Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        YİĞİT Bulut, kaç gündür “Yalova’nın kalbine bomba yerleştirildiğini” ileri süren yazılar yazıyor. Türkiye’nin uluslararası bir firma tarafından (Royal Vopak) dünyanın kimyevi atık deposu haline getirilmek istendiğini öne sürüyor... Bulut’un yazılarından anlıyorum ki bu hükümet ülkeyi sattı, satacak! Bakın ne demiş Bulut? “Sevgili dostlar, bu depoları kurmak isteyen şirketin ‘Amerika ve Avrupa kıtasında’, bırakın tesisi, tek bir ‘bidonu’ bile yok! Tekrar ediyorum: Hollanda firması ama Avrupa topraklarında tek bir ‘deposu’ bile yok! Kuramamış, izin vermemişler! Tesislerinin olduğu bölgeler ‘yaşamdan’ oldukça uzak ve Pakistan, Hindistan, Çin’in ‘insansız’ alanları ve Japonya’nın ‘yaşam olmayan’ birkaç adası!” Bu bilgi doğru ise Bulut‘a dünya çapında ödül vermemiz lazım. Bulut‘a destek amacıyla biraz da mal bulmuş gazeteci refleksiyle konuyu araştırdım. Araştırmalarıma göre birincisi bu firma Yalova’da kimyevi atık deposu kurmuyor. Türkiye’de onlarca firmanın yaptığı gibi petrol ve türevlerini depolayacak tesis kurmaya çalışıyor. Yalova’da buna izin verirler ya da vermezler. Ama atık deposu diye bir durum yok. Bulut kamuoyunu doğru veriyle yönlendirmiyor. Adamların dünyanın her yerinde deposu var. Ve bu depoların en büyükleri nerede? Hollanda, Almanya, İngiltere, Belçika, Avustralya, ABD ve çevreci ülke Kanada’da... Firmanın toplam depo kapasitesi 28.8 milyon metreküp... Bu kapasitenin neredeyse yüzde 20’si tek başına Hollanda’da kurulu. Nereden öğrendim? İnternet sitesinden. Öğrenmek için sadece 10 dakikanızı ayırmanız yetiyor üstelik. Firmanın dünya üzerinde 60’ın üzerinde deposu var. Bulut‘un Habertürk Televizyonu’nu da kullanarak “kamuoyunu gaza getirme” çabasının altında ne yatıyor bilmiyorum. Belki yanlış bilgi üzerine kurulu iyi niyetli gazeteci çabasıdır. Yok, (depocuların arasındaki) bir çıkar savaşına bir gazetecinin alet olmasıysa durum, benim iyi niyetle yanlış bilgiyi düzeltmeye çalışmamın da anlamı kalmıyor! NOT: Vopak firmasının temsilcisi kimdir, halka ilişkiler firması var mı bilmiyorum. Hiç kimseyi tanımıyorum. Sadece o bölgede kurulu Yalova Elyaf’ın (ki 20 bin tonluk kimyevi depolama tesisi vardı) 270 dönümlük arazisini tesislerle birlikte 55 milyon dolara satın aldığını biliyorum.)

        Lüks lokantaları boykot mu etsek?

        GELİN İstanbul’daki lüks lokantaları bir süreliğine boykot edelim. Bu çağrımın muhatabı yüz bin kişi bilemediniz iki yüz bin kişi. Gelir düzeyi yüksek kitlenin şımarttığı bu lokantaların sayısı bini geçmez. Aranızda Londra, Paris, Milano, New York gibi yerlerde yaşamış ya da yakın zamanda buralara gitmiş olanlar vardır. İstanbul uçmuş gidiyor... Artık bir et lokantasına gittiğinizde (içkisiz) adam başı 50 lira makul sayılmaya başlandı. Şöyle ağız tadıyla balık yiyeyim derseniz yandınız! Bir de faturaya bahşişi ekleyen lokantalar türedi. Tam bir saçmalık yaşanıyor. Hizmeti beğensen de beğenmesen de bahşiş faturanın içine konuyor. Üstelik ayrıca bahşiş bırakmazsanız, ters, ters bakıyorlar insana. Bir de kuver meselesi var. Çoğu yerde adam başı 3 lira. Neymiş bu kuver: Gelen ekmek, su, kullandığın tabak, çatal, masa örtüsü vs... Boşuna lahmacun yedim, ayran içtim. Bu kuver neyin nesi demeyin. Kuver aslında bunların hiçbiri değil. Kuver, lokantaya girmenin cezası aslında! Ben de kendi adıma bu sene onları cezalandıracağım!

        Diğer Yazılar