Sizden istenen para için mahkemeye gidin
Eski adıyla TC Emekli Sandığı, yeni adıyla Sosyal Güvenlik Kurumu kendi yaptığı hatayı size yükleyemez. Sizden istenen parayı, mahkemelerin vereceği kararla ödememeniz gerekir
SORU: 1993 yılında öğretmenlikten emekli oldum. Bir süre ders karşılığı Milli Eğitim Bakanlığı'nda derslere girdim. Ders paraları ile emekli aylığımın toplamında, normal öğretmen maaşından fazlasını alıyordum. Bilahare 1998 yılında emekli öğretmenlerin yeniden atanması durumu olunca geri döndüm. Ben emekli aylıklarımın kesileceğini bilmiyordum. Bilsem, gelirimin daha aza düşmesi pahasına neden geri döneyim? Emekli aylığımın kesileceğini bilmediğim gibi emekli aylığım 9 yıl boyunca ödenmeye devam etti. 2007 yılına geldiğimde hem emekli aylığım kesildi hem de SGK, 49 bin lira emekli aylığı ile haksız sağlık karnesi (Emekli Sandığı) kullanımı sebebiyle 5 bin lirayı benden geri istedi. Önce İş Mahkemesi'nde dava açtım ama görevsizlik sebebiyle reddedildi. Sonra idari yargıda dava açtım, bu dava görevsizlik sebebiyle reddedildi, konuyu Danıştay'a götürdüm. Dava devam ederken SGK, alacaklarını tahsil için İş Mahkemesi'nde dava açtı ve faiziyle beraber 150 bin liradan fazla para istiyor. Benim davamı kabul etmeyen İş Mahkemesi, SGK'nın davasını kabul etti. Ben şimdi ne yapmalıyım? İsmi saklı
CEVAP: Göreve başladığınız 1998 yılında geçerli olan 5434 Sayılı TC Emekli Sandığı Kanunu'nun 90'ıncı maddesine göre, siz emekli öğretmen olarak yeniden göreve başlar başlamaz emekli aylığınızı kesmeleri gerekirdi. Çünkü ilgili 90'ıncı madde şöyle: "Emekli, adi malullük, vazife malullüğü, dul veya yetim aylığı, son hizmet zammı alanlardan; hiçbir şarta bağlı olmaksızın emeklilik hakkı tanınan vazifelere tayin edilenlerin, aylıklarının tamamı, bu vazifelere tayinleri tarihini takip eden ay başından itibaren kesilir... Bu vazifelerden ayrılanların kesilen aylıklarının ayrıldıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren müstahak olmaları şartıyla ödenmesine başlanır..." Emekli öğretmen iken yeniden öğretmenliğe atandığınızda çalıştığınız okul atamanızı yapınca, TC Emekli Sandığı emekli aylığınızı kesmesi gerektiği halde kesmemiş. Üstelik, emekli aylığını ödeyen de Emekli Sandığı, çalıştığınız okuldan sizin adınıza gönderilen kesenek ve karşılıkları tahsil eden de Emekli Sandığı. Bu nedenle sizin yeniden göreve atandığınızı bilmemezlik edemez.
SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMİŞSİNİZ
İşte esasen hakkınız olmadığı halde eski adıyla TC Emekli Sandığı, yeni adıyla SGK, size her ay emekli aylığı ödeyerek sizi sebepsiz yere zenginleştirmiş, kendisini de fakirleştirmiş. Borçlar Kanunu'nun konularından biri olan "sebepsiz zenginleşme" 62 ve 63'üncü maddelerde şöyle ifade ediliyor: "Madde 62- Borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle veren kimse hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat etmedikçe onu istirdat edemez. Müruru zamana uğramış olan bir borcu eda yahut ahlaki bir vazifeyi ifa için verilen şey, geri alınamaz." "Madde 63- Haksız olarak bir şeyi istifa eden kimse, onun istirdadı zamanında elinden çıkmış olduğunu ispat ettiği miktar nisbetinde ret ve iade ile mükellef değildir. Şu kadar ki kabız, o şeyi suiniyet ile elden çıkarmış yahut onu elden çıkarır iken bilahare ret ve iadeye mecbur olacağına vakıf bulunmuş olursa ret ve iadeye mecburdur."
EMEKLİLERİN ELİNDE PARA KALMAZ
Yukarıda verilen Borçlar Kanunu'nun 62 ve 63'üncü maddeleri gereğince SGK'nın size haksız yere ödediği emekli aylıkları ile faizlerini geri alabilmesi için sizin kötü niyetli olduğunuzun kanıtlanması gerekir. Mesela benzer bir olayda YARGITAY 10. Hukuk Dairesi, (Esas: 2002/2717, Karar: 2002/3160, Tarih: 08.04.2002) bir kararında şöyle demiştir: "ÖZET: Borçlar Kanunu'na göre; sebepsiz zenginleşen kişinin, iade borcu ile yükümlü tutulabilmesi için kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Davacının iyi niyetli olduğunun kabulü asıldır. Davacının kötü niyetli olmadığı ve kurumu yanıltmadığı dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davalı kurumca davacının kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmemiştir. (506 sayılı SSK. m. 19, 26, 92) (818 sayılı BK. m. 63)." Emeklinin iyi niyetli olduğunu, bu nedenle sadece elinde kalanı iade etmek zorunda kaldığını belirtip hemen arkasından da, "Yaşam deneyleri ve günümüzün ekonomik koşullarına göre davacının, kendisine ödenen dava konusu yaşlılık aylıklarını tüketerek elden çıkarmak zorunda kalan, günü tarihine ve kıtı kıtına geçinen kimselerden olduğunun da kabulü gerekir. Şüphesiz bu yönden bir kuşku ve duraksama duyulması halinde mahkemenin gerekli inceleme ve araştırma yapabileceği de tartışmasızdır" diyerek, emeklilerin ancak yaşamlarını devam ettirdiklerini ve ellerinde bir şey kalmadığından emeklinin SGK'ya borçlu olmadığına karar vermiştir. Danıştay da konuyla ilgili benzer kararlar vermiştir. Örnek Mahkeme Kararı: Ankara 2. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO: 2007/743 KARAR NO: 2008/2227
KARARIN ÖZETİ: Emekli aylığı almakta iken 30.9.1996 tarihinde tekrar göreve başlayan, kurumu tarafından zamanında sandığa bildirim yapılmadığından bahisle 15.10.1996-31.10.2000 tarihleri arasında tarafına ödenen aylık toplamı 4.863,00 YTL'nin adına borç çıkarılarak tahsil edilen davacı, 5437 Sayılı Merkezi Bütçe Kanunu'nun 31. maddesi gereğince davalı idarece çıkarılan borcun tahsil edilmemesi ve kesilen ödemelerin iade edilmesi gerektiği yolundaki başvurusunun reddine ilişkin 18.05.2006 tarih ve 6206 sayılı işlemin iptali ile yapılan ödemelerin idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesini istemektedir. Bu istemi yerel idare mahkemesince reddedilen davacı, Danıştay'a başvurmuş ve Danıştay tüm borcu sildiği gibi ödenenlerin de faizi ile birlikte SGK tarafından öğretmene geri ödenmesine karar vermiştir
Kısa Kısa
Murat Kısım 01.08.1969 doğumlu ve 15.12.1992 günü polislik mesleğine başlayan eşiniz hanımefendi, eski kanunlar olsaydı 16 yılı tamamlayınca emekli olabilirdi ama 4759 Sayılı Kanun gereğince emeklilik yaşını da tamamlamak zorunda. Buna göre, normal şartlarda 47 (BAZ) yaşında emekli olacaktı ama bu yaştan polislik süresinin dörtte biri (fiili hizmet zammı süresi) kadar indirim hakkı var. Bugüne kadar (15.04.2008) 3 yıl, 10 ay fiili hizmet zammı süresi kazanmış olup emeklilik yaşı da 43 yaş 2 aya inmiş. Bundan sonra çalışmaya devam ettikçe de her yıl için 3 ay yaş öne gelecek. Aralıksız polis memuru olarak çalışmaya devam ederse, Aralık 2011 günü hem yaşı hem de süresini tamamlıyor.
Adnan Güven Verdiğiniz bilgilere göre en düşük gösterge olan 9475'ten emekli olmuş olmalısınız, zira ortalamalarınız çok düşük. Gün sayınızın 5344 olması, taban aylıktan fazla almanızı gerektirmiyor. Aralarda çok boşluklarınız da var. Bu arada 3600 günü olan da sizin kadar yani 558,41 TL emekli aylığı alır. Bu 08.09.1999 günü ve öncesinde işe girmiş olanlar için SSK'nın en düşük emekli aylığı rakamıdır. Aslında 3600 günü olan birisinin normal hesaplanan aylığı 300 TL kadar, sizinki ise 400 TL kadardır ama SSK'da hiçbir aylık 558,41'den az olamayacağı için hepinizin aylığı bu rakama yükseltilmiş. Son 60 liralık zam hariçtir.