'Anneler yemek pişirmeyi unuttu'
Prof. Dr. Adam Drewnowski'ye göre obezitenin nedenini uzaklarda aramaya gerek yok. Bu işte hepimizin payı var
Ceyda ERENOĞLU / HT PAZAR
Çocuklar sağlıksız ara öğünler yemekten ana öğünleri unuttu. Anneler evde yemek pişirme kültüründen uzaklaştı. Enerjisi yüksek, besin değeri düşük gıdaların çok ucuza satılması çok tüketilmesine yol açtı. Washington Üniversitesi’nden Prof. Dr. Adam Drewnowski’ye göre obezitenin nedenini uzaklarda aramaya gerek yok. Bu işte hepimizin payı var
Dünya çocukları giderek şişmanlıyor ve bunun önüne geçmek her geçen gün zorlaşıyor. Washington Üniversitesi Sağlık Ölçü Bilimi ve Değerlendirme Enstitüsü’nün 188 ülkede yaptığı incelemeye göre, aşırı kilolu veya obez nüfusun son 30 yılda 857 milyondan 2.1 milyara yükseldiği görülüyor. Şişmanlamak sadece fiziksel yönden hoş olmayan bir görüntüye sahip olmak anlamına gelmiyor. Bu sorun yüzünden çocukların çok sayıda hastalığa yakalanma riskleri de artıyor. Yemek pişirmeyi unutan ve evde mutfağa girmeyen anneler, kolayca ulaşılan yüksek enerji ve boş kalori kaynağı atıştırmalıklar, yararsız besine ucuz fiyat biçenler ve obezite tehlikesine karşı yeterli önlem almayan sağlık otoriteleri ile hareket düşmanlığı sorunun en önemli nedenleri arasında yer alıyor.
AMERİKA’DA FAKİRLER MEKSİKA’DA ZENGİNLER OBEZ
Obezite sorunu ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Hatta aynı ülke içinde bile değişik oranlarda görülebiliyor. Washington Üniversitesi Halk Sağlığı Beslenme ve Obezite Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Adam Drewnowski, “Obezitenin en önemli nedeni toplumun sosyoekonomik durumudur. Amerika’nın bir bölgesinde her 20 çocuktan biri obez iken birkaç kilometre uzaklıkta bu rakamın her 3 çocuktan bire indiğini görebilirsiniz” diyor. Amerika’da düşük, Meksika’da ise yüksek gelir seviyesinde kişilerin obez olmaları dikkat çekiyor. Amerika’daki sorun, gıdaların düşük fiyatta olması nedeniyle ulaşılabilirliğinin çok yüksek olmasından kaynaklanıyor. Bu bir avantaj gibi görünmekle beraber bu gıdaların çoğunun yüksek enerjili ve boş kalorili oldukları belirtiliyor. Meksika’ya bakıldığında ise durum tersi... Ekonomik seviyesi daha düşük olan bölgelerde daha düşük kalorili besinler tüketiliyor.
Sosyoekomik seviyesi gelişmiş kesimlerde ise yüksek kalorili yiyecekler tükettiği için obeziteye daha çok rastlanıyor.
KADINLAR UNLU ÜRÜNLER ERKEKLER ET TÜKETİYOR
Obezite özellikle kadın ve çocuklar için büyük bir tehdit iken erkeklerde kadın ve çocuklardaki kadar yüksek oranda görülmüyor. Bu, aile içinde kaynakların nasıl tüketildiğini gösteriyor. Günümüzde ailelerde et ürünlerini daha çok erkekler tüketirken, kadınlar genellikle şekerli ve unlu gıdaları tercih ediyor.
FRANSIZ ÇOCUK 3, AMERİKALI ÇOCUK 7 ÖĞÜN YİYOR
Prof. Dr. Adam Drewnowski, günümüzde çocukların şişmanlıklarının ana nedeninin fazla yemek olduğuna dikkat çekiyor. Sağlıksız atıştırmalıklar çocuklar için ciddi bir tehdit olarak görülüyor. Çocukların günde 3 ana öğün yemeleri gerektiğini söyleyen Drewnowski, “Fransa’da bir çocuk günde 3 ana öğün yerken, Amerikalı bir çocuk günde ortalama 7 öğün yiyor. Öğünler atıştırmalıklarla geçirilir hale gelince de özellikle akşam öğünleri ortadan kalkıyor” diyor. Profesör, ana öğünlerin ortadan kalkmasının sağlıksız beslenen bir nesil anlamına geldiğini belirtiyor. İskandinav ülkelerinde ise hem beslenme hem de egzersizle ilgili başarılı programlar yürütüldüğü için çocuklarda obeziteye sık rastlanmıyor. Drewnowski, çocukların obez olmasını annelerin yemek pişirmeyi unutmasına bağlıyor: “Günümüzde anneler yemek pişirmiyor çünkü nasıl sağlıklı yemek pişireceklerini unuttular.” Bu sorunun giderilmesi için okullarda besin eğitimlerinin yanında sağlıklı yemek pişirme tekniklerinin öğretilmesinin gerektiğini söylüyor.
AKŞAM YEMEĞİ ÇOK ÖNEMLİ
Zira 2 yaşında bir çocuk obez ise ileri yaşlarda obez ve aşırı kiloda olma riski çok yüksek. Amerikan Pediatri Derneği’nin önerisine göre bir çocukta 2 yaşından önce obezite riski varsa, çocuk doktorlarının 6. aydan itibaren bu sorunu atlamayıp önleyici tedbirler almaları gerekiyor. Çocukların alacakları gıdanın besinsel kalitesinin iyi ve zengin olmasına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Drewnowski, sağlıklı beslenmeye zaman ayrılması gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle de akşam yemeğine... “Her öğün önemli olmakla beraber benim için günün en önemli öğünü akşam yemeğidir” diyen Prof. Dr. Adam Drewnowski, şöyle devam ediyor: “Çünkü akşam yemeği ailenin bir araya toplandığı, ebeveynlerin çocuklarına beslenme konusunda örnek olacağı en önemli öğündür. Kahvaltı okulda ya da yolda yenebilir ama akşam yemeğinin yeri ayrıdır. Akşam yemeği, farklı türlerde yiyeceklerin bir araya gelmesine fırsat sunduğu için hem besleyicilik hem de eğitim açısından çok önemlidir.”
Beslenme eksikliği kaynaklı obezite % 50 azaltılabilir
Prof. Dr. Adam Drewnowski’ye göre Amerika’da yüzde 33’lük yetişkin obezite oranı, alınacak tedbirlerle yüzde 15’e indirilebilir. Bu sorunun yüzde 70’i beslenme ve aktivite eksikliğinden kaynaklanıyor. Genetik nedenlere dayanan yüzde 15’lik bölümde ise bu oranı düşürmenin çok zor olduğu belirtiliyor. Türkiye’de 5 yaşın altında her 4 çocuktan biri fazla kilolu ve obez. Küresel olarak, 2010 yılında 5 yaş altındaki fazla kilolu çocukların sayısının 42 milyondan fazla olduğu tahmin ediliyor. Bu çocukların 35 milyona yakını gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü 2020 yılında çocukluk çağında obezitenin yüzde 33’e ulaşacağını öngörüyor. Washington Üniversitesi Sağlık Ölçü Bilimi ve Değerlendirme Enstitüsü’nün raporuna göre, küresel olarak aşırı kilo ve obezite 1980 ve 2013 yılları arasında 18 yaş altındaki bireyler arasında, yüzde 50’ye yakın bir oranda artış gösterdi. Aynı oran, çocuklar için de geçerli. Araştırma ayrıca, denetim altına alınmaması durumunda obezite riskinin gelecekte ortalama yaşam süresinde düşüş meydana gelmesine sebep olacağına işaret ediyor.
Boş kalori-dolu kalori teorisi
Prof. Dr. Adam Drewnowski “Boş kaloridolu kalori teorisiyle” ün salmış bir isim. Ona göre 140 kalorilik çikolatayla 140 kalorilik yoğurt aynı besin değerine ve etkiye sahip değil. Yoğurdu, içinde besleyici vitaminler, mineraller ve protein bulunduğu için “dolu kalori”, çikolatayı ise “boş kalori” olarak değerlendiriyor. Beslenme profilini ise gıda içindeki besinlerin, gıdanın kalorisine olan oranı olarak tanımlıyor. Bu teorinin temelinde enerji içeriği zengin olan gıdaları, besleyici içeriği zengin olan gıdalardan ayırmak yatıyor. Ailelerin gıdaların etiketlerine bakarak enerji bakımından zengin gıdalardan besince zengin gıdaları ayırabileceğini söyleyen Drewnowski, “Böylece çocukların boş kalori alarak, ‘gizli açlık’ yaşamaları engellenebilir” diyor.
Dengeli beslenen çocuk, vitamin takviyesine ihtiyaç duymaz
Bir çocuğun dengeli olarak tüketmesi gereken gıdalar:
Et
Süt ve süt ürünleri
Enerji içeren tahıllar
Kemik yapıcı kalsiyum içeren besinler
Vitamin içeren meyveler/sebzeler
Lifli gıdalar
Bunların yeterli ve dengeli tüketilmesi halinde sağlıklı bir çocuk vitamin ve mineral takviyesine ihtiyaç duymuyor.
En sağlıklı atıştırmalıklar: Kuru meyve, çerez, yoğurt
Kuru ve taze meyveler, çerezler ve yoğurt/meyveli yoğurt çocukların ara öğünlerindeki en iyi atıştırmalıklar olarak görülüyor. Açlığı yatıştırma ihtiyacıyla yiyeceklere saldıran çocukların ilk tercihlerinin bunlar olması gerekiyor.
Obeziteyi ortadan kaldıracak adımlar
Okullarda gıda ve sağlıklı besin eğitimi
Sosyal medyada sağlıklı besin farkındalığı yaratılması
Besin yoğunluğu yüksek gıdalar için fiyat teşviki
Boş kalorili gıdaların daha ucuz olduğu için daha cazip olmaları gerçeğini ortadan kaldırmak
Adam Drewnowski kimdir?
Türk Pediatri Kurumu’nun davetlisi olarak geldiği Türkiye’de çocuk beslenmesi konusundaki araştırmaları hakkında HT Pazar’a özel açıklamalarda bulunan Washington Üniversitesi Halk Sağlığı Beslenme ve Obezite Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Adam Drewnowski, geliştirdiği beslenme profilleriyle ünlü bir bilim insanı. Araştırmalarında tat, maliyet ve kolaylığın gıda tercihleri ve yeme alışkanlıkları üzerindeki etkilerine ve sağlıktaki eşitsizliklere odaklanan Drewnowski, yiyecek ve içecekleri besleyici içeriğine göre sınıflandıran bir beslenme profili geliştirmesiyle tanınıyor. 100’den fazla araştırma, çok sayıda inceleme ve kitap yayınlayan Drewnowski, sık sık ulusal ve uluslararası toplantılara katılıyor.