Yüce Divan - Özel Yetkili Mahkeme tartışması
İlker Başbuğ'un yargılanması Habertürk TV'de konuşuldu...
Hukukçular ve gazeteci, yazarlar İlker Başbuğ'un özel yetkili sivil mahkemede tutuklanması konusunda ikiye ayrılmış durumda. Bir kısım Başbuğ'un sivil mahkemede yargılanıp tutuklanmasının doğru olduğunu söylerken, bir diğer kısım ise Başbuğ'un Yüce Divan'da yargılanması gerektiğini söylüyor.
Tartışma tüm hararetiyle devam ederken, tutuklama kararının çıktığı gün mahkemeye Yüce Divan itirazı yapan İlker Başbuğ'un avukatının bugün tekrar adliyeye gelerek aynı itirazı yapması bekleniyor.
#video#57104#Video için tıklayınız...#
Başbuğ'un tutuklanması konusundaki tartışmada Hürriyet Gazetesi yazarı Taha Akyol ve gazeteci yazar Faruk Mercan, Habertürk TV'deki Gün Ortası programında Didem Arslan Yılmaz'ın sorularını yanıtladı.
TAHA AKYOL
"KANUNUN VERMEDİĞİ BİR YETKİ KULLANILAMAZ"
Kanunun vermediği bir yetki kullanılamaz. Ben Anayasa Mahkemesi'nin bu genel hükümden yola çıkarak, yani kanunun vermediği bir yetki kullanılamaz diyerek Anayasa Mahkemesi'nin 'bu dosyayı bana gönderin' diyebileceğinin mümkün olmadığını düşünüyorum.
Sadece Başbuğ'un değil diğer tutuklu yargılanan sanıklar içinde, şayet tutukluluk hali kalkarsa sağa sola bomba atma, dağa çıkma tehlikesi yoksa tutuklanma ve tutuklu yargılanma haline karşıyım.
Türkiye'de genelde muhafazakar ve liberal camia Başbuğ'un tutuklanmasını destekliyor. Demokratik bir tavır olarak görüyorlar. Bana göre, bu demokratik bir tavır olsa bile hukuk ölçülerinde kalmak gerekir. Hukukun üstünlüğü açısından olaylara bakmak gerekir. Hukukla ilgili konularda siyasi gözlükle bakmak yanlıştır.
Evet bu gelişme Türkiye'de sivil iradenin ve hukukun geliştiğini gösterir ancak bu olumlu siyasi gelişmeyi desteklerken mutlaka hukukun üstünlüğüne dikkat etmek gerekir. Yetki meselesi bu bakımdan çok önemlidir.
FARUK MERCAN
"ŞAYET BAŞBUĞ YÜCE DİVAN'DA YARGILANIRSA İSTANBUL'DAKİ DAVA NE OLCAK?"
Özel yetkili mahkemeler son dönemde içtihat geliştirmiş durumdalar. Bu suçların görev suçları kapsamına, özellikle askeri kelimesinin kapsadığı alana girmediği ve asker sahışların askeri olmayan suçlarının sivil mahkemelerde yargılanması yönünde kararlar veriyor. Eski Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner ve kuvvet komutanlarının Hasdal'ı ziyareti nedeniyle bir suç duyurusu vardı, orada da benzer bir karar çıktı.
Burada mahkemeler arasında süregelen bir tartışma var. Hangisi suçudur? Hangisi değildir?
Bence şöyle de bir tartışma var ortada; şayet İlker Başbuğ'un dosyası ana davadan, İstanbul'dan ayrılıp Yüce Divan'a götürülürse, İstanbul'da kalan yargılama nasıl yapılacak?