Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Ortadoğu Marakeş sorusu | Dış Haberler

        DIŞ HABERLER SERVİSİ / Özcan TİKİT

        Bilmiyorum farkında mısınız? Hem sahada hem de uluslararası arenada sıra dışı gelişmeler yaşanıyor şu sıralar. Ankara, Şam, Moskova, Londra, Kahire, Ekvador ve son olarak da dün olduğu gibi Marakeş’ten gelen konuya ilişkin haberler birbirini tamamlıyor adeta. Her yeni gelişme Suriye’deki rejimin sonunun biraz daha yaklaştığına işaret ediyor.

        Geçtiğimiz hafta Dışişleri Sözcüsü Makdisi‘nin kaçmasıyla önemli bir fire daha veren rejim, askeri açıdan büyük yıkıma sürükleniyor. Neredeyse tüm sınır kapılarını Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) kaptırmış, askerlerini belli başlı kentlere çekmeye çalışıyor. Dün Türk Dışişleri’nden konuştuğum üst düzey bir yetkili, tüm bu gelişmeleri “Rejimin askeri açıdan moralman çökmeye başladığının göstergesi” olarak yorumlasa da “büyük çöküş” için tarih konusunda tahminde bulunmaktan kaçındı. Lakin bana sorarsanız çekilerek savunma stratejisinin ömrü de uzun olmayacak. Zira rejim Şam’da bile birçok semti ÖSO’ya kaptırmış durumda.

        ÖSO, 2 haftadır Şam Havaalanı’nın kontrolünü ele geçirmeye çalışıyor. Rejim, seçkin birliklerini Şam’a çektiği için şu aşamada bir zafer haberi beklenmese de bu gelişmeler önemli. Uluslararası güçlerin desteği; havayı, 21 ayda 40 bin kişinin ölümüne, 2 milyon insanın da evinden kaçmasına yol açan Esad için her an ayaza çevirebilir.

        Nitekim geçenlerde İngiliz The Guardian Gazetesi’nde bu açıdan ilginç bir haber vardı. Londra’da Türkiye, ABD, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Katar’dan üst düzey askeri yetkililerin katılımıyla bir toplantı yapılmış. Toplantıda Suriye muhalefetine havadan ve denizden destek vermeye yönelik detaylı askeri planlar hazırlanmış.

        Malumunuz diğer bir önemli toplantı da geçen hafta Antalya’da yapıldı. Suriye’deki tüm silahlı gruplar, bu toplantıda tek askeri komuta altında birleşti. ABD tarafından kısa süre önce terörist ilan edilen El Nusra grubunun bu toplantıya davet edilmemesi anlamlıydı.

        El Nusra’nın dışlanmasının sırrı dün Fas’ın Marakeş kentinde yapılan Suriye’nin Dostları toplantısında çözüldü. Türkiye’nin öncülüğünde kurulan Suriye’nin Dostları toplantısında 100 devletin temsilcisi “Suriye Ulusal Koalisyonu”nu (SUK) Suriye halkının meşru temsilcisi olarak tanıdı. Filistin’i devlet olarak tanıyan dünya, iki hafta önce İsrail’e verdiği mesajı bu kez de Suriye’ye verdi. Dünya, Ekvador’un iki gün önce sığınma daveti gönderdiği Esad‘a “Oğlum bak git” dedi. ABD Başkanı Obama da toplantıdan kısa süre önce yaptığı açıklamayla, SUK’u Suriye halkının tek meşru temsilcisi olarak tanıdığını açıkladı.

        Marakeş’te Suriye muhalefetine verilen güçlü destekten, Londra’da yapılan toplantıdan, Ekvador’un Esad‘a gönderdiği davetten ve Obama‘nın Suriye muhalefetini öve öve bitiremediği açıklamadan söz etmişken, AK Parti hükümetinin Suriye meselesinde başından beri hata yaptığı için yalnız kaldığını savunanlara birkaç soru sormamak olmaz.

        Hakikaten merak ettiğim için soruyorum:

        Türkiye’nin başından beri desteklediği muhaliflerin, dün 100 devlet tarafından Suriye’nin meşru temsilcisi olarak tanınması ne anlama geliyor size göre?

        Hâlâ aynı fikirde misiniz? Başından beri hata yapan Türkiye miydi?

        Yalnız kalmamak için Suriyeli mazlumlara sırtını mı dönmeliydi Türkiye?

        Hiç olmadı şu sorulara cevap verin yeter: Hangisi daha önemli size göre, yalnız kalmamak mı, haklı olmak mı?

        Yoksa siz, haklı olduğundan emin olsa da yalnız kalmamak için bildiği hakikatten vazgeçenlerden misiniz?

        Tüm 'Kelebek Etkisi' yazıları için tıklayınız...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ