Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

        İkinci Japon Yeni Dalgası'nın en uçarı yönetmenlerinden Sion Sono'nun "Katakurilerin Mutluluğu"na cevabı, manga geleneğinden, punk kültüründen ve görkemli kamera kaydırmalarından besleniyor. "Batı Yakasının Hikayesi"nin hip-hopla işleyen versiyonunun "Querelle"le de yolu kesişiyor. "Tokyo Çetesi", kısa sürede kült olma onurunu yaşayacak olağandışı bir yakuza hip-hop müzikali... Filmin Türkiye prömiyeri 12-22 Şubat tarihleri arasında 14. !f Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali kapsamında yapılacak.

        Günümüzde hip-hop'la ilişki, müzikal damarlarında fazla olmasa da, biyografik filmlerde, soundtrack'lerde veya dans sahnelerinde karşımıza çıkabiliyor. Misal Baz Luhrmann dahi son filminde bu türe ait şarkılar kullanmıştı. Bildik kalıpları yıkma derdindeki Sion Sono, sanki eskilerden Seijun Suzuki, yenilerden Takashi Miike'ye cevap verme derdinde burada...

        MANGA ESTETİĞİ HİP-HOP ŞARKILARINI BESLİYOR

        Japonca hip-hop şarkılarından kaydırmalı kamera hareketleriyle gerçek zamanlı performanslar çıkaran film, üstüne üstlük zaman-mekan ilişkisini de "Querelle" (1982) gibi Brechtiyen ve etrafını bilmediğimiz bir atmosferle kuruyor. Onun ucunu şiddetin kontrolden çıktığı, çeteleşmenin devreye girdiği "Savaşçılar"a ("The Warriors", 1979) kadar götürüyor. Bilimkurgu eğilimi adına çok belirgin bir şey yok. Çete savaşları konusunda ise bir karmaşadan söz edebiliriz.

        Üzerimize sinen turuncunun tonlarının manga estetiğine açılırken parlak renklerle güçlendiği, camp'in (bilinçli bayağılık estetiği) dibine vuran bir noktaya kadar ulaştığı ortada. Santa Inoue'nin manga eseri bu sayede anlam kazanıyor. Alandaki eğilimlere bir de 'müzikal' kapısı açıyor. Ama karşımızda '... saat önce' denilen noktada, polislerin, gangsterlerin karşımıza çıktığı, punk kültüründen beslenen bir bilgisayar oyunu da var gibi.

        'KATAKURILERİN MUTLULUĞU' İLE AKRABALIK NE DÜZEYDE?

        Buna paralel olarak akan müzikal performanslarının "Batı Yakasının Hikayesi" ("West Side Story", 1961) kıvamında çete savaşlarını öne çıkarırken kung fu, yakuza, samuray gibi Japonya'ya özgü, tür yaratmış kavramlarla ilerlediği açığa çıkıyor. Böylece Uzakdoğu kültürünün getirdiği şeyler, 'komedi' açısından da grotesk bir anlayış doğuruyor. Bu da büyük oranda filmin akışını belli ediyor.

        İç mekanlardaki çete buluşmalarının dışarıda da düellolara ve şarkı söyleme performanslarına kendini bıraktığı, yüzde yüz 'görkemli' olmasa da ona yakın bir kitsch (bayağılık estetiği) doku etrafımızı sarıyor. Koreografi çok özenli. Parodi kıvamında akan Miike imzalı "Katakurilerin Mutluluğu" ("Katakuri-ke No Kôfuku", 2001) ile kabuki tiyatrosuyla bağ kuran Suzuki'nin "Princess Raccoon"u ("Operetta Tanuki Goten", 2005) ile akrabalık çok fazla yok. Daha ziyade Japon mangalarının "Batı Yakasının Hikyesi"ni ("West Side Story", 1961) "Querelle" (1982) şekliyle örme derdinde bir eser canlanıyor. Khavn'ın kısa veya uzun vadede kült olacak kıyamet sonrası müzikali "EDSA XXX"i (2013) ile kurulan bağ daha belirgin. O eserin böylesi melez müzikaller arasında belki de 2000'lerde Uzakdoğu'dan çıkan en özgün örnek olduğunu da eklemek lazım.

        MATRAK, PESPAYE VE ZALİM

        Gangsterler, polisler, çeteler ve daha fazlası acımasız dünyada karşımıza çıkıyor. Sino'nun 'boya yapma' gücüyle klasik müzikalden kült müzikale evriliyor "Tokyo Çetesi". Fantastik öğeler abartılmazken daha ziyade absürd tepkiler devreye girip mizahi açıdan bir eylem planı belirleniyor. Film, yeraltı dünyasından yürüyen, bilimkurgunun sınırında bir müzikal modelinin sahibi...

        Bu bağlamda da 'hip-hop' bağının fazlasıyla kitsch yerleştirilmesi, oyuncuları takip eden kameranın işlevsel halleri derken, mekanların özellikle tasarım harikasına dönüşmesi dikkatlerden kaçmıyor. Bu da büyük oranda filmin değerini ortaya koyuyor. 'Camp' ile 'hip-hop'un buluştuğu noktada manga geleneğinin göz aldığı, kötü adamların ardı arkasının kesilmediği, kılıçların ve tekmelerin havada uçuştuğu bir ölüm kalım mücadelesi eşliğinde... Hem de çok eğlenceli ve bu matraklığından bir saniye dahi ödün vermiyor. Sono'nun iyi filmleri arasında her zaman akla gelecek "Tokyo Çetesi", sinemaskop oranında bir değil birden fazla kez deneyimlemek isteyeceğiniz tam zamanlı bir eğlence vaat ediyor.

        FİLMİN NOTU: 7.5

        Künye:

        Tokyo Çetesi (Tokyo Tribe)

        Yönetmen: Sion Sono

        Oyuncular: Tomoko Karina, Ryôhei Suzuki, Akihiro Kitamura

        Süre: 116 dk.

        Yapım yılı: 2014

        KEREM AKÇA'NIN YURTDIŞI FESTİVALLERİ İZLEDİĞİ 14. !F FİLMLERİ İÇİN YILDIZ TABLOSU:

        99 Yuva (99 Homes): 4.5

        Aleluya (Allelluia): 5.9

        Aşk Başkadır (Love is Strange): 3

        Aylak Vampirler (What We Do in the Shadows): 5.6

        Birdman: 5.9

        Cennet (Eden): 6.5

        Fransa Prensesi (La Princesa de Francia): 6.5

        God Hep the Girl: 6

        Gül Suyu (Rosewater): 2.3

        Kum Parası (Dolares De Arena): 6.4

        Luna: 5.3

        Mors Dişi (Tusk): 6.5

        Oflu Hoca'yı Aramak: 5.5

        Rüzgarların Arasında (Risttuules): 9.6

        Son Beş Yıl (The Last Five Years): 5.5

        Tek Aşkım (The One I Love): 8.5

        Toz Ruhu: 5.5

        Yalnız Cennet Bilir (Heaven Knows What): 6.3

        Not: Yıldızlar 10 üzerinden verilmektedir. Festival süresince güncellenecektir. Filmler etkinlik kapsamında veya yurtdışı festivallerde izlenmiştir.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ