Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Necip Fazıl, Peyami Safa, Bedri Rahmi Eyüboğlu, İbrahim Çallı gibi ünlü yazar ve sanatçıların Menderes’e yazdığı bazen yalvaran bazen de üstü kapalı tehdit içeren mektuplarla para talebinde bulunmaları edebiyatçıları böldü

        ÜMRAN AVCI / AHT

        Hilmi Yavuz: 'Necatigil'in tedavisi için istedik'

        "Amaç önemlidir. bazı durumlar vardır ki, meşru, hatta gereklidir. Sevgili hocam Behçet Necatigil'e, akciğer kanseri teşhisi konulmuştu. Demirel'den yurtdışında tedavi için yardım istendi. Örtülü ödenekten tahsis edileceğini söylendi ama hocayı yurtdışına götürmeye ikna edemedik.

        Selim İleri: 'Sanatçıya devlet yardımında yarar görüyorum'

        Sadri Alışık'ın maddi sıkıntıları çok olmuştu ve Özallar o dönem yardım etmişlerdi. Sanatçı, edebiyatçı zor durumda olduğu zaman yardım edilebilir. Sonuçta örtülü ödenek de devlete ait bir şeydir.

        Cemil Kavukçu: 'Yararlanmak istemem'

        Bu ödenekten yapılacak ödemenin çok adil bir şekilde yapılacağını düşünmüyorum. Yazarların dünya görüşü belirleyici bir faktör olur. Ben kendi adıma böyle bir ödenekten yararlanmayı düşünmem. Tamamen kişinin bakışı ile ilgili.

        Nazlı Eray: 'Yazarlar istemeden yapılmalı'

        Sanatçının mektup yazarak Başbakandan para istemesi ağır geldi bana. Sanatçının mektup yazmasına fırsat verilmeden araştırılıp ödeme yapabileceği kanısındayım. Sanatçıların çoğu fazla kazanmıyor. Tanpınar sefalet içinde öldü. Necip Fazıl çok parasızdı.

        Pınar Kür: 'Yazarın hükümetle hiç işi olmaz'

        Temelinde hem örtülü ödeneğe karşıyım. Sanatçının, devletle işi olmaz, hükümetle hiç olmaz... Türkiye'de edebiyatçılar her zaman çile çekmiştir. Ya hapse girerek ya yeterince para kazanamadıkları için. Devletten hayır gördüklerini görmedim.

        Feridun Andaç: 'Amaç yandaş seçmek'

        Türkiye'nin kültürel iklimi bu tür beslenmelerle çölleşebilir ancak. Sanatın /sanatçının desteklenme yolu böyle olmamalıdır. Eğer "örtülü" denen (bir bakıma gizli saklı) bir yerden belirli kişileri nemalandırırsanız, bunun adı kendinize yandaş sözcüler / yazarlar seçmektir.

        Oya Baydar: 'Ahlak ve kişilik zafiyeti'

        Kendi yayınevinden avans almaya bile utanan biri olarak edebiyatçıların iktidardan para, ikbal dilenmelerini anlayamam. Edebiyatçının bir siyasal odağa para karşılığında "hizmet" sunması; iktidara yaltaklanıp, yalvarıp, şantaj yapıp maddi çıkar peşinde koşması en hafif değerlendirmeyle ahlâk ve kişilik zaafiyetidir.

        Semih Gümüş: 'Devletle organik ilişki yanlış'

        Edebiyatçıların devletle organik ilişkisinin olmaması gerektiğini düşünüyorum...

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ