Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam O elbiseden sonra...

        Alihan MESTCİ/ HT PAZAR

        amestci@haberturk.com

        Bir elbise, kimilerine göre pespaye ötesi bir elbise, -evet Cecilia Bleasdale, kızının düğününde o elbiseyi giydi-, parlak bir ışığa karşı çekilen fotoğrafıyla -ve evet o fotoğrafı da Cecilia Bleasdale çekti“Mavi mi yoksa beyaz renk mi?” diye dünyayı ikiye böldüğünde cevabı henüz bulunamayan bir soru ortaya çıktı: İnsan beyni, konu çevre aydınlatması olduğunda neden farklı varsayımlarda bulunuyor? Doğrusu, mevzu ışık ve renkler ise insan aklı karışıyor. Malum, dünyayı bölen fotoğrafta, elbiseye vuran ışığı mavi kabul edenler “altın sarısı-beyaz” görüyor. Elbiseyi aydınlatan ışığı parlak beyaz renkle bağdaştıranlar ise “mavisiyah”... Rochester Üniversitesi’nden beyin ve bilişsel bilimler profesörü Duje Tadin, “İnsan beyninin hangi sebeple ayrıştığına dair henüz beni tatmin eden bir yanıt yok, arkadaşlarım şimdi bu konu üzerinde çalışıyor” diyor. Yani, “insanların aydınlatıcıya farklı renkler atfetmesinin altında ne yatıyor” bilmiyoruz ama en azından, aynı fotoğrafta ayrı renkler görmemizin bir açıklaması var: “Beynin yorum farkı.” Anlaşılan o ki, 10 milyon farklı rengi ayrıştırabilen insan gözü de yanılabiliyor.

        ‘MAVİYE MAVİ DEMEYİ GEÇ ÖĞRENDİK’

        Peki Ege Denizi’ni “şarap rengi”yle, balı yeşille, koyunları menekşe rengiyle niteleyen Homeros da mı yanılmıştı? Homeros’a dair tartışma çok. Peki ya Çin efsaneleri, İzlanda destanları, Kuran-ı Kerim, İncil veya mitolojik Hint ilahilerinde gökyüzünün mavi olduğuna dair neden tek bir ifade geçmiyor? Dilbilimci Lazarus Geiger’ın bir açıklaması var: “Biz maviye mavi demeyi geç öğrendik.” Üzerine çalışılan tüm diller önce siyahı ve beyazı keşfetti. Sonra ise kanın ve şarabın rengi kırmızıyı... Sarı ve yeşil, kırmızıyı takip etti. Mavi, adı konulan son renkti. Antik kültürlerin istisnası ise mavi boyayı bulan Mısır... Dolayısıyla, Homeros’un Odysseia’sında siyaha 200, beyaza 100 kere rastlanırken; kırmızı, sarı ve yeşil renklere yaklaşık 30 kere değinilmesi şaşırtıcı değil. Peki Homeros, denizi ne renk görüyordu? Yoksa insan, isim vermediği renkleri görmüyor mu?

        DİLDE NOKSAN, GÖZDE KAYIP

        Namibya’da Himba Kabilesi’ni inceleyen Jules Davidoff, bu sorunun peşine düştü. Zira Himba dilinde de mavi yok. Davidoff, bir kabile üyesine 11’i yeşil, 1’i mavi 12 çember gösterdi. Denek, maviyi ayırt edemiyordu. Ancak Himba dilinde yeşilin tonları, Batı dillerindekinden çok daha ayrıntılı biçimde ayrıştırılmıştı. Doğada ender görülen maviye Himbaların bir isim takmaması anlaşılabilir. Fakat Davidoff’a göre, insan gözü, dilin tanımlamadığı renkleri görse dahi ayırt edemeyebiliyor. Lakin, insanoğlu bazen gördüğüne de zıt isimler takıyor. Ve yine her şey nasıl yorumladığıyla alakalı. İspanyolca’ya “blanco”, Fransızca’ya “blanc”, İngilizce’ye “black” diye geçen Proto-Hint-Avrupa köklü “bhleg” kelimesinin anlamı “Parlamak, yanmak”. Bazı diller “bhleg”i parlaklığıyla alıp “beyaz”a çevirdiler. Bazıları ise geride kalanı, yanıp kül olan enkazı gördüler ve aynı kelimeyi kendi dillerine “siyah” diye monte ettiler.

        SKANDALDA İSİMLERİ VAR

        “Elbise, altın sarısı-beyaz mı yoksa mavi-siyah mı?” tartışması ise artık “Ak dediğim kara çıktı” şaşkınlığının ötesinde... Zira gazeteci Dan McDougall ve meslektaşı Jamie Doward, 2007’de Hindistan Yeni Delhi’deki atölyelere girmiş, çocuk işçi çalıştıran İngiliz markaları ifşa etmişlerdi. Yaşları 9 ile 13 arasında değişen çocuklarda darp izlerine rastlandı. O vakit Roman Originals, Observer Gazetesi’ne “Çocuk işçi çalıştırıldığının farkında değildik. Tedarikçi ile sözleşmemizi iptal ediyoruz” açıklamasında bulunmuştu. Tabii o yıllar, bugünkü kadar meşhur değillerdi. Nitekim, Roman Originals’ın küresel satışlarında artış bir günde yüzde 560’ı bulunca şirket, mavi-siyah elbiseyi seri üretime geçirdi. Yetkililer, “Herkese Roman Originals kalitesinde ve aynı güzellikte elbise yollanacağını garanti ediyoruz” diyor. Ancak, çocuk işçi skandalını ortaya çıkaran gazeteci McDougall, tartışmalı fotoğraf vesilesiyle artan talebin tedarikçileri baskı altına alacağının altını çiziyor ve Roman Originals’a çağrı yapıyor: “Umarım, dünyanın en ünlü elbisesini adil ticaret ve sürdürülebilir, etik üretimin sembolü haline getirirler.” Şirket, altın sarısı-beyaz elbiseyi ise tek adet üretti. Elbise, perşembe günü, online alışveriş sitesi e-Bay’de, geliri İngiliz yardım kuruluşu Comic Relief’e bağışlanmak üzere açık artırmaya çıkarıldı. Cuma günü itibarıyla elbiseye verilen son teklif ise 540 sterlindi...

        ‘Evrim, insanı maviye duyarlı hale getirdi’

        ABD California’daki Salk Enstitüsü’nde vücut saati üzerine çalışan moleküler biyoloji profesörü Satchin Panda, mavi ışığın insanların günlük hayatında çok önemli olduğunu söylüyor. İnsan gözü, farklı dalga boylarındaki 3 ana rengi algılıyor: Mavi, kırmızı ve yeşil. Ancak Panda, “Evrim, insanı maviye duyarlı hale getirdi” diyor. Zira insanlarda ve hayvanlarda bulunan melanopsin adlı sinir hücreleri, maruz kalınan mavi ışığı kaydederek günlük biyolojik saati senkronize ediyor. Mavi ışık beyne, “Uyanık kal” mesajını gönderiyor. Dünyanın ampullerle aydınlatılması, 24 saat çalışan endüstri toplumlarını kalkındırdı. Fakat artık bir önceki yüzyıla oranla yüzde 20 daha az uyuyor, zamanımızın yüzde 80’inden fazlasını kapalı alanlarda geçiriyoruz. Yapay ışıklar dolayısıyla, mavi ışığa ihtiyacımızın çok üzerinde maruz kalıyoruz. Zira, Edison’un ampulleri doğal renkleri taklit edemediği gibi daha yoğun oranda mavi ışık yayıyor. Panda, “Yapay ışık altındaki 10 dakika bile vücut saatimizi etkilemeye yetiyor” diyor. “Psikiyatrlar kapalı alanda ışığa ne süre maruz kaldığınızı sormaz. Ama yapay ışıktan sıyrılıp doğal ışık altına çıkmak melatonin seviyenizi düzenliyor. İyisi mi pencerelerinizi açık tutun, bırakın içeri doğal ışık girsin...”

        ÖNERİLEN VİDEO

        Dünyada Nasıl? - 18 Ekim 2026 (Ay'a İnsanlı Dönüşü İlk Kim Yapacak?)

        2026, Uzayda dönüm noktası mı? AYAP-1 için geri sayım başladı. Ay'a neden geri dönüyoruz? Küresel yarış hızlandı, nedeni ne? Bu kez hedef, kalıcı olmak mı? İnsanlık neden 50 yıl sonra Ay'a dönüyor? ABD mi, Çin mi, Rusya mı? Dünyada Nasıl'da Gizem Ösün sordu; Sabancı Üni. Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ersin G...
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ