Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
İHA

Antalya'nın Kepez ilçesinde 24 Aralık 2016’da çalıştığı kuaförden çıkıp yolun karşısına geçmeye çalışan Yonca Hakgüden’e otomobil çarptı.

Kazada ağır yaralanan Hakgüden, beyin travması tanısıyla 80 gün Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinin yoğun bakım ünitesinde tedavi gördü. 20 gün de serviste kalan Hakgüden taburcu edildi ancak yatağa bağımlı kaldı.

BİR BEBEK GİBİ BAKILIYOR

İHA'nın haberine göre; ailesi tarafından bir bebek gibi bakılan, hiçbir tepki vermeyen sadece babasının sözlerine gülümseyen Yonca, bugüne kadar 16 ameliyat geçirdi. Yonca, son olarak kollarını hareket ettirebilmesi için Adana’da özel bir hastanede ameliyat oldu. Bir dizi daha ameliyat olması gereken Yonca’nın masraflarını inşaat işçisi baba Arif Hakgüden ve ev hanımı anne Leyla Hakgüden'in karşılama imkanı yok. Gözü yaşlı ailenin tek isteği kızlarının yeniden konuşması ve yürümesi.

"BABA OLARAK BEN DAYANAMIYORUM, KIZIM NASIL DAYANIYOR BİLEMİYORUM"

Kızına yeniden bebek gibi bakmaya başlayan baba Arif Hakgüden, “Kızım bugüne kadar 16 ameliyat geçirdi. Her yerinden ağır ameliyatlar oldu. Baba olarak ben dayanamıyorum, kızım nasıl dayanıyor bilemiyorum” dedi.

"KIZIM TEDAVİ EDİLSİN"

Gözü yaşlı baba Hakgüden, “Ben hiçbir zaman para istemedim. Kızımın tedavisini istiyorum. Yürüsün, konuşsun başka bir şey istemiyorum" diye konuştu.

Babalık görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştığını ifade eden baba Hakgüden, “Şu an kızım 18 yaşına girdi. Kızımın altını bile ben değiştiriyorum. Banyosunu yaptırıyorum. Ama ben bunu yapmak zorundayım. Ona bir bebek gibi bakıyorum. Eşim çalışmıyor, ben çalışmıyorum. Sürekli kızımlayım. Kızımın mutlaka tedavisi vardır, yürümesini istiyorum. Bizim de elimizden tutan olsun. Burada genç bir kızın hayatı söz konusu” dedi. 

"GERİYE YIKINTI KALDI"

Kızının acı çekmemesini istediğini söyleyen Hakgüden, “Kızım 3 yıldır yatıyor ve artık yattığı yerde morluklar oluşmaya başladı. 3 yıldır biz uyumuyoruz. Geceleri kızımın çığlıkları oluyor. Kızımın bakımı zor ama biz bundan sitem etmiyoruz. Kızımın ‘anne, baba’ demesini bile çok özledim. Anne desin baba desin, çok istiyorum. Herkesin çocukları ailesinin yanında gülüyor, oynuyor. Bizimki yatağa bağımlı kaldı. Kızımın hayalleri yarım kaldı. Belki öğretmen, savcı olacaktı. Şimdi geride yıkıntı ve virane kaldı. Yürümesi ve konuşması yok. Sürekli tedavi altında. Karnından mama ile besliyoruz. Tek isteğim kızım sağlığına kavuşsun. Bir baba, anne olarak evladımızın gözümüzün önünde erimesi bizi kahrediyor. Kimse bizim yaşadıklarımızı yaşamasın" diye konuştu.