T.C. İSKENDERUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
T.C.
İSKENDERUN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNDEN
ESAS NO : 2024/33 Esas
DAVALI : MCG İSKENDERUN İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Çay Mah. 89 Sokak No:16 C/1 İskenderun/ HATAY
Davacılar , Selin SÜMBÜLTEPE, Süheyl SÜMBÜLTEPE ile Davalılar Mehmet İNCE, Muhammet Coşkun GÖKKAN, Yıldıray ŞENGÜL, MCG İSKENDERUN İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ arasında mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Manevi Tazminat) davası nedeniyle;
Mahkememizce Davalı MCG İSKENDERUN İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin tespit edilen tüm adreslerine çıkarılan tebligatlar iade edildiğinden ve davalı adına yapılan adres araştırmasından da bir netice alınamadığından, Mahkememizce düzenlenen 06/12/2024 tarihli ara kararın 4 nolu maddesi gereğince dava dilekçesinin davalı şirket adına ilanen tebliğine karar verilmiştir.
Davacılar vekili Av. Bülent AKBAY tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde;
" Müvekkillerinin 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremdeHatay İskenderun 2103 parsel Çay Mahallesi 5 Temmuz Caddesi No:48 adresindeki MCG Tower adlı binanın yıkılması ile bu binanın 14. Katındaikamet edenanneleri Cehide ve babaları Rafi Sümbültepe yi kaybetmiş olup, aynı binada müvekkilerinin babalarına ait zemin katta 2 Adet işyeri ve 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10, 26,27,28,29,30,31,32,33,34,35,55,56,57,58,59,60,66 nolu bağımsız bölümler olmak üzere 2 adet işyeri ve 27 adet dairenin yıkıldığını,davacıların kardeş olduğunu, 06.02.2023 günü sabahı, Hatay da deprem olduğunu duymaları üzerine, davacı Selin kardeşi Süheyl'in yanına giderek deprem olduğunu ve İskenderun'da yaşayan anne babasına ulaşamadığını söylediğini, davacıların apar topar yola çıktıklarını ve 14 saat süren yolculuk boyunca ailelerine ulaşamadan, ne olduğuna ilişkin bilgi sahibi olamadan, ne ile karşılaşacaklarını bilemeden korku ve telaş içinde geçirdiklerini, bu sırada ailelerinin bulunduğu binaya yardım göndermeye çalıştıklarını ancak kimseye ulaşamadıklarını, 07.02.2023 günü sabah 05:00 sıralarında ailesinin yaşadıkları binaya yetişen davacıların bir enkazla karşılaştıklarını, ancak tek bir insan ya da yetkili göremediklerini, hava aydınlanmaya başladığında, olayın vehametini gördüklerini, elleriyle ulaşabildikleri ölçüde kuzenleri, kuzenin eşi ve 6 aylık bebeklerini enkazdan çıkarmaya çalıştıklarını, aynı zamanda kendi ailelerine de ulaşabilme ümidiyle vargüçleriyle yardım istemeye çalışırken, öğle saatlerinde davacının eniştesinin yanlarına gelerek, vergi dairesi binasının zemin katında anneleri olma ihtimali olan biri olduğunu söylediğini, davacıların korku ve telaş içinde gösterdikleri yere gittiklerini, yıkılan binanın 14. Katında yaşayan anneleri, 14 kat düşerek zemin ile 1. Kat arasındaki tavanda sıkıştığını, vücudunun yarısı aşağı sarkarken, diğer yarısının ise görünmez durumda olduğunu, tek parça olup olmadığının dahi anlaşılabilecek durumda olmadığını, altında ise otoparka doğru giden derin bir boşluk bulunduğunu, oradan çekilse bile aşağı düşmemesi için kendi başına herhangi bir önlem alamayan davacının yardım istemek için sokağın başına gittiğini ancak tüm yolları kapalı olduğunu, Afad ya da Kızılay a ulaşamadığını, hava kararınca da artık kendi imkanlarının da tükendiğini, Jeneratör gelmişse de, teknik aksaklıklar nedeni ile randıman alınamadığını, Çarşamba gününe kadar hiçbir yetkiliye ulaşamadıklarını, bu zamana kadar sadece binada ölenlerin yakınları ile gönüllü motokurye ekibi ile el yardımıyla kazmaya çalıştıklarını, bölgede bir tane ekskavatör bulunmuş ise de, ekskavatörün aynı binada başka kişileri kurtarmaya çalışması nedeni ile annesi için yardım alamadıklarını, saat 15:00 gibi, enkazdan kuzenlerinin cenazesi çıkarıldığını, ilk şoku atlatan davacıların annelerine ulaşmak için ekskavatörden yardım istediklerini, aynı zamanda babalarının nerede olduklarını da bilmediklerinden, telaş korku ve panik içinde nereye koşturacaklarını bilemeden,bir Afad yetkilisinin araması ile yardım geleceğini düşündüklerini ancak Afad yetkilisinin ses duyuyor musunuz diye sorması ve duymadıklarını söylemeleri üzerine geri döndüğünü, enkaz alanında bulunan ekskavatör ise, binanın devrilmesinden korktuğu için annesini kurtarma çalışmalarının sonuç vermediğini, bunun üzerine davacılardan Süheyl, Afad İskenderun Koordinasyon merkezine ( İskenderun Teknik Üniversitesi) gittiğini, tek bir görevli bile bulamadığını, Pac meydanında kurtarma biriminin olduğunu öğrenmesi üzerine oraya gitmek istediğini ancak tüm yollar kapalı olduğu için elinde annesinin fotoğrafıyla koşarak Pac meydanına gittiğini, oradaki yetkililer annesinin öldüğü için ilgilenemeyeceklerini söylediklerini, müvekkilinin çırpınışlarına kayıtsız kalamayan bir görevlinin kendisi ile birlikte, Pac meydanından, enkaz alanı olan MCG binasına kadar yürüyerek geldiğini ancak yetkilinin vergi dairesi binasının çökme ihtimalinin yüksek olduğunu, binaya 3 ay boyunca yaklaşmaması gerektiğini söyleyerek oradan ayrıldıklarını, 7 kişilik gönüllü kazı ekibinin yardımıyla Perşembe günü 23:30 sıralarında annesini çıkarabildiklerini, davacı Süheyl annesinin sıkıştığı yerden yere düşmesine şahit olduklarını, annesinin mahrem yerlerini kapattığını, annesini cenaze torbasına kendi elleriyle yerleştirerek dışarı çıkarttığını, ekibin dağılmasından ve bir daha yardım alamayacağından korkan müvekkilinin annesinin başında bile bekleyemeden babasının bulunması için yardım istemeye devam ettiğini, ekskavatör ve delici ile çalışmalara devam eden müvekkilinin ekskavatörün tırmığına takılan yatak örtüsüne sarılı havada asılı kalan bir beden gördüğünü ve maalesef bu bedenin de babasına ait olduğunu, ekskavatörün demir kolundan 3 kat tırmanan müvekkilinin babasını kucağında 3 kat aşağı indirdiğini, babasını da cenaze torbasına koyan müvekkilinin yorgunluk uykusuzluk açlık üzüntü çaresizlik içinde yere yığıldığını ve kuzenleri ile kardeşi diğer davacı Selin'in cenazeleri morga götürdüklerini, daha sonra morga gidip cenazeleri alarak defnettiklerini, davacıların yaşadıklarını, acılarını, üzüntülerini, çaresiz kaldıkları anları, anne ve babalarının kaybınıhala aşamadıklarını, uyku problemleri ve öfke nöbetleri ile yaşar hale geldiklerini, psikolojik destek aldıklarını, davaya konu taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile edinildiğini, inşaatın müteahhidi davalı Muhammed Coşkun Gökkan, şantiye şefi Şule Genç, yapı projeleri mimar sorumlusu Meltem Yılanoğlu, yapı projeleri statik sorumlusu ve kaba inşaatını üstlenen Mehmet Yılmazlar, jeofizik etüd sorumlusu Mehmet İnce, jeolojik etüd sorumlusu Sefa Apak, geoteknik etüd sorumlusu Yıldıray Şengül,yapı denetim kuruluşu Hatay Yükseliş Yapı Denetim, yapı denetim yetkilisinin Sakin Karaömer olduklarını, binada meydana gelen can kayıpları nedeni ile İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/4637 Sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını ve nihayetinde İskenderun 3 Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/167 E sayılı dosyası ile dava açıldığını, tüm davalıların dosya kapsamında sanık durumunda olduklarını, yapının inşası sırasında gerek kat karşılığı inşaat sözleşmesine, gerek projelere, gerekse kanunun getirdiği yükümlülüklere aykırı davranılarak müvekkillerinin murislerinin vefatına neden olduklarını, açıkça projeye aykırı olarak yapılan işlemler nedeni ile dava dışı İskenderun Belediyesinin ve davalı yapı denetim şirketinin, müteahhidin kusurlu olduğunu,sözleşmeye, projelere ve mevzuata aykırı olarak yapılmasından diğer davalıların da sorumlu olduğunu, yapı denetim şirketinin de gerekli denetim görevlerini yerine getirmemekten dolayı kusurlu ve sorumlu olduğunu, dava konusu yapının projelerinde fenni mesul olarak bulunan ve hatalı yapılan işlerle ilgili olarak Statik betonarme ve jeoteknik projesi sorumlularının,dava konusu yapının fen ve mevzuata aykırı olarak yapılmasından dolayı sorumlulukları bulunduğunu, İmar kanunu ve ilgili yönetmelik uyarınca şantiye şefi yapıyı, tesisatı ve malzemeleriyle birlikte bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa etmek, neden olduğu mevzuata aykırılığı gidermek mecburiyetinde olduklarını, burada şantiye şefine müteahhit ve fenni mesullerden ayrı bir görev ve sorumluluk yüklendiğini ve adeta müteahhit gibi inşaatın tamamının yapımındaki eksiklik ve bütün denetimlerden sorumlu tutulduklarını, davalıların kusurları nedeni ile, davacıların maddi manevi zarara uğradıklarını, anne ve babalarını kaybettiklerini, ayrıca babalarına ait zemin katta 2 Adet işyeri ve 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10, 26,27,28,29,30,31,32,33,34,35,55,56,57,58,59,60,66 nolu bağımsız bölümler olmak üzere 2 adet işyeri ve 27 adet dairenin yıkıldığını, manevi zararlarının bir nebze giderilebilmesi için manevi tazminat talepli bu davayı açtıklarını, davalıların sorumluluklarının bulunduğunun farkında olduklarını, tahsil kabiliyetlerini engellemek, sorumluluğu olan tazminatları ödememek ve mal kaçırmak maksadıylaüzerlerinde bulunan taşınır, taşınmaz malları satmaya çalıştıklarını, aynı zamanda banka hesaplarını boşaltma gayreti içerisinde olduklarını öğrendiklerini, bu kapsamda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, 4569 sayılı Doğan Afet Bölgelerinde Afetten Kaynaklanan Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümüne Ve Bazı İşlemlerin Kolaylaştırılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulü Hakkında Kanunun 3. Maddesi ' Doğal afete maruz kalanların istemleri halinde, afetten kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin her türlü dava ve işlemlerde adli müzaheret hükümleri uygulanır' hükmünü amir olup, bu kapsamda Adalet Bakanlığının 27.02.2023 tarih ve E-92358809-045.02-9597/6233 sayılı yazısı ile doğal afete maruz kalanların istemleri halinde her türlü dava ve işlemlerde adli müzaheret hükümlerinden yararlanmalarının sağlanması gerektiği belirtildiğini veadli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, davalarının kabulü ile, Davacı Süheyl için 4.000.000,00(dörtmilyon) TL manevi tazminatın zararın meydana geldiği 06.02.2023 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ileödenmesi, davacı Selin için 4.000.000,00 (dörtmilyon) TL manevi tazminatınzararın meydana geldiği 06.02.2023 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ileödenmesi, olası hak kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalıların taşınır, taşınmaz, hak ve alacakları yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi, adli yardım talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi'' talep edilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 31. Maddesi uyarınca işbu ilanen tebliğ, son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılacağından, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde cevap dilekçenizi ibraz etmeniz, duruşmada bizzat hazır bulunmanız veya kendinizi bir vekille temsil ettirmeniz gerektiği, aksi taktirde yargılamaya yokluğunuzda devam olunacağı, dava dilekçesi ve HMK'nın 121 maddesi atfıyla 129/2 maddesini de içerir tensip zaptı yerine geçerli olmak üzere ilanen tebliğ olunur.27/06/2025