Prof. Dr. Demirköz: "Önümüzdeki 50 yılda politika jeo değil, astro olacak"
Eskişehir Türk Ocağı'nda değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, "Önümüzdeki 50 yılda politika jeo değil, astro olacak" dedi.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Uzay ve Hızlandırıcı Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü, BM Yapay Zeka Kurulu Üyesi Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, Eskişehir Türk Ocağı'nda konuştu. Uzay, yapay zeka ve astropolitika alanındaki kritik gelişmelere değinen Prof. Dr. Demirköz, yapay zeka üzerinde bir kavram kargaşası olduğunu belirtti. Demirköz, yapay zekanın kendi başına bir niyeti ve aklı olmadığını, tüm modellerin eğiticilerin ona öğrenmesi gereken verileri vermesiyle ve yönlendirmesiyle şekillendiğini söyledi.
"Eğer bir şey bedavaysa, ürün sizsiniz"
Doğal dil modellerinin ücretsiz gibi görünse de aslında kullanıcının sorduğu soruları, ilgilendiği alanları ve paylaştığı bilgileri işleyerek başta pazarlama ve reklam şirketlerine olmak üzere satıldığını hatırlatan Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, "Eğer bir şey bedavaysa, ürün sizsiniz. Siz bu modellerle konuşurken; kim olduğunuz, sağlık bilgileriniz, hayat görüşünüz analiz edilerek bunları merak eden kurumlara pazarlanıyor" şeklinde konuştu.
Yapay zekanın sınırları ve gelecekteki gelişmeler
Sorucevap bölümünde büyük dil modellerinin veri sınırına ulaştığı iddiasını değerlendiren Prof. Dr. Demirköz, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
"Veri tükendiğine dair söylemler yalnızca büyük dil modelleri için geçerli. Yapay zekanın asıl bilmediği şey, fizik, kimya ve biyoloji; yani sorunu gerçek dünyayı anlayamamak. Halk arasında yapay zeka olarak adlandırılan şey, çok limitli bir sınıf olan büyük dil modelleri ve bu dil modelleri sadece insanın kelimelere döktüğü olgular üzerinden eğitildiği için şu an tüm dünyayı dilin anlattığı olarak görüyor. Onun için fiziksel dünyadaki sebepsonuç ilişkisini anlamada ve öngörmede çok zayıf. Önümüzdeki 5 yılın en büyük gelişmesi, makinenin dünyayı bizim gibi algılamasını sağlayacak 'dünya modelleri' olacak."
Yapay zekanın sağlık verilerini işlemesi
Kişisel sağlık verilerinin, büyük dil modellerinin işlemesi için verilmesi konusunda da uyarılarda bulunan Demirköz, bireysel veri paylaşımına karşı çıkarken, devlet eliyle yürütülen anonimleştirilmiş sistemlere yeşil ışık yakarak, "Bu veriyi Sağlık Bakanlığı kapalı devre, kimliksiz ve anonim biçimde işlerse; örneğin bulaşıcı bir hastalığın yükselişini tespit etmek ve önlem geliştirmek amacıyla kullanırsa, bu halk sağlığı için faydalı olabilir" ifadelerini kullandı.
"Uzaydaki varlıkların yüzde 50'si tek bir insana ait"
Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz, uzay alanının ve astropolitika ile ilgili olarak, "Kırılma noktası olarak, Eylül 2023'ten beri uzaydaki varlıkların yüzde 50'si tek bir insana ait. Bu oran artmaya devam ediyor. Kendisinde uzaydaki trafiği yönetme yetkisini görmeye başladı ve bunu empoze etmeye çalışıyor. Uzayda özellikle insansız bilimsel görevler için, yapay zeka ile kontrol edilen robotların kullanımının anlamlı. Mars'ta insansız helikopterin yapay zeka ile uçurulmasını insanlık tarihinin dönüm noktalarından biri. Bu Apollo 11 kadar önemli bir adım. Uzayı keşfetmekte yapay zekasız hareket alanı pek mümkün değil. Mars ile Dünya arasındaki iletişimin ışık hızından ötürü gecikmesi iki gezegenin yörüngelerinde nerede olduğuna bağlı olarak, 3 ila 20 dakika arasında bir süre. Komut beklersen, helikopter çoktan düşmüş olabilirdi. Onun için uzaydaki gezegenleri anlama serüvenimizde yapay zekayı kullanmak faydalı" dedi.
"Madencilik için özellikle insansız denizaltı sektörü daha hızlı büyüyecek"
Uzay madenciliği konusundaki soruya yanıt veren Prof. Dr. Demirköz, genel beklentinin aksine denizaltı madenciliğine yönelimin arttığını belirterek şu bilgileri paylaştı:
"Örneğin göktaşlarından ve diğer gezegen ve uydularından madenleri geri getirmek büyük problem. Madencilik için özellikle insansız denizaltı sektörü daha hızlı büyüyecek. Dünyanın yüzeyinin yüzde 71'i sularla kaplı olduğu için, yeraltı varlıklarının çoğu da deniz altında. Bu açıdan da 'Mavi Vatan' çok önemli. Şimdilik deniz madenciliği sadece doğalgaz, petrol ve elmas için yapılmakta ancak özellikle polimetalik nodüllerin madenciliği konusunda yarış hızlanıyor."
Türkiye'nin uzay çalışmaları
Demirköz, ODTÜ İVMER ekibinin Türkiye'de gerçekleştirdiği çalışmalarla ilgili olarak ise şöyle konuştu:
"Uluslararası Uzay İstasyonu'nun üzerindeki Alfa Manyetik Spektrometresi deneyi ile karanlık madde odaklı kozmik ışın analizi yapay zeka modelleri kullanılarak geliştirildi. Pek çok ulusal uydu programı için, uzayda alacakları radyasyon hesaplamaları ve radyasyon testleri gerçekleştirildi. Ankara'da TENMAK tesislerinin içinde kurulan ODTÜSaçılmalı Demet Hattı laboratuvarında bugüne dek protonlarla 138 test tamamlandı ve nötronlarla test kapasitesi de geliştirildi. Uzay için radyasyon sayaçları geliştirildi ve Roketsan'ın Sinop'tan yaptığı sonda uçuşlarında ve astronotumuz Tuva Cihangir Atasever'in uçtuğu VirginGalactic uçuşunda bilimsel veriler toplandı ve analiz edildi. Uzay radyasyonunun atmosfere girişkenliğini anlamak üzere 9 kez stratosferik uçuş programı düzenlendi ve bilimsel veriler toplandı. Uzay radyasyonuna karşı birçok farklı radyasyon soğurucu malzeme geliştirildi ve Ay için şimdi yenilikçi yapı malzemeleri geliştirilmekte. Bilişim alanı için kuantum rassal ve kaotik rassal sayı üreteçleri geliştirildi. Fotonik kuantum kapılar ve yenilikçi kuantum hesaplama teknikleri de geliştirilmekte. İVMER ekibinde aynı zamanda uzay alanında teorik fizik çalışmaları da yapılmakta. Kütle çekimi dalgaları ve kozmoloji çalışan bir ekip de mevcut."
Dinleyicilerin ilgiyle dinlediği konuşmanın ardından Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal, Prof. Dr. Melahat Bilge Demirköz'e şükran beratı ve hediye takdim etti.
Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Eskişehir haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Eskişehir Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.