Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        "GÖNDERECEKSİN" dediler 5 yaşındaki bebelerimizi ilkokula gönderiyoruz ya...

        Yaptılar, oldu! Şşşşt!

        Yine de biz anneler rahat durmadık... Niye mi? Uyuyamadık da ondan!

        İnatla, "5 yaş ilkokul yaşı değildir!" demeye devam ediyoruz.

        Bir imza kampanyası başladı.

        Peki ne diyoruz?

        1- Yeni yasayla 2012-2013 öğretim yılında ilkokul birinci sınıfa başlaması öngörülen 66-67-68 aylık çocukların (Eylül 2012 itibarıyla ilkokula başlatılması planlanan Ocak-Şubat-Mart 2007 doğumlu çocuklar) anaokuluna, ilkokul hazırlığa (okul öncesi eğitime) alınmasının daha uygun olduğunu düşünüyoruz.

        2- Bu yaş aralığındaki çocukların ilkokula başlatılmasının velilerin inisiyatifine bırakılmasını istiyoruz, çocukların okul öncesi eğitim kurumlarına kabul edilmeleri için fiziksel gelişim yetersizliği şartının kaldırılmasını talep ediyoruz.

        3- Çocukların gelişimlerini tamamlayabilmeleri için, yasadaki yaş aralığının, 54-65 ay arası "5 yaş", 42-53 ay arası "4 yaş", 30-41 ay arası "3 yaş" olarak tanımlanması istiyoruz.

        İsteyenin bir yüzü...

        Şahane annelerden Berna, ümitsiz ifademi beğenmemiş olacak ki noktayı koydu:

        "Bir yere varmayabilir ama kızıma en azından ben denedim, bak bunu yaptım, çalmadık kapı bırakmadım demek istiyorum. Anlatacak bir hikayem olsun!"

        Bakmayın onun "Bir yere varmayabilir!" dediğine...

        İmza sayısı iki günde 10 binlere ulaştı.

        www.imzakampanyam.com

        *

        305 çalışanın işine son verildi bu memlekette, bir gecede, cep telefonlarına gelen bir mesajla üstelik... Yetinmediler... THY grevcilere dava açmaya hazırlanıyormuş. Zarar 2 milyon dolarmış! Nasıl bir sindirme, nasıl bir "Ses çıkarma başını ezerim" politikasıdır bu! Öldürün gitsin bari, tez çözüm... Sendika ve THY yönetimi sütten çıkmış ak kaşık sanki, 305 kişi evine ekmek götüremeyecek, onları düşünen yok. Sendikayı da kutlarım, iletişimsizlikleri için, artık evlat ediniversinler o 305 kişiyi, bir zahmet!

        Atatürk Havalimanı'nda eyleme devam edilecekmiş...

        Onların da anlatacak bir hikâyesi olsun bari...

        O derece ümitsizim, karamsarım.

        Grev bir haktır. Saçmaladım değil mi? Ne hakkı?

        Havacılıkta grev yasağı var artık...

        Yaptılar oldu...

        Ses çıkarmayın demedim mi ben size?

        *

        Mehmet Ağar'ı protesto eden Cumartesi Anneleri'ne tehdit büyük yerden geldi!

        Haberi aynen aktarıyorum...

        "Eski özel harekâtçı Korkut Eken, 'Geldikleri yer yanlış yer. Evlatlarının katillerini, Kandil'de arasınlar. PKK'nın dağ kadrolarında arasınlar. PKK'nın siyasi temsilcileriyle gelmeleri maksatlarını ortaya koymaktadır. Amaçları bu huzur dolu ilçede karışıklık çıkarmak ve Sayın Mehmet Ağar'ı rahatsız etmek' dedi. Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk'un daha önce 'Ağar'a şato tahsis edildi' dediğini hatırlatan Korkut Eken, 'Peki kendisi, Abdullah Öcalan'a ada tahsil edilirken niye sesini çıkartmadı. Diğer milletvekili ve etrafındakiler de bizi çok iyi tanırlar, asıl kâbus biz oluruz' diye konuştu."

        O günden beri bekliyorum... Tısss... Bir Allah'ın kulu da çıkıp demedi ki, "Ey ahali, evlatlarını kaybetmiş bu kadınlara asıl 'Kâbus biz oluruz' demek ayıptır!" Günahtır... Bırakınız ses çıkarsınlar, bırakınız bağırsınlar!

        *

        Malum gündem değişti.

        Uludere kürtaja bağlandı...

        Kürtaj tecavüz bebeklerine dönüştü...

        Şimdi ise moda doğmayan çocukların mektuplarıyla gözyaşlarına boğulmak... Ben onlarla birkaç tecavüz mağdurunu ya da çocuk gelinleri tanıştırmak isterim şahsen... Üstelik çatır çatır anlatırlar, bütün detaylarıyla başlarına geleni, kurgu mektuplara falan gerek yok...

        Uzun lafın kısa herkesin kâbusu kendine...

        Küçükken korkmamak için ışık yakardım...

        Ne saflık!

        Yetişkin kâbuslarıma gelince... Yarın devam edeceğim...

        Diğer Yazılar