Cunda'da görülmesi gereken yerler
Arnavut kaldırımlı sokaklar, eski taş evler, leziz mezeler, çıtır papalinalar, serin bir rüzgâr... Zeytin, çam ve yabani lavantaların birbirine karışan kokusu... Cunda Adası işte bu!
Ayvalık Cunda Adası’ndaki yerleşimin tarihi 3500 yıl öncesine kadar uzanıyor. Osmanlı döneminde ada, Ortodoks Rumlar için önemli bir dini merkezdi ve onların kullandığı adı da “kokulu ada” anlamına gelen “Moshonis”ti. Piri Reis 1513’te yazdığı “Kitab-ı Bahriye”de bölgeden Yunt Adaları olarak bahsediyor. Piri Reis; adaların üzerinde başıboş gezen eşek, at ve kısraklardan esinlenerek adalara Yunt ismini vermiş. Ardından Osmanlıca yazımının yanlış okunarak Cunda’ya dönüştüğü biliniyor. Ada sonradan, Kurtuluş Savaşı sırasında Ayvalık’ta düşmana ilk karşı koyan komutan Ali Çetinkaya’nın anısına “Alibey Adası” adını aldı.
Yaz Ege’de başlar mümkünse Cunda’da. Ayvalık hemen kıyısındaki Cunda ya da diğer adıyla Ali Bey Adası, özellikle hafta içleri kaçıp gittiğim köşelerin başında gelir. Kıyıya kısacık bir köprüyle bağlanan, adadan ziyade Ayvalık kıyı kasabası olan Cunda, Ege’nin en kolay ulaşılabilir adası olma özelliğini koruyor. Tabii bu durum adanın hızla betonlaşmasına neden olsa da biz Cunda’ya iyi tarafından bakalım.