İstanbul Musevilerinin hayatı
Fotoğrafçı ve tarihçi Alberto Modiano'nun 3.5 yıl çalışarak hazırladığı ve kültür hayatımızda önemli bir ilk olarak kabul edilen "Zaman ve Mekân İçinde Musevilik" sergisi 11-28 Eylül tarihleri arasında Schneidertempel Sanat Merkezi gezilebilir
Gülenay BÖREKÇİ / HT PAZAR
gborekci@htgazete.com.tr
Aynı zamanda fotoğraf tarihçisi de olan Alberto Modiano zor bir işe girişerek bu topraklarda binlerce yıldır zorluklara rağmen ayakta kalmış bir toplumun, Musevilerin dini ritüellerini fotoğrafladı. 3.5 yıl süren çalışmanın sonunda ortaya “Zaman ve Mekân İçinde Musevilik” adlı sergi ve kitabı çıktı. Bir ilk olarak kabul edilen bu çalışma günümüzde gittikçe hızlanan bir nüfus kaybına uğrayan İstanbul Musevilerinin dinsel ritüel ve geleneklerini araştıracak tarihçi ve sosyologlar için önemli bir kaynak.
■ Bu çalışmaya nasıl karar verdiniz, nerelerde fotoğraf çektiniz, kimleri hangi anlarda görüntülediniz?
Fotoğrafçılığın yanı sıra 20 yıl Türk fotoğraf tarihi üzerine çalıştım. 2010’daysa arşivimi Adana Sinema Müzesi’ne devrettim ve Musevilerin dini ritüellerinin, günlük hayatlarının bizde pek az bilinen ve merak edilen ayrıntılarını fotoğraflamaya başladım. Musevi cemaatinin resmi fotoğrafçısı olduğum için her şeye içeriden bakabilecek durumdaydım.
■ Ne kadar sürdü toplamda?
3.5 yıl gelecek kuşaklara ve ülkeme önemli bir kaynak bırakmak için çalıştım. Musevi toplumundan insanların duygu ve düşüncelerini almaya karar vererek onlardan yazılar da istedim. Bu konuda ülkemizde hatta dünyada yapılmış örnekler bile çok az. Lorenzo Shalzman’ın ve Roman Vishniac’ın eski tarihli işlerinden etkilenmiştim. Ancak benim çalışmam tamamen Türkiye ve İstanbul Musevilerinin dini yaşamlarını anlatıyor, bu anlamda bir ilk. “Zaman ve Mekân İçinde Musevilik” sergisi, 11-28 Eylül arasında Galata’daki Schneidertempel Sanat Merkezi’nde gezilebilir.
‘İsrail’deki Yahudiler de ülkelerini terk ediyor’
■ “Sergi “Musevi bayramları”, “Dini uygulamalar”, “Nesneler ve imgeler”, “Örf ve âdetler” gibi bölümlerden oluşuyor...
“Nesneler ve İmgeler”de sinagoglarda yer alan Magen David, yani Davudun Yıldızı ya da Menora, yani yedi kollu şamdan gibi simgeleri görüntüledim. Purim, yani şeker bayramı veya Hamursuz esnasında yapılan ev kutlamaları gibi hep merak edilen gelenekleri de görüntüledim.
■ Gazze olaylarından sonra oluşan bir önyargı var. Bundan İstanbullu Museviler nasıl etkilendi?
Museviler 500 yıldan uzun süredir burada yaşıyor. Elbette karşılıklı bir etkilenme söz konusu, çünkü hem bu toprakların kültürünü etkiliyor hem de ondan çok şey alıyorlar. Ne yazık ki Türkiyeli Yahudilerin sayısı azalıyor. Gazze olaylarından sonra da tedirginlik duyup gidenler çok oldu. Mavi Marmara ve Sinagog saldırılarında da böyleydi. Koca ülkede gittikçe daralan bir azınlık topluluğuz. Sayımız azaldıkta bu ülkenin zengin mozaiğinin parçası olan kültürümüz, âdetlerimiz de kayboluyor. Aslında sadece Türkiye’de değil, dünyanın başka bölgelerinde de Musevilerin hayatı zor. İsrail’i onaylamayan Yahudiler de buradakiler gibi ülkelerini terk ediyor, Hindistan’a ya da başka ülkelere yerleşiyorlar. Bu yaraları iyileştirmede sanatçılara çok önemli bir görev düşüyor. Dileğim, hep birlikte huzurla yaşayabileceğimiz güzel yarınlar.