Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        ZAFER AKBAŞ / HT GAZETE

        2009 yılında Stelyo Berber ile eşi Pelin Suer tarafından kurulan ve bugün dokuz kişilik büyük bir grup olan Café Aman İstanbul, Kalan Müzik’ten çıkardıkları Fasl-ı Rembetiko adlı albümleriyle müzik dünyasına bomba gibi düştü. Tümü, İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuvarı mezunu Türk ve Rum müzisyenlerden oluşan grup, rembetiko müziğinin yanı sıra, Bizans müziği, Osmanlı fasıl müziği, Türk sanat müziği alanlarında da çalışmalar yapıyor. Otantik rembetikoyu farklı ekollerle birleştirerek yeni bir yorumla müzikseverlere sunan Café Aman İstanbul, bu cumartesi Turkcell Kuruçeşme Arena’da sahneye çıkacaklar. İddialı bir konser hazırlayan grup adına Stelyo Berber sorularımızı yanıtladı.

        İSMİN KÖKENİ ARAPÇA’DAN

        - Cafe Aman ismi nereden geliyor?

        1900’lü yılların başında Osmanlı döneminde, ‘müzikli veya semâi kahvehaneler’ olarak da adlandırılıyor. Café Aman, Café Santur, Café Chantant adını taşıyan bu mekânlar, İstanbul’un Galata, Pera, Fener gibi semtlerinde bulunmaktaydı. Farklı etnik kültürlerden hanende ve sazendelerin bir araya gelerek, repertuvarlarını karşılıklı bir etkileşim ve paylaşım içinde doğaçlama olarak seslendirdikleri bu mekânlar, adlarını, şarkı sözlerinde sıklıkla tekrarlanan ve Arapça bir kelime olan “Aman”dan alıyor. Café Amanlar, çok kültürlülüğün egemen olduğu bu süreçte, şehir ortamında farklı dillerden ve türlerden müzikleri buluşturan önemli mekânlardandı.

        - Rembetikodan bahseder misiniz?

        Rembetiko, Anadolu’da ortaya çıkmış bir müzik ekolü. Rembetiko kelimesinin anlamını araştırdığımızda, karşımıza onlarca etimolojik açıklama çıkmaktadır. Bunların en yaygınlarından bazıları; Slav dilindeki ‘rebenoc: delikanlı’, İtalyanca’daki ‘rembelos: devrimci’, Yunanca’daki ‘rembome (fiil): başıboş gezmek’ kelimelerinden türediğine dair varsayımlardır. Yapılan son araştırmalarda, dönemin plak şirketlerinden birinin bu yeni müzik akımına yeni bir ad bulmak için yakıştırdığı türetilmiş bir kelime olduğu tezi ortaya konmuştur. Ağırlıkla Rumların başını çektiği rembetiko, mübadeleden sonra Anadolu’da yok olmaya başlayıp Yunanistan’da yeni enstrümanlar ve yeni şarkılarla yaşamaya devam etti. Bir yandan göç etmek zorunda kalan Rumların Anadolu’ya duydukları özlem, diğer yandan Yunanistan’ın o dönemdeki siyasi, sosyal ve kültürel yapısından hareketle bu müzik akımı 1930’lu yıllarda buzuki, gitar ve akordeon gibi enstrümanların eklenmesiyle zenginleştirilmiş. Mübadeleyle göç eden Rumların Yunan kültürüne kazandırdıkları rembetiko, son yıllarda Türkiye’de de kendine önemli bir kitle oluşturmaya başladı.

        ‘BİZ FASIL GRUBU DEĞİLİZ’

        - Grup nasıl oluştu?

        2009 yılında ben ve eşim Pelin Suer tarafından İTÜ’de okuyan arkadaşlarla bir araya gelerek kurduk. 7 kişiydik kurulduğu zamanlarda, şimdi 9 kişiyiz. Grupta tek Rum benim. Geri kalanların hepsi Türk. Sadece sonradan Yunanistan’dan buzuki ve gitar sanatçısı Dimitris de aramıza katıldı. Biz bir atölyeyiz aslında. Müzikle ilgili araştırmalar yapıyoruz.

        - Albümünüz Fasl-ı Rembetiko adını taşıyor. Fasıl ve rembetikonun buluşması mı?

        Öncelikle biz fasıl grubu değiliz. Fasıl ve rembetiko hem oturma düzeni olarak hem de kullanılan sazlarla birçok ortak özelliğe sahip.

        - Albümde İstanbul Kasabiko’su dikkatimi çekti. Kasabiko ne demek?

        19’uncu yüzyılda İstanbul Rum halk kültürüyle özdeşleşmiş, tarih içinde farklı örneklerine özellikle taş plaklarda rastladığımız bir ezgi. Bugünkü adıyla sirtaki dansının erken dönem klasik örneklerinden biri. Zorba filmiyle dünyanın tanıştığı ‘Sirtaki’ aslında bir İstanbul kol dansıdır. İlk versiyonu da Kasabiko’dur. Bizans döneminde kasap esnaflarının dansıdır.

        Yarın sahnede Olacaklar

        - 25 Ağustos Cumartesi akşamı Turkcell Kuruçeşme Arena’da konseriniz var. Seyirciyi o gece nasıl bir sahne bekliyor?

        Türk ve Rum müziğinin unutulmaz dönem şarkıları, 19’uncu yüzyıl Café Aman müzik kültürünü tekrar sahnede yaşatacağız. 20 kişilik bir kadroyla sahne alacağız. Türk ve Rum müzisyenlerden oluşan 12 kişilik orkestramıza Horokos adlı dans grubu da 8 dansçısıyla eşlik edecek. Osmanlı döneminde İstanbul, İzmir ve Atina Café Aman’larında icra edilen rembetiko, doğduğu topraklarda sevenleriyle yeniden Boğaz’da buluşacak.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ