Politik aktivistler Türkiye'de eğitim aldı
'Ortadoğu'daki politik aktivistler 2008 yılından beri Türkiye'de de eğitim alıyorlar' iddia bu
KEMAL PEHLİVANOĞLU / HABERTURK.COM
5000'i aşkın politik aktivist 100'ün üzerinde eğitim semineri
İddia Los Angeles Times yazarı Brian Bennet'e ait."Cep telefonlarının dahi güvende olmadığı yer" adlı makalesinde 2008 yılından bu yana Türkiye, Irak ve Lübnan'da 5000'i aşkın politik aktivistin 100'ün üzerinde eğitim seminerine katıldığını yazıyor.
Bu seminelerde aktivistlere dijital ortamda politik faaliyet yürütürken anonim kalma, kimliğini açık etmeme eğitimleri verilmiş. Bennet ABD devletinin onları çevrim içinde faaliyet yürütürken korumak adına eğitim verme çabasında olduğunu ve bazı seminerlere finansal destek verdiğini söylüyor.
Seminerlerde verilen eğitim
Seminere katılanlara konum bilgilerini ve kimliklerini gizleyebilecekleri şifrelenmiş internet tünellerinde nasıl gezinebilecekleri, cep telefonlarındaki metin mesajlarını korumaları için herkese açık şifreleme yazılımlarını nasıl yükleyip kullanacakları konusunda eğitim verilmiş.
Ayrıca eğitim kapsamında devletin cep telefonlarındaki küresel konumlama çipi ile kullanıcıların hareketlerini nasıl takip ettiği gösteriliyormuş. Cep telefonu kullancılarının kimliklerini gizlemeleri için tasarlanmış yazılımlar sunulup, bazı internet sitelerine girişi sınırlamak için oluşturulmuş internet güvenlik duvarlarının etrafından nasıl dolanacakları gösteriliyormuş.
'Bu tür eğitimler olağan, sık sık verilir'
Ortadoğu'daki aktivistlere yönelik olarak Türkiye'de verilen bu eğitimlerden haberi olmadığını söyleyen Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Bilişim Hukuku uzmanı Yaman Akdeniz, lakin bu tipten eğitimlerin olağan olduğunu, sık sık verildiğini de vurguluyor.
"Bu eğitimler dünya genelinde önem kazandı. İnternette insan hakları ihlalleri, dinlenme ya da takip edilme riski çok yüksek. Bu tip eğitimler o yüzden çok önemli. Çin örneğin de bloggerların tutuklanması buna bir örnek. Anonim kalmadığınızda hayatınız tehliye girebiliyor, öldürülme riski belirebiliyor" diyor.
'Bunlar herhangi bir konferans eğitimi değil, gizli kalmaları son derece normal'
Mahremiyetin bütün vatandaşların hakkı olduğunu söyleyen Akdeniz, özü itibarıyla herhangi bir konferans eğitimi gibi değerlendirilemeyecek bu faaliyetin gizli kalması son derece normal. "Örneğin diyelim ki ben Bilgi Üniversitesinde aktivistlere bu konuda eğitim verdim. Bunu ilanla duyurmak, katılımcı listesi oluşturmak amacına ters çünkü burada önemli olan iletişim güvenliği oluşturmaktır" diyor.
'Yerel eylemler bazında bu tür eğitimler veriyoruz'
"Wikileaks - Yeni Dünya Düzenine Hoşgeldiniz" adlı bir kitap çıkaran ve Türkiye'de internette sansürle mücadele gibi konularda dijital aktivistlere destek veren akademisyen Özgür Uçkan da Internet Freedom Initiative'ın bu faaliyeti hakkında malumatı olmadığını fakat kesinlikle yerel eylemler bazında anonim kalma yönünde eğitim verdiklerini, bu konuda bir kaç teknik arkadaştan da yararlandıklarını ve altını çizerek kullanılan yazılımların, herkes tarafından ulaşılabilen, açık sistemler olduğunu söylüyor.
Hangi grupla?
Türkiye'de özellikle internet yasakları ve sansürüne yönelik dijital platformda aktivist faaliyet sürdüren Genç Siviller'den Ahmet Turhan Han, 2008 yılında ABD'de düzenlenen dijital aktivist toplantısına(Youth Movement Summit) katıldıklarını fakat Türkiye'de politik aktivistlere yönelik bir eğitim semineri düzenlendiğinden, hangi grupla irtibat kurulduğundan haberleri olmadığını söylüyor.
Bu arada Han, İspanya merkezli bir organizasyondan (Casa Mediterana) gelen teklif üzerine iki hafta sonra, Ortadoğu'daki gelişmelerin dijital aktivism odaklı değerlendirileceği bir toplantıya katılacak. Bu toplantıda Ortadoğu'da neler olup bittiği farklı ülkelerden gelen dijital aktivistlerle müşaade edilecekmiş.
Ya teknikler yanlış ellere düşerse?
Akla bu tekniklerin böylesi kapalı organizasyonlarda yanlış ellere düştüğünde nelere yol açabileceği geliyor.
Bennet'in görüştüğü yetkililer bu derslerin sadece herkesçe ulaşılabilir teknolojiler üzerine odaklandığını, ayrıcı organize terör gruplarının bu tip metodlara zaten yabancı olmadıklarını söylemişler.
Zor soru
Fakat bu durumda dünyada olup bitenleri mercek altına alıp analiz etmek isteyecek araştırmacıların karşısına önemli bir engel çıkıyor. Geniş çaplı sonuçlar doğurabilecek, giderek önemli bir siyasi manivela olmaya başlayan faaliyetlerin tabiatı gereği mahremiyet esasına dayanıyor olması.
Neler olup bittiğini öğrenebilmek, kavrayabilmek, mümkün olduğunda objektif bir görüş oluşturmak için en az mahremiyet kadar önemli şeffaflık ilkesi ne olacak bu durumda?
"Zor soru, o kadar ince bir çizgi, denge söz konusu ki burada." diye cevaplıyor Akdeniz. Karşımıza ciddi bir paradoks çıkıyor: Şefaflığı olmayan, siyasi sonuçlar doğurabilecek bir mahremiyet üzerine kurulu olan bir yapının faliyetleri ne derece sağlıklı değerlendirilebilir?