Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        TÜRKİYE’ye tek kalemde “7.1 milyar TL varlık” giriyor, İMKB rekora doymuyor, Türkiye İsrail’in Ortadoğu’daki sınırlarını çiziyor, Türk Cumhurbaşkanı Pakistan’da yıllardır Amerika’nın atamadığı adımları atıp “Bir araya asla gelmez” denilenleri aynı masaya oturtarak etki alanını Hindistan’a kadar genleştiriyor, Rusya ile vizeler kalkıyor...

        Bu cümleler kimseye övgü değil! Bu cümleler konjonktürün Türkiye’ye şimdilik “armağan ettikleri”. Dikkat edin şimdilik diyorum; önümüzdeki günler daha önemli gelişmelere açık.

        Sevgili dostlar, bütün bunların ana kapağı “konjonktür” olmakla birlikte altında siyasi adımlar, yönetim, tarihi değişimler, Amerika’nın Türkiye’ye bazı konularda tam teslim olması gibi detaylar var! Evet yanlış okumadınız, daha önce de yazdım; Türkiye’nin İsrail’in rolünü transfer etmesinin altında Amerika ile dillenmeyen, hatta zaman zaman “restleşme” görüntüsü verilen tam bir “mutabakat” var!

        Peki hep böyle miydi? Değildi! 2003-2007 arasında “çuval geçirmeyle” başlayan ve 2007 yılında okuyacağınız rapora bile yansıyan “çok sorunlu, bol soru işaretli” günler de oldu. Bunları unutmadık ve en önemlisi Amerika’nın “çaresizliğiyle” bu yola girmiş olmasına da henüz tam olarak güvenemeyiz!

        Bu noktada gelin 2007 yılında ABD’de çok etkili bir kuruluş olan American Enterprise Institute raporuna birlikte bakalım...

        Bakın o günlerde “tedirginlik ve soru işaretleri” içinde neler yazılmış: “...Başbakan Recep Tayyip Erdoğan (AKP) cumhurbaşkanı seçilir ve partisi iktidara gelirse, resmi daireler başta olmak üzere Türk halkı İslami güçlerin kontrolü altına girecek... Acaba neden ABD ya da Avrupa’daki resmi kuruluşlar, AKP önderliğindeki Türkiye’nin geleceğiyle ilgili endişe içerisindeler? Esasında bu soruya cevap vermeden önce bu partinin bu aşamalara nasıl geldiğinin bilinmesi önem arz ediyor... 3 Kasım 2002’de AKP açık fark ara ile liderliği ele geçirdi. Yüzde 34.3’lük oranla seçimleri kazanan parti, Erdoğan başkanlığında iktidara geçti. Türkiye’nin en eski partilerinden biri olan CHP bile ancak yüzde 19.4’lük bir oy alabildi. AKP kazandığı bu seçimlerle uzun süren bir balayına girmiş oldu... İslami yatırımların AKP döneminde gözle görülür bir biçimde yükselişe geçtiğini görüyoruz... AKP’nin yönetici güçlerinden Abdullah Gül 1983-1991 yılları arasında Suudi Arabistan’daki İslami Gelişim Bankası’yla çalıştı. Yani AKP seçimlerin çok öncesinde İslami güçleri arkasına almıştı. Din eğitimi amaçlı imam hatip okulları, ticaret gibi belli konularda öğrenciyi geliştiren meslek okulları ya da dinle ilgisi olamayan diğer bir deyişle laik okullar. Fakat Erdoğan bu sistemi değiştirmek niyetindeydi. Onun esas isteği, imam hatip dengi İslami içerikli okulların düz liselerle eş düşünülmesi ve buradan mezun olanların üniversiteye girişlerinde de yine aynı eşit muamelenin uygulanmasının sağlanması. Tehlike arz etmeye başlayan bir başka konu da AKP döneminde sayıları gittikçe artan Kuran okulları oldu. Kuran okullarının sayısı şu an 60 bini buluyor. Çok partili sisteme geçildiğinden beri, Türk askeri gücünün sadece 1960 ve 1980 yıllarında kendini gösterdiğini görüyoruz. Askeri müdahalenin Türkiye’de artık söz konusu olmadığını söylemek mümkün...”

        Sevgili dostlar, rapor bu şekilde uzayıp gidiyor. Şimdi ana soru şu: 2007 başında en etkili düşünce kuruluşlarından birinin yazdığı bu rapordan bugünlere nasıl geldik? Neler değişti? Ve en önemlisi, bir yıl içinde olacak seçimlerde “okyanus ötesi güçler” kimleri destekleyecek?

        Bu sorulara cevap vermeden, sentezi size bırakarak sadece bir detayın altını çizeceğim; Ortadoğu’da İsrail oyundan düşüyor, Rusya ile vizeler kalkıyor, AB’ye girer görünen Türkiye’nin etki alanı Hindistan’a dayanıyor ise, “restleşme-oynanan oyun ve ortaya çıkan model” AK Parti mi, CHP mi gelsin çizgisinden çok daha büyüktür.

        Olaylara yakından değil, uzaktan bakmayı deneyelim. Ağaçları bırakın, ormana bakın görecekleriniz karşısında “diliniz” tutulacak! Daha fazla yazamam, bence çok şey söyledim!

        ybulut@htgazete.com.tr

        Diğer Yazılar