Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        KEREM AKÇA / keremakca@haberturk.com

        6-16 Eylül 2012 tarihleri arasında 37. kez düzenlenen Toronto Film Festivali, bu yıl da Oscar yarışındaki filmleri çıkarmasıyla dikkat çekecek gibi. Şimdilik bu konuda Paul Thomas Anderson imzalı “The Master”, Fox Searchlight tabanlı “The Sessions”, David O. Russell’ın Weinstein girişi “Silver Linings Playbook” ve Joe Wright imzalı “Anna Karenina” öne çıkıyor. Ancak elbette daha sağlıklı değerlendirmeyi geçen seneki gibi şu anda bulunduğum festival sonrasında yapacağım. Hollywood’un en dikkat çekici ünlülerini ağırlamasıyla da dünyada birinci sıraya yerleşen etkinlik, bu yıl Robert De Niro, Bruce Willis, Naomi Watts, Johnny Depp, Tom Hanks, Jennifer Lawrence ve Robert Redford gibi isimlerin başı çektiği bir konuk listesine sahip.

        Hatırlarsanız iki senedir Toronto zamanı yaptığımız Oscar tahminlerimizde büyük oranda ‘tutarlı’ ve ‘öngörülü’ olabiliyoruz. Önceki sene “Zoraki Kral”ın (“The King’s Speech”, 2010) üç ana dalda favori olarak yarışa girmesinin yanında; “Siyah Kuğu” (“Black Swan”, 2010), Nicole Kidman, Jeremy Renner, Michelle Williams, James Franco ve Javier Bardem’in ödüllerde yapabileceklerini de önceden söylemiştik.

        Geçen sene söylediklerimiz büyük oranda çıktı

        Geçtiğimiz yıl ise erkek oyuncu dalında sözünü ettiğimiz Brad Pitt-George Clooney yarışı tutarken, ‘En İyi Kadın Oyuncu’da Meryl Streep’in ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’da Christopher Plummer’ın bankoluğunu altı ay önceden belirtmiştik. “Albert Nobbs”un Glenn Close ve Janet McTeer gerçekleri ile “Kazanma Sanatı”nın (“Moneyball”, 2011) ‘En İyi Film’ adaylığındaki ‘Sony atı’ konumunu belirtmiştik. Ancak Aralık ayındaki iddialı filmlerle ivmenin değişebileceğinin de üzerine basıp Weinstein-Fox Searchlight çekişmesinin yanında diğer şirketlerin de stratejilerinin anlık gelişmelere bağlı olduğuna dikkat çekmiştik. “Artist”in sürpriz konumunu öne çıkarırken ‘yönetmen’ ve ‘erkek oyuncu’ kategorilerindeki banko adaylığını da es geçmemiştik. Sonraki süreçte de değişimlere bakış attık tek tek.

        Ancak esas önemli nokta Fox Searchlight ile Weinstein Company’nin yarışında olup bitenlere odaklanmaktı. Onda da “Zoraki Kral”ın yerini “Artist”, “Siyah Kuğu”nun yerini “Senden Bana Kalan” (“The Descendants”, 2011) alarak önemli ödüllere uzandı. Böylece bir başka “Aşık Shakespeare”vari (“Shakespeare in Love”, 1998) bağımsız odağı daha çıkmış oldu. Hem de bu seferki ‘Fransız’ filmi idi. “Hugo”nun “Genç Yetişkin”i (“Young Adult”, 2011) devre dışı bırakan Paramount’ın atağıyla teknik dalları silip süpürmesi de önemli bir noktaydı.

        Bu sene ‘En İyi Film’ ödülü yine Toronto’dan çıkacak

        Bu yıl ise 37. Toronto Film Festivali’nin programına bakınca; Spielberg’in DreamWorks tabanlı “Lincoln”ü ile Kathryn Bigelow’un Sony tabanlı Usame Bin Ladin öyküsü “Zero Dark Thirty”sinin dışarıda kalması göz önünde bulundurulması gereken faktörler. Elbette bunlara “Beasts of the Southern Wild”, “Flight”, “Les Misérables”, “The Hobbit”, “Inside Llewyn Davis” ve “Trouble with the Curve” gibileri de eklenebilir.

        Yine belli eksiklerle festival yarın başlıyor. Ancak geçen seneki gibi bir ‘ağır yara’ yok bu sefer. Bu yılki programa baktığımızda “Çarpışma” (“Crash”, 2004), “Milyoner” (“Slumdog Millionaire”, 2008), “Ölümcül Tuzak” (“The Hurt Locker”, 2008) ve “Zoraki Kral”ın dünya prömiyerlerini, “İhtiyarlara Yer Yok” (“No Country for Old Men”, 2007) ve “Artist”in (“The Artist”, 2011) Amerika prömiyerlerini yapan festivalin yine 2012 Oscar’larının ‘En İyi Film’ ödülünün sahibini ve aday filmlerinden en azından iki tanesini belirleyeceği kesin. Son senelere vurulan damga ise esasen 2006-2012 arasında beşi aralıksız, yedi galibin altısının buradan çıkmasıyla ilintili...

        Weinstein ve Fox Searchlight için atları belirleme zamanı

        Bu yılki sürece bakınca ise Weinstein’in “Silver Linings Playbook”, “The Master”, “Song for Marion” ve “Quartet” arasından bir çizgi belirleyeceği net. Bu konuda da bunlardan “Dövüşçü”nün (“The Fighter”, 2010) Oscar adayı yönetmeni David O. Russell imzalı ‘zihinsel sorunlar’a farklı ve naif bir aşk hikayesi üzerinden bakış atan birincisi önde gibi. Onun ardından Paul Thomas Anderson’ın “The Master”ının “Kan Dökülecek” (“There Will Be Blood”, 2007) sonrası bir başka adaylıkla taçlandırılıp taçlandırılmayacağı ise merak konusu.

        Fox Searchlight ise büyük oranda Sundance çıkışlı bir adamın terapistiyle ilişkisini ele alan “The Sessions”’ın ‘komedi-dram’ arasındaki çizgisi ile “Beasts of the Southern Wild” gibi övgüler düzülen Afro-Amerikan sineması çıkışlı umut hikayesi arasında gidip gelecek. Tabi “Ruby Sparks”ın yaratıcılık hikayesindeki samimiyeti de bu noktada belirleyici olabilir. Bunların ilki Toronto’da var. Ama dışarıdakilerin hamleleriyle ‘Fox Searchlight atı’ belli olacak gibi...

        ‘En İyi Erkek Oyuncu’ yarışı başladı mı?

        Bunun yanında elbette Focus, Joe Wright’ın ‘kostümlü’ “Anna Karenina”sı ile Roger Michell’in Roosevelt üzerinden ‘ilişki’ tasviri “Hyde Park on Hudson”ı arasında bir tercih yapacak. Venedik’te yuhalanan Terrence Malick’in “To the Wonder”ının, Ben Affleck’in “Argo”sunun ve “Cloud Atlas”ın ivmeleri ise merak konusu. Sürpriz bir oyuncu girişinde de diğer bağımsızlar aktif hale gelebilir. Örneğin son üç senede ‘Cannes Film Festivali’nde ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü alanların aday olmasından güç depolayan Mads Mikkelsen ve “The Hunt” (“Jagten”, 2012) isimlerini göz önünde bulundurmak şart.

        Ancak esasen Lincoln kıyafeti giyen Daniel Day-Lewis, Roosevelt’i bedenine geçiren Bill Murray ve “The Sessions”ın yatalak John Hawkes’u arasında ‘erkek oyuncu’ dalında ‘Pitt-Clooney-Dujardin’inkine benzer bir yarışın şimdiden start alıp almadığına odaklanacağız sanki. Bu da rekabetin başladığını duyuracak bir ipucu verebilir elimize...

        Robert Redford, Neil Jordan ve Martin McDonagh’nın son filmleri de var

        Sözünü ettiğimiz festivalde 146 dünya prömiyeri yapılacak. Bu konuda yukarıdaki filmlere ek olarak Robert Redford (“The Company You Keep”), Neil Jordan (“Byzantium”), Costa-Gavras (“Capital”), David Ayer (“End of Watch”), Martin McDonagh (“Seven Psychopaths”), Sally Potter (“Ginger and Rosa”), Rob Zombie (“Lords of Salem”), Barry Levinson (“The Bay”) ve Juan Antonio Bayona’nın (“The Impossible”) son eserleri de sayılabilir.

        Bunun yanında daha önce çeşitli festivallerde gösterilen Brian De Palma, Michael Haneke, Claude Miller, Michel Gondry, Bernardo Bertolucci, Kim Ki-Duk, Walter Salles, Olivier Assayas, Takeshi Kitano, Abbas Kiarostami, Raoul Ruiz, Patrice Leconte, Mira Nair, Don Coscarelli, Brillante Mendoza gibi saygı duyulan yönetmenlerin filmografilerinin son halkaları da programda bambaşka bir seçenek sunuyorlar. Ayrıca ilk filmleriyle dikkat çeken Cate Shortland, Sergei Loznitsa ve Ben Wheatley’nin ikinci yönetmenlik denemeleri de benim için heyecan verici olacak.

        Amerikan bağımsız sinemasının nabzını tutmakla da nam salan Toronto, bu yıl alanda tanınan Scott McGehee-David Siegel (“What Maisie Knew”), Shari Springer Berman-Robert Pulcini (“Imogene”), Noah Baumbach (“Frances Ha”), Derek Cianfrance (“The Place Beyond the Pines”) ve Nick Cassavetes’in (“Yellow”) son filmlerinin dünya prömiyerlerine ev sahipliği yapma onurunu da yaşayacak. Bunun yanında yine sayısız ilk yönetmenlik denemesi ‘bağımsız’ ruhla donatılarak aradan sıyrılmaya çalışacak.

        Robert De Niro’dan Naomi Watts’a, Johnny Depp’ten Bruce Willis’e uzanan bir konuk listesi

        Aynı zamanda dünyada en çok Hollywood ünlüsünü bir araya getirmesiyle de etiketleşen festivalin; yukarıda sözünü ettiğimiz yönetmenlerin haricinde Robert De Niro, Bruce Willis, Naomi Watts, Tom Hanks, Jennifer Lawrence, Johnny Depp, Halle Berry, Penelope Cruz, Colin Firth, Javier Bardem, Kristen Stewart, Jackie Chan, Bill Murray, Kirsten Dunst, Keira Knightley, Adam Sandler, Sienna Miller, Ewan McGregor gibi çok çeşitli isimlere sahip bir konuk listesi var.

        Yarın başlayacak festivalin dört günlük ilk hafta sonu kısmında Rian Johnson’ın merakla beklenen bilimkurgusu “Looper” ile yılın ‘felsefik bilimkurgu’ iddiası “Cloud Atlas”ın dünya prömiyerleri yapılacak. Paul Thomas Anderson’ın “The Master”ı, David O. Russell’ın “Silver Linings Playbook”u, Joe Wright’ın “Anna Karenina”sı, Ben Affleck’in “Argo”su, Fox Searchlight’ın sürpriz bağımsızı “The Sessions”, Derek Cianfrance’nin “The Place Beyond the Pines”ı ve “In Bruges” ile tanınan Martin McDonagh’nın “Seven Psychopaths”ı seçenek oluşturacak. Meraklısına “Writers” ve “Byzantium” gibi ilk film ve vampir miti namına sürprizli eserlerin de dünya prömiyerleri var.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ