50 yaşındaki bir kadının yeniden evlenme ihtimali yok!
Eşi vefat eden 50 yaşındaki bir kadının yeniden evlenme, yeni bir yuva kurma ihtimali var mı, yok mu? Evlilikten beklenti sadece çocuk doğurmak mı? Ki, böyle de olsa 58 yaşında bile doğuran pek çok kadına dair haberler okumadık mı?
Yazımıza konu olay Ceyhan’da meydana geldi.
Ceyhan Devlet Hastanesi’nde ameliyat olan M. K.’ya ameliyat esnasında karbondioksit tüpü yerine oksijen tüpü verildi. Ameliyat masasında yatan M. K.’ya yanıcı özelliği olan oksijen gazının verilmesi üzerine beklenmedik bir olay gerçekleşti. Oksijen gazı alev aldı ve narkozun etkisinde ameliyat masasında yatan M. K.’nın iç organları yanmaya başladı.
Film sahnelerini aratmayan görüntülerin yaşandığı ameliyathanede, yangın söndürüldü. M. K.’nın yanan iç organları daha sonra müdahaleyle tedavi edildi. Ancak, karın bölgesindeki yanık izleri giderilemedi.
M. K., vücudunda oluşan ameliyat izi nedeniyle evlenmesi ve iş bulma olasılığının azaldığını belirterek 20 bin lira maddi ve operasyonda yaşadığı olaylar nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın karşılığı olarak da 50 bin lira da manevi tazminat talebiyle dava açtı.
Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, M. K.’nın yaşadığı olayların sorumlusunun hastane ve çalışanlar olmadığı, hastanenin malzeme aldığı firmanın gazları karıştırdığı ve ameliyathaneye gönderilen karbondioksit gazının içine oksijen konduğu belirtildi.
Vefat eden babasından Bağkur ve vefat eden eşinden emekli maaşı alan M. K.’nın herhangi bir işte çalışmadığı için işgücü kaybı olmadığını belirten Mahkeme, ayrıca davacının vücudunda oluşan yara izi nedeniyle EVLENME ve iş bulma olasılığının azaldığı iddialarını da reddetti.
Mahkeme, yaşanan olay sırasında 50 yaşında olan M. K.’nın ilerde evlenme olasılığının azaldığı iddiasına ilişkin, “Gelecekte gerçekleşmesi kesin olmayan nitelikte bir varsayım” yorumunu yaptı.
Böylece, M. K.’nın vücudundaki izlerin evlenme ihtimalini azalttığı iddiasına ilişkin istediği maddi tazminat talebi de reddedilmiş oldu.
Adana 1. İdare Mahkemesi, M. K.’ya yaşadığı olay nedeniyle 20 bin liralık manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Karar, Danıştay 15. Dairesi tarafından da onandı.
İdare Mahkemesi’ne, karnındaki yaralar nedeniyle yeniden evlenme ihtimalinin azalmasını gerekçe göstererek maddi tazminat talebinde de bulunan M. K.’nın tazminat talebinin reddedilmesi kesinleşti.
Bu kararla birlikte, İdare Mahkemesi ve Danıştay 50 yaşındaki bir kadının yeniden evlenme ihtimaline “Varsayım” gözüyle baktığını kabul etmiş oldu.
Davayı açan M. K., karnındaki yanık izleri yüzünden içine mi kapandı?
Karşısına çıkacak olan eş adayının, karnındaki yanık izini sorun edip etmeyeceğini düşünmeyecek mi?
Her kadının vücuduyla barışık olma hakkı var. Hastanenin hatası nedeniyle karın bölgesindeki yanık izleriyle yaşamak zorunda kalan M. K.’nın yeniden evlenmesi halinde “İyi ki Devlet kasasından tazminat verilmemiş. Karnındaki yanık izlerine rağmen yeniden evlendi” mi denecek?
Vücudunda tedavi edilemeyen yanık izlerinin oluşması maddi tazminatı da gerektirmez mi?