bozacak düzenlemeler" olarak nitelendiriyor.

AKP'li Şirin Ünal: Gerekirse ben de askere giderim

Yasa teklifinin ilk imzacısı olan ve kendisi de emekli tümgeneral olan AKP Sinop Milletvekili Şirin Ünal, düzenlemeye dönük bazı eleştirilere karşın, yeni bir adım atılırken, bazı risklerin alınması gerektiğini ifade ediyor.

Yasanın yürürlüğe girmesi ile askerlikte ilk 6 ayını dolduranlardan 130 bin dolayında askerin terhis olacağı, bunun da güvenlik zafiyetine yol açacağı endişelerini anımsattığımızda Ünal, seferberlik halinde ihtiyaç duyulanların askere çağrılmasına engel bir durum olmadığını belirtiyor:

"Diyelim ki seferberlik ilan edildi, ben dahil herkes askere gideriz. Türkiye'nin harbe hazır tuttuğu yüz binlerce askeri var. Burada bir sıkıntı olacağını sanmıyorum. Allah o durumlara düşürmesin. Seferberlik ilan edildiğinde ihtiyacımız kadar olanı geri silahaltına alırız, onda bir sıkıntı olmaz."

Peki TSK'nın asker mevcudiyetinin azalması ileride "beka sorununa" yol açar mı?"

Ünal bu soruya da şu yanıtı veriyor:

"Bana da emekli generallerden gelen değerlendirmeler var, ama ürkerek bu konuları piyasaya çıkarmanın manası yok. 1927 tarihli iki kanun, 1111 sayılı ve 1076 sayılı kanunu değiştirirken içine bu çağın insanını, gencini motive edecek bir şeyler koymamız lazım. Hesap belli zaten.

"Sorduk komisyonda 130 bin terhis olacak kişi, dedi. TSK'nın esas etkili olduğu saha profesyonel tarafı. Ben 38 yıl jet pilotluğu yaptım, profesyonelim yani. TSK'nın subay astsubay, uzman erbaş, uzman çavuş bunların hep görevinin başında. Sadece burada er erbaş yedek subay, yedek astsubay ve dövizli, bedelli askerliği konuşuyoruz, yani TSK'nın acemi tarafı. Çok fazla endişelenmeye gerek yok."

Cumhurbaşkanına asker yapmayacak kişiler konusunda muafiyet sağlama yetkisinin mevcut yasada da olduğunu, sadece bakanlar kurulunda olan yetkinin yeni başkanlık sistemine göre uyarlanıp yetkinin cumhurbaşkanına verildiğini belirten Ünal, CHP'li Çelebi'nin "tehlikeli" olarak nitelendirdiği 40. maddedeki puan düzenlemesini ise "motivasyon sağlayıcı ilave avantajlar, unsurlar" olarak nitelendirdi.

Ünal, askerlik süresini 6 aydan sonra uzatanlara, muvazzaflığa geçiş sınavlarında sağlanacak puan avantajının yanı sıra TOKİ'de ev sahibi olmada öncelik, sigortalılık, muhtaç askerler ve ailelerine maaş, ücretsiz toplu taşıma gibi avantajların da yine özendirici avantajlar olduğunu vurguluyor.

Yeni sistemde bedelli askerlik kalıcı hale gelse de, bir aylık temel askerlik eğitimi almaları zorunlu tutuluyor. Bu yöndeki eleştirileri anımsattığımızda da Ünal, Türkiye'nin riskli coğrafyasına işaret ediyor:

"Ege, Doğu Akdeniz kaynıyor, Suriye'de 70-80 bin tam teçhizatlı terörist var. Bu istikrarsız bir coğrafyada ne zaman, kimlerle kapışacağımız belli değil. Savaşa hazır olmamız lazım. Bunun için de sağlığı yerinde olan erkek nüfusun mutlaka temel askerlik eğitiminden geçmesi gerekiyor."

HDP: Vicdani ret hakkı tanınmalı

HDP ise yasa teklifine koyduğu muhalefet şerhinde, Türkiye'de uzun yıllardır tartışılan "vicdani ret" tartışmasını yeniden başlattı.

HDP'li TBMM Milli Savunma Komisyonu Üyesi Nimetullah Erdoğmuş, muhalefet şerhinde, esas olarak zorunlu askerliğin kaldırılmasından yana olduklarını belirtirken, zorunlu askerlik uygulaması devam edecekse de "vicdani ret" hakkının tanınması gerektiğini savundu.

"Uluslararası sözleşmeler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ve aynı zamanda inanç ve vicdan özgürlüğü hakkını kabul eden Türkiye Anayasası, vicdani ret hakkının yasalaştırılmasını gerekli kılar" görüşüne yer veren Erdoğmuş, askerlik yapmak istemeyen gençler için kamu hizmetinin bir seçenek olarak düşünülebileceğini, birçok Avrupa ülkesinde de bunun uygulandığına işaret ediyor.

Ancak gerek CHP'li Mehmet Ali Çelebi gerekse AKP'li Şirin Ünal "vicdani ret" seçeneğinin Türkiye koşulları için uygun olmayacağını düşünüyor.

Her iki siyasetçi de Türkiye'nin kritik bir coğrafyada ve "etrafının yandığını" belirterek, "Türkiye'nin İsviçre koşullarında bir ülke olmadığına" işaret edip, şimdilik böyle bir konunun gündemleşmesine sıcak bakmadıklarını ifade ediyorlar.

  • Zorunlu askerlik: Hangi ülkelerde, nasıl uygulanıyor?

Yeni sistemin maliyeti ne olacak?

Yeni sistemin uygulanmasıyla, TSK'nın personel giderleri de artacak. Yasa uyarınca, 6 aylık askerlik eğitimini er/erbaş olarak yapanlara asgari ücretten az olmamak üzere, yedek subaylara maaş artı SGK primi ödemesi, 6 aydan sonra askerlik süresini ikinci 6 aya uzatmak isteyenlere hizmet borçlanması, muhtaç asker ailelerine de yardım yapılacak.

Genelkurmay'ın hesaplamalarına göre tüm bunlar için TSK'ya 3 milyon 153 bin 928 lira et maliyet çıkacak. Milli Savunma Bakanlığı, ek giderlerin bedelli ve dövizli askerlikten karşılanacağını hesapladı. Ortalama olarak bedelli askerlikten 145 bin dövizli askerlikten 20 bin kişinin yararlanacağını hesaplayan bakanlık, bu yolla 5 milyon 115 bin gelir elde edileceği ve yeni sistemle gelen ek maliyetin bu gelirlerden karşılanacağı hesabı yaptı.