Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        İLGİLENENLERE soruyorum: Venezüella'nın Devlet Başkanı Chavez'i seviyor musunuz? Adam halkını düşünüyor. Halkı için her türlü kararı almaktan çekinmiyor. Akan suları durduran cümlesi şu: Ulusun menfaati...

        En son canlı yayında yoksullara ev kredisi vermediğini öğrendiği özel bir bankanın genel müdürünü tehdit ederek "Bankaya el koyarım" derken izledik, kendisini...

        Bu diyaloğu izleyen halkın bir kez daha beğenisini kazanmıştır hiç şüphesiz...

        Fakir bir Venezüellalının tepkisini tahmin edebiliyorum. Oyu da bellidir.

        Yine de bu olayda bir terslik yok mu?

        Bu tip liderlerin her zaman doğru yapacağına inanır mısınız?

        Bir gün ulusun menfaati için kişilerin temel hak ve hürriyetlerini sınırlandırmayacağına emin misiniz?

        Ben açıkçası Chavez gibi liderlerden korkarım. Yönetimleri istikrar içerir. Ama önünde sonunda ülkeyi kendisinden daha iyi yönetecek kimsenin olmadığını düşünürler. Ve gitmesini bilmezler. Şekli demokrasi bile onları göndermeye yetmez. Çünkü elinde onu başarıdan başarıya uçuracak, uzun süre onu idare edecek, iktidar yapacak "ulusal menfaat" gibi bir anahtar vardır. Vurur, kırar, döker kimse ses çıkarmaz!

        Bu tip liderler kendilerini denetleyecek tüm mekanizmaları da sessiz bir şekilde yok ederler. Hukuk değil, kendi vicdanlarıdır onlara yol gösteren...

        Chavez yerine Merkel'i, Obama'yı, Clinton'u, Sarkozy'yi tercih ederim.

        Bilirim ki halk onu 20 yıl başında tutmaya karar verse bile onlar gidecektir. Onların gidecek olması beni rahatlatır. İktidarda sürekli kalma hastalığına başka bir deyişle akıl tutulmasına yakalanmazlar. Ve hiç kimse "Ya adam ülkeyi çok iyi yönetti. Parlak bir sicili var. Ekonomi büyüdü" gibi bir argümanla sistemi zorlamaz. Kim olursa olsun başkan/başbakan önceden belirlenmiş bir süreç sonunda görevini devreder. Bir de gidecekleri bilindiği için denetim mekanizmaları doğru işler. Hesap verirler.

        Başka bir deyişle ister parlamenter sistem, ister başkanlık sistemi, isterse yarı başkanlık sistemi olsun demokrasinin olmazsa olmaz kuralı başa gelenin gidişini belirleyen yolun temiz ve açık kalmasıdır...

        Hüsnü Mübarek... Güya ülkesinde demokrasi var. On yıllardır ülkesini yönetiyor. Çünkü hep doğru yaptığını düşündü. Hep halkın menfaatini düşündüğü konusunda halkını ikna etti. Masaya gereğinde yumruğunu vurdu. Gereğinde babacan oldu. Gereğinde astı. Ama hepsi ülkesini kendisi dışında kimsenin iyi yönetemeyeceğini düşünerek yaptı. Sonra isyan başlayınca kendi seçtiği hükümeti istifaya çağırdı ve söz verdi: Reformlar yapılacak... Şimdi aklı ona diyor ki iktidarda kalmak için reform yap...

        Sorunun kendisinin sürekli ülkeyi yönetmesinden geçtiğini düşünmüyor bile. Yani ülkeyi yönetenlere "peygamber bile olsan" şu süreden sonra gideceksin denilmeli. "Halkım beni istiyor. Onlar isteyene kadar kalırım" demek, karşıtların öfkesini artırıyor.

        Yaşananlar gösteriyor ki, önü kesilmezse, ülke menfaatini benden iyi gerçekleştiren olmaz diye düşünen başbakanlar, başkanlar önünde sonunda diktatör olmak zorunda kalıyor...

        Diğer Yazılar