Denizin dibinde buldular: Üzerinde dünyanın kayıp harikası var
Mısır'ın İskenderiye kentinde su altı kazıları sırasında bulunan bronz yüzük, arkeologları heyecanlandırdı. Yüzüğün üzerindeki küçük tasvirin, antik dünyanın yedi harikasından günümüze ulaşamayan bir yapıyı gösterdiği belirlendi...
Akdeniz'in derinliklerinde yürütülen arkeolojik çalışmalar, yaklaşık 2 bin yıllık geçmişe ışık tutan dikkat çekici bir keşifle sonuçlandı. Mısır'ın İskenderiye kentinde deniz altında kalan antik saray kalıntılarını inceleyen araştırmacılar, üzerinde tarihi bir yapının tasviri bulunan bronz bir yüzük ortaya çıkardı. İlk bakışta sıradan bir takıyı andıran eserin, antik dünyanın yedi harikasından biri olan İskenderiye Feneri'ni betimlediği anlaşıldı. Uzmanlar, bu tasvirin bir mühür yüzüğünde ilk kez görülmesi nedeniyle buluntunun önemli olduğunu belirtiyor.
DENİZİN ALTINDAKİ SARAYDA BULUNDU
Tarihi yüzük, İskenderiye'nin Doğu Limanı'nda bulunan ve günümüzde sular altında kalan Antirhodos Adası'ndaki kazılarda keşfedildi. Bir zamanlar kraliyet sarayına ev sahipliği yapan bölge, antik Mısır'ın önemli yönetim merkezlerinden biriydi.
Avrupa Sualtı Arkeolojisi Enstitüsü ile Mısırlı yetkililerin ortak yürüttüğü çalışmalar sırasında bulunan yüzük, bölgenin geçmişine ilişkin yeni ipuçları sundu.
ÜZERİNDE DÜNYANIN YEDİ HARİKASINDAN BİRİ VAR
Bronz yüzüğün üzerinde, antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen İskenderiye Feneri'nin tasviri yer alıyor.
Araştırmacılar, yüzükteki görüntünün milattan sonra 2. yüzyıla ait bazı madeni paralardaki fener tasvirleriyle benzerlik gösterdiğini belirledi. Mısırlı yetkililere göre bu, söz konusu yapının bir mühür yüzüğünde tespit edilen ilk örneği.
YÜZÜĞÜN SAHİBİ KİMDİ?
Keşfin ardından en çok merak edilen sorulardan biri de yüzüğün kime ait olduğu oldu. Ancak araştırmacılar henüz eserin sahibini ve kesin tarihini belirleyebilmiş değil.
Yüzüğün bulunduğu sarayın antik dönemde idari faaliyetlerde kullanılmış olabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle eserin, liman veya deniz fenerinin yönetimiyle bağlantılı bir kişiye ait olma ihtimali üzerinde duruluyor.
UZMANLAR KEŞFİN ÖNEMİNİ AÇIKLADI
Kazı çalışmalarını yöneten Fransız su altı arkeoloğu Franck Goddio, yüzüğün Antirhodos Adası'ndaki sarayda bulunmasının keşfi daha da önemli hale getirdiğini belirtti.
Goddio'ya göre buluntu, saray kompleksinde İskenderiye Feneri'nin faaliyetleriyle bağlantılı idari birimlerin bulunmuş olabileceğine işaret ediyor. Ancak bu ihtimalin kesinleşmesi için yeni arkeolojik kanıtlara ihtiyaç duyuluyor.
BİR ZAMANLAR DENİZCİLERE YOL GÖSTERİYORDU
Yüzükte tasvir edilen İskenderiye Feneri, milattan önce 3. yüzyılda, II. Ptolemaios döneminde inşa edildi.
Pharos Adası üzerinde yükselen ve 100 metreden daha yüksek olduğu düşünülen yapı, antik çağın en görkemli mühendislik eserleri arasında gösteriliyor.
Fener, Akdeniz'den İskenderiye Limanı'na yaklaşan gemilere yol göstererek deniz ticaretinde önemli bir görev üstleniyordu.
DEV YAPI DEPREMLERLE YOK OLDU
Yüzyıllar boyunca ayakta kalan İskenderiye Feneri, Orta Çağ'da meydana gelen depremler nedeniyle ağır hasar gördü ve zamanla yıkıldı.
15. yüzyılda Memlük Sultanı Kayıtbay tarafından fenerin bulunduğu alana bir kale inşa edildi. Yapının taşlarından bir bölümü de kalenin yapımında kullanıldı.
Bugün fenerin kendisi ayakta olmasa da tarihi kayıtlarda ve eski madeni paralarda yer alan tasvirleri, görünümü hakkında önemli bilgiler sağlıyor.
DENİZİN ALTINDAN BAŞKA NELER ÇIKTI?
İskenderiye'nin Doğu Limanı'nda sürdürülen kazılar yalnızca bronz yüzükle sınırlı kalmadı.
Araştırmacılar, milattan önce 4. yüzyıldan milattan sonra 4. yüzyıla kadar uzanan farklı dönemlere ait seramik kaplar, amforalar, kandiller ve cam eşya parçaları da ortaya çıkardı.
Bu buluntular, İskenderiye'nin yüzyıllar boyunca nasıl bir yaşam ve ticaret merkezi olduğunu anlamaya yardımcı oluyor.
KAYIP ŞEHRİN İZLERİ ARAŞTIRILIYOR
Arkeologlar çalışmalarını antik İskenderiye'nin farklı noktalarında sürdürüyor. Kazı alanları arasında İsis Tapınağı, Antirhodos Adası'ndaki saray kalıntıları, bir dikilitaşın bulunduğu bölge ve Marcus Antonius ile ilişkilendirilen Timonium yapısı da bulunuyor.
Uzmanlar, su altında kalan yapıların incelenmesiyle antik kentin günlük yaşamına ve yönetim sistemine ilişkin yeni bilgiler elde etmeyi amaçlıyor.
YENİ KEŞİFLERİN ÖNÜ AÇILABİLİR
Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı, İskenderiye'nin Doğu Limanı'ndaki çalışmaların ardından araştırmaların Abu Qir Körfezi'nde devam edeceğini bildirdi.
Daha önce batık Thonis-Heracleion kentinin kalıntılarının keşfedildiği bu bölgede de önemli arkeolojik eserler bulunmuştu.
Denizin altından çıkarılan küçük bronz yüzük ise bugün ayakta olmayan İskenderiye Feneri'nin yalnızca büyük yapılarda ve madeni paralarda değil, kişisel eşyalarda da yaşatıldığını gösteren nadir bir tarihi kanıt olarak değerlendiriliyor.