Burnunuz koku almamaya başladıysa Alzheimer olabilirsiniz
Burun hastalığınız olmamasına karşın koku alma duyunuzda azalma varsa bu Alzheimer olduğunuza dair bir işaret olabilir
CEYDA ERENOĞLU /HABERTÜRK
YAZI DİZİSİ 1
Burun hastalığınız olmamasına karşın koku alma duyunuzda azalma varsa bu Alzheimer olduğunuza dair bir işaret olabilir. Tokalaştığınız biri elinizi sıkıp bırakmıyorsa myotoni hastası olabilir. Yürüme güçlüğü yaşayan yaşlı bir kişiyseniz hemen kanınızdaki tuz miktarının seviyesini ölçtürmelisiniz. Kaslı bir karın yapısının reflü hastalığına davetiye çıkardığını unutmamalısınız
Hastalıklara dair çok şey biliyor olabiliriz. Ama bilmediklerimiz de var... Yeditepe Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı İç Hastalıkları ve Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı bilinmeyenleri ya da az bilinenleri anlattı:
NÖROLOJİK SİSTEM:
Burun hastalığınız olmaksızın koku alma duyunuzda belirgin azalma varsa: Hem belli yaşın üzerindeyseniz hem de koku alma duyunuzda burunla ilgili bir hastalığa bağlı olmayan azalma varsa demans-Alzheimer gibi hastalıklardan birine yakalanmış olabilirsiniz. Koku alma siniri beynin dışarıya açılan kapısıdır ve beynin genel fonksiyonel kapasitesi ile ilgili bilgi verir.
Sabah kahvaltıda ne yediğinizi hatırlamayıp ilkokulda kullandığınız çantayı detayları ile hatırlıyorsanız: Bu durum 70 yaşlarındaki bireyin güçlü bir hafızasının olduğunu değil tersine bu kişide demansın başlamış olduğunu gösterir.
Yürüme güçlüğü yaşıyorsanız: Denge bozukluğu başlayan yaşlılarda ilk bakılması gerekenlerden biri kandaki tuz miktarının seviyesidir. Kronik tuz (sodyum) eksikliği denge bozukluğu ve yürüme güçlüğü yaparak düşmeye zemin hazırlar. Kırıkların görülme sıklığı artar.
Tokalaştığınız birisi elinizi sıkıp bırakmıyorsa: Şaka yapıyordur, psikopattır, âşıktır ya da myotoni hastasıdır. Myotoni güçsüzlüğün tersine, kasılmanın normal veya oldukça iyi, kasıldıktan sonra gevşemenin güç olduğu bir durumdur.
GASTROİNTESTİNAL SİSTEM
Reflü, karın kası yapanlarda DAHA SIK GÖRÜLÜYOR
Karın kası yapmaya yönelik spor yapıyorsanız: Reflü, karın kası yapan kişilerde daha sık görülür. Bunun nedeni düzenli yapılan egzersizler sırasında artan karın içi basıncının mide kapakçığını zorlayarak genişletmesidir.
İltihaplı bağırsak hastalığı tanısıyla izleniyor ve son zamanlarda bel ağrısı çekiyorsanız: Bu kriterlere uyuyor, sabahları tutuklukla uyanıyor, tutukluğunuz 1 saat kadar sürüyor ve ilerleyen saatlerde hareket etmekte rahatlıyorsanız bağırsak hastalığına bağlı omurga romatizmanız olabilir.
Karın ağrınız varsa: Böbreklerin iltihap ve taşları karın bölgesine yansıyan ağrılara yol açabilir.
“Midemi koruyorum” diye uzun süredir gereksiz şekilde mide asidini azaltan ilaçlar kullanıyorsanız: Mide asidi çok azaldığından midenin bakteri öldürme özelliği ortadan kalkar. Bağırsak enfeksiyonları, reflü ve aspirasyonlar ile akciğer enfeksiyonları görülür.
Karın ağrınız özellikle yemek sonrasında oluyorsa: Kalp-damar hastalığı bakımından risk faktörleriniz varsa ve hâlâ kardiyoloji doktorunuza muayene olmadıysaniz ilk sıraya karnınızdan önce kalbinizi koyabilirsiniz. Yemekten sonra karnın ortasında kramp tarzında ağrılar olmasına ‘bağırsak anginası’ denir. Bağırsaklara yeteri kadar kan gelmediği için iskemi ağrıları oluşur.
KARDİYOVASKÜLER SİSTEM
Parmaklarınızın ucunda çomaklaşma varsa kalbiniz hasta olabilir
Yüzünüz aniden kızarıyorsa: Ani yüz kızarmasıyla birlikte çarpıntı, terleme ve tansiyon yüksekliği oluyorsa böbrek üstü bezinden kontrolsüz adrenalin salgılayan iyi huylu bir tümörün varlığından söz edilebilir. Bu sorun adrenalin ve metabolitlerinin kan ve idrarda ölçülmesiyle saptanır. Tedavisi gerekir.
Parmaklarınızın ucunda çomaklaşma olduysa: Bu sorun parmaklarınızın değil kalp ve akciğerlerinizin hasta olduğunu gösterir. Sorununuz uzunca bir süredir kanda oksijen azlığına yol açan bir kalp hastalığı (genellikle doğumsal) veya oksijenlenmeyi bozan akciğer hastalığı (bronşektazi, kistik fibroz) olabilir. Uzun süren oksijensizlik damarsal büyüme faktörlerinin yapımını artırmakta, bunlarsa parmak uçlarında kılcal damarların artmasına yol açmaktadır.
Kalp yetmezliği tedaviniz için, ‘digitalis purpurea’ bitkisinden elde edilen bir ilaç kullanıyorsanız: Görmede değişiklikler, yanıp sönen veya titreyen ışıklar, ışığa karşı duyarlılık, cisimleri olduklarından büyük ya da küçük görme, bulanıklaşma, renk değişimi gibi belirtiler yaşayabilirsiniz. Bu durumlar ilaçtan kaynaklanan bir zehirlenmeye maruz kaldığınızı gösteriyor olabilir.
YAZI DİZİSİ 2
SU iÇMEDEN KRAKER yiyemiyorsanız dikkat!
Su içmeden kraker yiyemiyorsanız, ağız ve göz kuruluğu yapan salgı bezlerinizde kronik iltihaplı bir hastalığınız bulunabilir. Uzun süren hıçkırık, diyafragmayı uyaran tümöral hastalıklara işaret edebilir. İdrar renginiz kahverengiye dönüşmüşse idrara büyük olasılıkla kas yıkımına bağlı, ‘myoglobin’ denen bir madde geçiyordur
Hastalıklara dair çok şey biliyor olabiliriz ama bilmediklerimiz de var. İşte Yeditepe Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı İç Hastalıkları ve Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr Yaşar Küçükardalı’dan ‘hastalıkların bilinmeyenleri’ ile ilgili bilgiler:
SOLUNUM SİSTEMİ
Hıçkırığınız uzun sürüyorsa: Hıçkırık çoğu zaman basit nedenlere bağlı olarak ve kısa süreli gerçekleşir. Ancak uzun süren hıçkırıklar diyafragmayı yukarıdan (akciğer) ve aşağıdan (mide, karaciğer, dalak) uyaran tümöral hastalıklara işaret edebilir. Bu sorun halinde doktora başvurulması gerekir.
Kilo fazlalığı olan bireylerde hipertansiyonu kontrol altına almak güçleştiyse: Kilo fazlalığı halinde 3’ten fazla tansiyon ilacı kullanmanıza rağmen kan basıncınız yüksek seyrediyorsa, gece uykuda solunum duraklaması ve solunum yavaşlamasıyla (uyku apnesi) karşılaşma olasılığınız yüksektir. Bu durum polisomnografi laboratuvarında yapılacak analizle ortaya konabilir. Kan basıncı, CPAP cihazıyla normalleştirilip daha kolay kontrol altına alınır.
KAS-İSKELET SİSTEMİ
Kulağın önünde bir yerden tıklama, tıkırtı sesleri geliyorsa: Bu bölge çene ekleminin olduğu bölgedir. Özellikle alt çenenin hareketi sırasında (ağzı açmak-kapamak, esnemek, konuşmak, yemek yemek, sakız çiğnemek, çeneyi hareket ettirmek) tıklama gibi sesler hissediliyorsa çene ekleminin düzeninin bozulduğu düşünülebilir. Çene eklemi akut veya kronik bir veya birden fazla etkenle karşılaşırsa eklemin yapısı bozulur. Bunun sonucunda disk yerinden oynar. Çene hareketi sırasında disk ve kemik yapı doğru pozisyona gelmeye çalışırken tıklama hissedilir.
Su içmeden kraker yiyemiyorsanız: Bu sorun kişide ağız ve göz kuruluğu yapan salgı bezlerinin kronik iltihaplı hastalıkları halinde görülür. Tanı konmasında gecikmeler yaşanır. Gözde devamlı bir yabancı cisim hissi olması ve su içmeden kraker yenilememesi, kuruluğun ciddi olduğuna dair ipuçları olarak kabul edilmektedir.
YAZI DİZİSİ 3
Ensenizde renk dönüşümü varsa gizli şekerinize baktırın
Ensenizde ve koltuk altlarınızda kahverengi renk dönüşümü oluşmaya başladıysa gizli şekerinize ve ensülin direncinize baktırın. Avuç içlerinizde sararma varsa karoten içeren gıdaları ne kadar tükettiğinizi gözden geçirin
Hastalıklara dair çok şey biliyor olabiliriz ama bilmediklerimiz de var. Yeditepe Üniversitesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı İç Hastalıkları ve Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr Yaşar Küçükardalı, ‘hastalıkların bilinmeyenleri’ ile ilgili bilgiler vermeyi sürdürüyor.
ENDOKRİN SİSTEM
10-15 yıllık diyabet hastasıysanız: Bu hastalarda, ‘sessiz myokard enfarktüsü’ olur. Özellikle 10-15 yıllık diyabet hastalarında nöropati yani sinir hastalığı gelişmiş olacağından, ağrı duyusu kaybı oluşur. Normalde enfarktüs göğüs ağrısına yol açsa da bu hastalarda enfarktüs olduğunda belirgin ağrı olmayabilir. Genel belirtiler; halsizlik, bulantı, tansiyon değişikliği ve nefes darlığıdır. Şüphelenilmesi durumunda tanı; EKG, kalp enzimleri, efor testi ve anjiyoyla konur.
Sadece toplam kolesterol düzeyine bakarak, “Kolesterol düzeyim düşük” diyorsanız: Diyemezsiniz. Toplam kolesterol/ iyi kolesterol (HDL kolesterol) oranının 4.5’in altında olması gerekir. Total kolesterol 210 mg/dl, HDL: 30 mg/dl olsun. 210/30=7. Bu oran kötüdür ve hastada kalp-damar hastalıkları bakımından risk var anlamına gelir. Diğer yandan total kolesterol 320 mg/ dl, HDL kolesterol 80 mg/dl olsun. 320/80=4. Bu hastada lipidler bakımından kardiyovasküler risk yoktur.
Ensenizde ve koltuk altlarınızda kahverengi renk dönüşümü olmaya başladıysa: Büyük olasılıkla şeker hastalığınız başladı demektir ve gizli şeker ile ensülin direncinize baktırmanız gerekir. Tip 2 şeker hastalığının erken döneminde şekeri kontrol edebilmek için pankreastan fazla ensülin salgılanır. Ensülin kan şekerini kontrol edip bazen normalin de altına düşürdüğünde ‘hipoglisemi’ olur ve tatlı yeme ihtiyacı duyulur. Salgılanan fazla ensülinin kilo aldırıcı özelliği vardır. Aynı zamanda ciltteki renk hücrelerini (melanositleri) uyarır ve fazla kahverengi renk oluşumuna yol açar.
HEMATOLOJİK SİSTEM
DEMİR eksikliğine dikkat!
Demir eksikliğiniz varsa: Kadınlarda demir eksikliği kaynaklı kansızlık nedenleri araştırıldığında; demir içerikli beslenmede ve emilimde yetersizlik, mide-bağırsaklardan kayıp, eksilmenin olmadığı hallerdeyse jinekolojik nedenler ön plana çıkar. Aylık kanamaların normalden fazla olmasında kadın hastalıklarıyla ilgili hormonal ya da başka bir hastalık bulunmuyorsa pıhtılaşma testleri yapılması gerekir. Bu durum sinsi bir kanama bozukluğundan kaynaklanabilir.
Çocuğunuzun gıda dışı madde (toprak, kireç, kâğıt) yeme eğilimi bulunuyorsa: Bu sorunu yaşayan çocuk ve ergenlere hemen davranış bozukluğu teşhisi koymayın. Genel kabul gören açıklama vücuttaki mineral eksikliğinin (özellikle de demir eksikliğinin) davranışa yansımasıdır. Bu sorun, ‘demiri yerine koyma’ ve ‘davranış düzenleyici yaklaşımlar’ ile tedavi edilebilir.
KARACİĞER, DALAK PANKREAS SİSTEMİ
Sararma neyin işareti?
Avuç içlerinizde ve ayak tabanlarınızda sararma oluyorsa: Sararma en çok avuç içlerinizde ve ayak tabanlarınızda olup gözlerde sararma olmaması durumunda, “Karaciğer hastalığına bağlı olarak sarılık oldum” diye düşünmeyin. Havuç, balkabağı, tatlı patates, turunçgiller ve kırmızı biber gibi karoten içeriği yoğun olan gıdaları fazla tüketip tüketmediğinizi gözden geçirin. Karoten, A vitamininin ön maddesidir ve karaciğerin A vitaminine dönüştürme kapasitesi bellidir. Eğer karoten alımı bu dönüşümü aşarsa, kanda ve dokularda karoten seviyesinin artmasına bağlı olarak öncelikle avuç içleri, ayak tabanları ve kulak kepçelerinde sararma meydana gelir