Orhan Bursalı, İlhan Kesici, Yıldıray Oğur
Muammayı açıklamaya cesaret edebilecek fazla düşünür çıkmadı ancak Orhan Bursalı Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde 19 Haziran günü ‘Lokantalar neden dolu, konut zenginleri ne kadar’ başlığı attığı yazısında konuya cesur biçime girdi ve Türkiye’ye özgü muammaya kendi içinde tutarlı olan bir cevap oluşturmaya girişti. Orhan Bursalı şunları yazdı:
"Bir tartışma var: Ekonomik kriz bu kadar derinken lokantalar boş değil. Hayır, öğle yemeklerinin yendiği sıradan halk lokantalarından bahsetmiyorum. Orta hal ve üzerindeki lokantalardan, meyhanelerden, iyi kebapçılardan... Genel kanaat, böyle bir kriz yaşanıyorsa, buralarda etkisini görmek gerek.
Bazı gazeteciler gözlemlerini yazdı ve krizle müşteri doluluğu arasındaki ilişkinin tersliğini anlamaya çalıştı.
Ekonomistler tartışmaya el attı. Dediler ki: 1) Enflasyon azdığı ve para sürekli değer yitirdiği için eldeki parayı harcamak en iyisi... 2) Ertelenmiş harcamalar gündeme geldi, pandemiden tüm kısıtlamalar kaldırılınca lokantalar dolmaya başladı…"
Orhan Bey gibi düşünüyorum bu açıklamalar saygın bir girişim ama olan biteni açıklamak açısından yeterli değiller. O yüzden başka bir açıklama bulmak gerekiyor, Orhan Bey de bazı kesimin kira gelirlerine durumu bağlayarak yapıyor bunu ve şöyle devam etmiş:
"Ülke, bir azınlık mı yoksa epey bir çoğunluk mu, konut ve kira zengini ile dolu. Hele konut ve kira fiyatlarının tepe yaptığı son bir yıldır, bu kesimin harcamaları da rahat.. Dolayısıyla krize rağmen iyi lokantaları dolduran da bu kesim. Ve tabii ki üst kesim beyaz yakalılar…"
Bu da saygın ve iç tutarlığı olan bir açıklama girişimi ama bu durumdaki insan sayısı hem lokantaları hem konserleri hem de tatil yörelerinin tümünü dolduracak kadar fazla sayıda olamayacağından bu açıklama da bence maalesef yeterli olamıyor.
Bir de CHP Milletvekili ilhan Kesici’nin açıklaması da var o da bana dedi ki "Bu ülkede AKP döneminde toplumun yüzde 10’u zengin oldu. Bu yüzde 10 her şehirde var ve onlar şehirlerdeki lokantaları doldurmaya yetebilir."
Yıldıray Oğur da Karar gazetesindeki köşesinde "'Nasıl kriz var, her yer dolu diyenler' o genişleyen ve zenginleşen yüzde 20’lik üst sınıfı görüyorlar." diye yazdı 'Bu yaz tatile nereye gidemesek' başlıklı yazısında.
İlhan Kesici zenginleşen insan oranını yüzde 10 olarak tespit etmişti Yıldıray Bey ise yüzde 20 oranını veriyor. Hangi oranı alırsanız alın benim sokakta gördüğüm insanlar zengin, değildi zengin semtlerde bile yaşamayan orta halli mütevazı insanlardı ama onlar da bir şekilde para harcamayı sürdürüyorlardı.