Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Köprü altına ikametgâh talebi

        CEYDA ERENOĞLU/HİLAL ÖZTÜRK HT PAZAR

        Eroin bağımlısı Cihan Savaş ve ağabeyinin halini haber yaptığımızda, gazeteci olarak işimizin bittiğini ama insani olarak bitmediğini biliyorduk. Gençlerin sonunu hazırlamaya istekli bürokrasi engeliniyse hiç hesaba katmamıştık...

        1 buçuk ay kadar önce telefonumçaldı. Arayan, yıllar önce yaptığımbir haber sırasında tanıştığımeski bir alkol ve uyuşturucu bağımlısı olan Yavuz Tufan Koçak’tı. Koçak, uzun zamandır kendisini bağımlılara adamış, onların kurtulması adına çalışan bir bağımlılık danışmanı. Bir genci kurtarmak isterken tıkandığını anlatıyor ve yardımistiyordu. Cihan’ın adını ilk kez o gün duymuştum. Biliyordumki tesadüfler sonucu kendisine ulaşan bu gencin bağımlılıktan kurtulma isteğini inandırıcı bulmasa, aramazdı. Buluştuğumuzda Cihan’ın eroin bağımlılığından kurtulmak için istekli olduğunu görmek içimi umutla doldurmuştu. Cihan ve onun gibi madde bağımlısı ağabeyinin hayatı, sadece acı ve umutsuzluklardan ibaret olmamalıydı. Haberi yayınladığımızda gerisinin kolay olacağını düşündük. “Biri beni kurtarsın” diyordu ya haberimizin başlığa yansıyan cümlesinde Cihan, biz de sandık ki engeller kalkacak ve bu gençler kurtulacak. Yanıldığımızı çabuk anladık... Yavuz Bey, ilk yapılması gerekenin Cihan’ın kanının bu zehirden temizlenmesi olduğunu söylemişti. Bu tıbbi tedavi anlamına geliyordu. Gazetemizin sosyal güvenlik yazarı Ali Tezel’e danıştık. Ali Bey, bu gençlerin bağlı oldukları kaymakamlıktan gelir tespiti yaptırmaları gerektiğini, gelirlerinin aylık 313.50 liranın altında olması durumunda herhangi bir primödemesi yapmadan sağlık hizmetlerinden yararlanabileceklerini söyledi. Cihan’ı sevinçle kaymakamlığa gönderdik. Ama o, gelir tespiti için ikametgâh belgesi istendiği haberiyle üzgün döndü. Sokakta yaşayan bir gençten ikamet adresi istenmesi de neyin nesiydi? O noktada gazetemizin İstanbul Sayfaları Editörü Esra Boğazlıyan devreye girdi ve Küçükçekmece Kaymakamlığı’nın yazı işleri bölümüne durumu tüm açıklığıyla anlattı. Olumlu yanıt üzerine Cihan ertesi gün bir kez daha gitti kaymakamlığa... Ve çözümsüz bir geri dönüş daha gerçekleşti. Şaşkınlık içindeykenmuhabir arkadaşımız Hilal Öztürk, Küçükçekmece Kaymakamı’nı arayarak durumu bir kez de ona anlattı. KaymakamOrhan Öztürk, duyarlılık göstererek önce Cihan, sonra da ağabeyi için inisiyatif kullandı. Böylelikle ilk olarak Cihan, onun tedavisi biter bitmez de ağabeyi Erkan, Balıklı RumHastanesi’ne yatırıldı. Şimdi bağımlılık danışmanı Yavuz Tufan Koçak’ın yardımıyla kendilerini geliştiriyor, uygulanan terapi ve toplantılarla bir daha eskiye dönmemek için güç topluyorlar. Bir iyi haberimiz daha var: Konudan haberdar olan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, bu gençlere kucak açarak hemiş hemde kalacak yer sözü verdi.

        Mevzuatı ‘acile gelen hasta’ anlayışıyla çözüyoruz

        Kaymakam Orhan Öztürk:

        Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztürk, Habertürk muhabiri Hilal Öztürk’ün sorularını yanıtladı. 

        Bu bürokratik engeli nasıl aşıyorsunuz?

        Uyuşturucu illetine bulaşmış kişilerin ve ailelerinin çaresizliğini yakından gören her yönetici, imkânları kullanmalı. Bu açıdan ikametgâh veya gelir tespiti gibi hususlarda kişinin ilçemiz nüfusuna kayıtlı olması veya ilçemizde oturması yeterli. Ancak yeri yurdu belli olmayan veya bir şekilde ilçemizde oturan kişilerle ilişkisi olduğunu gördüğümüz bağımlıları, ücreti yardım vakfımızca ödenmek üzere tedavi merkezlerine, AMATEM veya Balıklı Rum hastanelerine gönderiyoruz.

        Bu durum acile gelen hastadan farksız...

        Burada konunun aciliyeti nedeniyle, sadece kişinin ve ailesinin mali durumuna bakıyoruz. Aileler veya kişiler bize gelene kadar gidebilecekleri her yere gitmiş oluyorlar zaten. Bundan sonrası usulüne uysun ya da uymasın çözümü dayatan bir noktadır. Bu hususta mevzuatın getirdiği kısıtlamalar elbette var ancak bu, hastanenin acil servisine gelen her kişiye acil tıbbi yardım yapılması gibi bir husustur. Bu hususta ikamet esasına bakmaksızın vicdani ve insani ölçüler çerçevesinde vatandaşımıza gereken neyse yapmaya çalışıyoruz.

        Bu durumda size başvuran çok sayıda genç var mı?

        Bu konuda bugüne kadar ağırlıklı kesimi ilçemiz mukimleri olmak üzere son 2.5 yılda 150 civarındaki gencimizi tedavi için ilgili yerlere gönderdik. Bunlardan bazıları içinde bulunduğu çevrenin etkisiyle tekrar uyuşturucuya başlayınca, ikinci hatta üçüncü defa da gönderdiklerimiz oldu. 2 yıl önce kurduğumuz İstihdam Bürosu sayesinde 200’ü aşkın kişiyi işe yerleştirdik. Bunların 60’a yakın özürlü ve engelli...

        Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’ndan kaynaklandığını öğrendiğimiz bu bürokratik engelin düzeltmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?

        Mesele anlayış ve kişisel inisiyatif kullanıp kullanmama meselesi. Kurumlarımız kadrolu personel çalıştırma sebebiyle gönüllü kuruluşlara göre daha yavaş hareket ettiği, problemlerin önünde değil arkasında kalmaktadır. Yangını su bardağı ile söndürmeye çalışan bürokratik bir yapı var.

        Habertürk sosyal güvenlik yazarı Ali Tezel:

        Mevzuat en kısa zamanda düzeltilmeli Bu ivedilikle düzeltilmesi gereken bir durumdur. Önerim gelir testinin SGK tarafından yapılması ve ikametgâh isteğine gerek kalmaması. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 60’ıncı maddesi esasen gelir testini SGK’nın yapacağını ifade ediyor. Ancak SGK bu işin altından kalkamayacağını düşünerek kendi çıkardığı genelgeyle gelir testi işini kaymakamlıklarda bulunan Fak-Fuk Fon’a devretti. Buna göre kaymakamlıklar ikamet esasına göre gelir testi yapmakta ve kendi bölgelerinde oturmayanların gelir testini yapmamakta. Bu soruna engel olunmalı ve bu durumdaki kişilerin önündeki engeller kaldırılmalı.

        PEKİ YA DİĞERLERİ?

        Bu iki genç için sevinsek de sokaklarda yaşayan çok sayıda çocuk ve gencin, tüm bu bürokratik engelleri aşamayacağını iyi biliyoruz. Halbuki “Kurtulmak istiyoruz” diyenlerin devlete sığınma isteği karşılıksız kalmamalı. Devlet bu gençlerin sorunlarını çözme yolunda konuyu bürokratların inisiyatifine bırakmamalı. Evsiz gençlerden artık ikametgâh istenmese, sizce de umut verici bir adım olmaz mı?

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ