Tek şüpheli 'Sivaslı Ömer'
Paris suikastinde flaş gelişme!
GAZETE HABERTÜRK / DIŞ HABERLER SERVİSİ
Fransa'nın başkenti Paris'te PKK'lı üç kadının suikastı ile ilgili sürdürülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan iki şüpheliden 1974 doğumlu olanı serbest bırakıldı. Sivas 1982 doğumlu Ömer ismindeki şüpheli cinayet suçlamasıyla hakim önüne çıkacak.
Fransa'da 9 Ocak'ta üç PKK'lı kadının öldürülmesinin ardından soruşturma başlatılmıştı. Fransız savcılığı, isminin Ömer olduğunu doğruladığı zanlının, "bir terör örgütü ile bağlantılı olarak cinayet işlemekten" sorgulamasının devamına ve "terör örgütü ile bağlantılı olarak cinayet" iddiasıyla da soruşturma açılmasına karar verdi. Zanlının soyadı henüz açıklanmadı. Davayla ilgili tüm detayların basın toplantısıyla duyurulması bekleniyor. Savcı François Molins polisle birlikte soruşturmaya ilişkin bilgi verecek.
CANSIZ'I EN SON GÖREN KİŞİ
Örgüte yakınlığıyla bilinen İlke haber ajansında yayınlanan bir haberde Fransa'da gözaltında olan ve PKK'lı Ömer adlı kişinin Sakine Cansız'ın şoförü olduğu iddiaları reddedildi. Ancak Sivaslı Ömer'in, Sakine Cansız'ı en son görenlerden biri olduğu ve arabasıyla Kürdistan Enformasyon Merkezi'ne götürdüğü doğrulandı. Gözaltındaki diğer kişinin ise Ömer'in evinde misafir kaldığı belirtiliyor.
DNA TESTİNE SOKULDU
Fransız 20 Minutes ve Le Journal De Dimanche gazetelerinde önceki gün yer alan haberlerde Cansız'ı arabasıyla Kürt Enformasyon Merkezi'ne götüren Ömer isimli şahsın parkasında barut izi bulunduğu bilgisi verildi. Europe 1 Radyosu ise dünkü haberinde barut izinin Ömer isimli şüphelinin çantasında tespit edildiğini yazdı. Olay yerindeki mermi kovanlarında da DNA izine rastlayan polis, bulguların eşleşip eşleşmediğine ilişkin bilgi vermedi. Tutuklanan zanlının ifadesinde çelişkiler bulunduğu, olay günü ne yaptığıyla ilgili sorulara cevap verirken "46 dakikalık süreyi" açıklayamadığı söyleniyor. Bu arada zanlının Eyfel Kulesi'nde pankart açtığı ve örgütsel faaliyet nedeniyle daha önce Hollanda'da gözaltına alındığı da ortaya çıktı.
GİZEMLİ MİSAFİR
Le Figaro Gazetesi'nde dün yayınlanan bir haberde, serbest bırakılan şahsın da Ömer'in evinde misafir olduğu bilgisine yer verildi. Ömer'in suikastın yaşandığı Kürt Enformasyon Merkezi'nin yakınındaki Seine-Saint Denis'de bir dairede oturdukları da Fransız basınına yansıyan bilgiler arasında.
AYDAR: TÜRKİYE 2011'DE BİZİ ÖLDÜRTMEK İSTEDİ
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar, Paris'teki suikastın arkasında "Türk derin devletinin" olduğunu iddia etti. Aydar, Fransa istihbaratı ile Türkiye istihbaratının bilgi alışverişi içinde olduğunu söyledi. Aydar bir gazeteye yapıtığı açıklamada şunları söyledi:
"Bu konuda bize yansıyan belgeleri de olmuştur. Fransa, Kürt siyasetçiler hakkında topladığı bütün istihbaratları, fotoğrafları ve adresleri, Türk istihbaratı ile paylaşıyor. Böyle bir işbirliği var. Biz sosyalist hükümetten Sarkozy dönemindeki politikaları terk etmesini, siyasi davaları kapatmasını, Kürtleri takip etmekten vazgeçmesini ve Kürtlerin öldürülmemesi için rolünü oynamasını istiyoruz"
"HİÇ İRAN DEMEDİM"
Suikastın arkasında İran'ın olduğu yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Aydar, "Ben hiç bir zaman böyle bir açıklama yapmadım" dedi. Aydar olayın içinde Türkiye devletinin olduğuna dair kuşkular taşıdığını da söyledi. Suikastların Türkiye devletinden, Kürt düşmanlarından bağımsız ele alınamayacağını belirten Aydar "Bugün Kürtleri kim öldürüyorsa, bu olayı da onlar yapmıştır. Bizi ülkede öldürenler ile burada öldürenler aynıdır. Şahıslar farklı olabilir ama zihniyet aynı" diye konuştu.
HAREKETİN MERKEZİ HEDEFTE
Alınan tedbirlerden dolayı kendilerine karşı suikast planlarında başarı sağlanamadıgını düşündüğünü söyleyen Aydar "Bunun uzerıne plan yaptılar; Sakine arkadaş, Rojbin (Fidan Doğan) arkadaş ve Leyla arkadaşı hedef aldılar. Bunların seçilmesi tesadüf değildir. Hareketin yönetimi hedef alınmış. Yani, son altı yıldır aynı şeyler deneniyor. Bu son olay da bununla bağlantılıdır. Derin devlet Türkiye'de henüz tasfiye edilmedi. Sadece ulusalcı olarak adlandırılan bir kesim tasfiye edildi" dedi.
TÜRKİYE 2011'DE SUİKAST TİMİ GÖNDERDİ
Kürt siyasetçilere yönelik geçen yıllarda suikast girişimleri olduğu ve 2011'de ise bir infaz timinin Avrupa'ya çıkarıldığı yönünde bilgi edindiklerini anlatan Aydar "İki buçuk yıl önce, biz bir Avrupa ülkesinin resmi kanallarından bilgi aldık. Aynı bilgiyi İran içinden de aldık. İki yerden aynı bilgi geldi. Dediler ki, üç kişi hedeftedir: Haci Ehmedi (PJAK Başkanı), Remzi Kartal (KONGRA GEL Başkanı) ve ben. Her üçümüzün hedefte olduğunu söylediler. Türkiye ve İran'ın birlikte bunu planladığı ve bize karşı suikast yapılacağı bildirildi.
AKP'YE YAKIN KİŞİLER SÖYLEDİ
Bize ulaşan bilgileri Belçika Emniyeti ile paylaştık. Bunun üzerine tedbir aldılar. Belçikalılar, durumu Almanlarla paylaşmıştı. Almanya Haci Ehmedi'yi çağırarak onunla konuştu ve bu çerçevede tedbir alacaklarını söylediler. Öncesinde ise Almanya'da soygun olayına karışan bir Türk çetesi yakalanmış, üzerlerinde Haci Ehmedi'nin telefonu, fotoğrafı ve adresi bulunmuştu. Görüşmelerin kesildiği, çatışmaların dönemde, 2011 yılının sonunda, Türkiye içerisinden bir bilgi aldık. Bu bilgi AKP Hükümeti ile çok iç içe olan ve hükümete çok yakın olan kişilerden geldi. Ama bilginin geldiği yer ise Fransa içindendi. Bunlar Avrupa'ya bazı timler çıkarıldığını ve hareketin yöneticilerine suikast yapılacağını söyledi. Bu bilgi doğrudan benimle paylaşıldı. Biz bu bilgiyi de Belçika emniyetine ilettik. Geçen yıl içinde (2012) yine Belçika polisinden bir bilgi edindik. Charleroi'daki Mezopotamya Sosyal Araştırmalar Akademisi'nde polis ‘biz sizleri koruduk' demiş. ‘İngiltere'den biri burada suikastler yapmak üzere geldi, biz bunu yakaladık, üzerine gittik' dediler. Şimdi biz isim bilmiyoruz, kaç kişi olduklarını bilmiyoruz. Ama bu şekilde bizim arkadaşlara söylenen bir şeydi: ‘Biz sizi bir suikatten koruduk. ‘Kürt önderlerini vurmak üzere yola çıkmış birisi yakalanmıştır' dediler" diye konuştu.