Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Dünya Diğer ‘Bize Sünnici diyenler gelip Necef’i görsünler’ | Dış Haberler

        HT GAZETE / Özcan TİKİT

        Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Irak’ın başkenti Bağdat’a, Şiiliğin kutsal mekânlarının bulunduğu Necef ve Kerbela’ya yaptığı ziyaretleri iki gün boyunca takip ettik. Davutoğlu üst düzey Şii dini ve siyasi liderlerle yaptığı görüşmelerin ardından değerlendirmelerde bulundu:

        1 ‘Sünnicilik’ yaptığımızı iddia edenler gelip Necef’te Kerbela’da nasıl karşılandığımızı görsünler

        2 Irak’la ilişkilerin normalleşmesi, ŞiiSünni ihtilafını çözecektir

        3 Çözüm sürecinden döneni tarih affetmez. Kürt vatandaşlarımız Türkiye’nin yükselişiyle gurur duyuyor

        4 Barzani’nin ziyareti tabuları kıracak. Bu ziyaret Türkiye’nin özgüvenini yansıtıyor

        BARZANİ’NİN ZİYARETİ:

        Aslında bu tip gelişmeler özgüvenin bir yansıması. Geçmişte Türkiye dışındaki Kürtler ile Türkiye’deki Kürtler irtibat kurduğunda kıyamet kopacakmış gibi yaklaşanlar oldu. Sanki devletin korunma refleksi oradaymış gibi. Biz Balkanlar’ daki Boşnaklara Arnavutlara gittiğimizde, orada o bağı gördüğümüzde mutlu oluyoruz. Türkiye’nin ötesindeki Kürtler de Arnavutlar, Azeriler gibi bizim akrabalarımız. Kurulacak her köprüyü bir tehlike olarak görmemek lazım. Bir Arnavut liderin Türkiye’ye gelmesine kadar doğalsa Türkiye dışındaki bir Kürt liderin gelmesi de o kadar doğaldır. Bu tabuları kırmak gerekiyor. Bu gelişme tabuları yıkan bir etki yapacak. Biz devletimize, uyguladığımız siyasetimize güveniyoruz ve bunu çekinmeden uyguluyoruz.

        Bunu böyle planlamadık tabii ama tam da ben Necef’tey ken bunun duyulması dış politikayla iç politikayı yansıtan bir şey. İşte hepiniz en deruni Şii bilincinin olduğu yerde nasıl karşılandığımızı gördünüz. Sokakta gelip sarılıyorlar, bir tanesi sarılırken gözlüğüm kırılıyordu neredeyse. Azeriler vardı, “Yaşasın Türkiye” diye Türkçe bağırıyorlardı. Türkiye’de de mezhep meselesinde bir tefrika varmış gibi algı uyandırmaya çalışanlar var. Felaket senaryosu çizenler, ‘Sünnicilik’ yaptığımızı iddia edenler gelip Necef’teki, Kerbela’daki tabloyu görsünler. Necef ve Kerbela valileri konsolosluk açmamız için bir biriyle yarışıyorlar adeta. Böyle bir şey olsa, buralarda bunlar olur muydu?

        Artık bölgede yeni bir bilinç doğuyor. Buna uyum sağlamak lazım. Kaldıki bu tip adımlar bizim ülke olarak geleceğimizi de teminat altına alan şeyler. Irak ile ilişkilerin normalleşmesi Şii Sünni ihtilafınıdaçözecek adımlardır. Bu bölgede rekabet kültürü yok oldukça Türkiye güç kazanır.

        SURİYE’DE ÇÖZÜM:

        İki tarafı masaya getirmek için iki tarafı da eşit suçlama mantığı var. Bir taraf kitle imha silahı kullanmış. Bu büyük haksızlık. Masaya El Kaide oturmayacak ki? Meşru Suriye muhalefeti, koalisyon oturacak. Suriye’de Amerika ve Rusya bir süreç başlatabilir ama bölge ülkeleri olmadan nihayete erdiremezler.

        ‘EL KAİDE’DEKİLERİN İSİMLERİNİ BİZE VERİN’

        -Türkiye’nin El Kaide’yi desteklediği iddiaları var

        Çok ciddi propaganda yapılıyor. O algı öylesine yerleştirildi ki gerçekmiş gibi kabul gördü. Esad sanki sudan çıkmış ak kaşık. Yaşanandan sadece El Kaide sorumluymuş gibi bir algıyı Irak’ ta ve İran’ da yerleştirdiler. 2011’de El Kai de yoktu, 2012’de birkaç yüz oldu, 2013’te binlere çıktı. Nasıl? Bir, Esad baskıyı arttırdıkça yakınlarını kaybedenler radikallere yöneldiler. İki, kriz uzadıkça bataklık büyüdü. Üç, Esad kendini masum göstermek için hapistekileri çıkardı. El Kaide unsurlarına Türkiye’nin izin vermesi söz konusu değil. Mücadele tartışması çıktığında söyledim. Madem Suriye’ye geçen El Kaide mensuplarını biliyorsunuz, “İsimlerini verin” diyoruz vermiyorlar. Hem üzerinize düşeni yapmayacaksınız hem de basın üzerinden Türkiye’yi suçlayacaksınız. Gizli bir suçluluk duygu suyla, krizin çözülememesine neden olanlar dönüp sebep bizmişiz gibi davranıyor ki bu doğru değil.