"AB önce kendine baksın"
Erdoğan'dan 'Basılmadan yasaklanan kitap' eleştirilerine yanıt
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Irak'a gidişinden önce havaalanında gazetecilerin gündemle ilgili sorularını yanıtladı.
Radikal Gazetesi'ne yapılan baskının, AB'de 'basın özgürlüğüne yönelik tehdit' olarak algılandığının hatırlatılması üzerine Erdoğan, şu açıklamayı yaptı:
"Bir defa Türkiye'deki bütün uygulamaların yasama yürütme yargı organları tarafından nasıl işlediği malumdur. Bunlar yeni uygulamalar değil. Her ülkenin kendine has şartları var. AB üyesi ülkelerde neyin nasıl çalıştığını da görüyoruz. AB, yanıbaşımızdaki Bulgaristan'da, Yunanistan'daki uygulamaları görsün. Bizim, onların çok ilerisine geçerek attığımız örnek adımlar var, onları kimse görmüyor. Yargının attığı adım yürütme olarak bizi ilgilendirmiyor. Bunlar neyle bağlantılıdır, nasıl oldu da böyle bir yayınevine yargı gidip inceleme yapılması kararını aldı... Bunu hanginiz biliyorsunuz? Ben bilmiyorum. Sizler biliyorsanız açıklayın. Savcılık arama yapılması kararını vermiş, bunun neticesinde de kendisine göre bir bilgiye ulaşmanın gayreti içerisinde. Ben bilemem, yargının işlettiği bu sürece müdahale etme yetkisine de sahip değilim."
"ADAM ÖLDÜRMEK İÇİN ÖZEL BİR EĞİTİMDEN GEÇMEYE GEREK YOK"
Kılıçdaroğlu'nun 'askere adam öldürme sanatını öğrenmeye gidiyorlar' sözlerini ise, Erdoğan şöyle değerlendirdi:
"Bir siyasi lider eğer böyle bir ifade kullanmışsa bana sadece böyle bir durum karşısında 'şaşırdım' demek kalır. Yani askere giden herkes adam öldürme sanatını öğrenmek için mi gidiyor? Asker hangi görevlerle mücehhez olarak döner bu bellidir. Adam öldürmek için de özel bir eğitimden geçmeye gerek yok. Zaten hiç bu eğitimi almamış olanların da nasıl adam öldürdüklerini görüyoruz. Böyle bir şey söylenmişse çok yakışıksız, bir siyasi platform içerisinde veya bir siyasi partinin genel başkanı olan şahsa bu tür bir açıklama kesinlikle yakışmaz.
"ANAYASA KONUSUNDA BAŞIMIZIN ÇARESİNE BAKIYORUZ"
"12 Eylül akşamı açıklama yaptık. Hatırlarsanız 'tüm STK'ları biz bir anayasa çalışmasına davet ediyoruz. Hepsi bu taslak çalışmalarını yapsınlar ve bizler 12 Haziran seçimlerinden sonra, yeni bir anayasa için gerekli tablonun mecliste oluşması halinde, bu adımları atacağız. Havuzlarda biriken ne varsa bunları değerlendirmek suretiyle de bir yeni anayasa hazırlığı yapalım' dedik. Kaldı ki TÜSİAD bu çalışmanın örneklerini geçmişte de verdi. Barolar birliği, TOBB daha önce yaptı. Hepsi AK Parti'nin siparişi üzerine mi yaptı? AK Parti ortada yokken de bu tür çalışmalar yaptılar.
Sayın Bahçeli'nin devleti yönetmek diye bir derdi yok. Derdi olan 'bu ülkede neler aksıyor, bu sıkıntıları nasıl aşarız' bunları düşünür. Sorunca 'bizim anayasamız hazır' diyor. O zaman açıklarsın! Uzlaşma komisyonuna adam verme talebine olumlu bakmazsın. Nerde uzlaşıp da ülkemizde neyi yapacağız? Onun için biz başımızın çaresine bakıyoruz. AK Parti olarak kendi çalışmamızı ayrıca yürütüyoruz. Yeni anayasayı halk kendisi yapsın, anayasacılar işin çerçevesini belirlesin. Partiler, STK'lar da çalışmalarını yapsın. Sonra hepsinden yararlanarak yeni bir anayasa çıkaralım. Halkın her kesiminin anlayacağı bir anayasa olsun. Cumhuriyetimizin 100. yılında inşallah dünyanın ilk 10'u içerisinde Türkiye'yle kucaklaşalım.