Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        BİRİ, cebinde ilkokul diploması bile olmaksızın, Kastamonu’dan kalkıp meslek öğrenmeye İstanbul’a gelmiş... Gelmiş ve zaman içerisinde pek çok alanda başarılı şirketlerin sahibi olmuş Ali Kütük. Mermer alanındaki şirketi lider konumunda...

        Diğeri (Fehmi Çetinkaya), erken yaşta terk etmiş doğduğu Elâzığ’ı... Birkaç yerde çalıştıktan sonra kendi işini kurmuş. O da bugün Türkiye’nin dört bir tarafında şubeleri bulunan, her binası kendi mülkü, bir büyük alışveriş markasının patronu...

        Köyünden eğitim için ilk ayrıldığında ili Malatya’yı bile görmemiş bir diğeri (Adnan Başdemir), iş hayatında da üniversite eğitimindeki başarısını yakalamış. Bugün içinde yer aldığı girişim grubuyla, memleketi Malatya’ya, bir Hilton Oteli ile MalatyaPark adlı AVM’yi kazandırmış.

        Anadolulu işadamlarıyla 3 gün birlikte oldum, ağzımı açıkta bırakan büyük başarı hikâyeleri dinledim. Kastamonulu, Elâzığlı, Malatyalı böyle de, Rizeli, Trabzonlu, Mardinli farklı mı? Sonra her ilden bir kişi mi şartlarını zorlamış ve yırtmış? Malatya’dan İstanbul’a uzanan yolculuğu, kendisini uluslararası bir müteahhit, fabrikatör ve komple bir eğitim kurumu sahibi yapan dostumu (Vedat Toy) ne yapacağız?

        Hepsi pırıl pırıl insanlar...

        Artık kendilerinden çok ileride eğitimler almış çocuklarına işleri teslim etmiş bazısı... İlkokul diplomasını askerlik sonrası alabilmiş Kastamonu kökenli mermer ihracatçısı “Beş çocuğumun beşi de ABD’den yüksek lisanslı” derken göğsü kabarıyordu. Henüz yaşı genç olanlar da ikinci neslin boşaltacakları yerlerini almasını bekliyor...

        Yerlerini alsınlar da, onlar da memleketlerine eserler, anne-babaları ve diğer yakınlarının adlarını taşıyan okullar, yurtlar, hastaneler kazandırmaya devam etsinler...

        Malatya ve Elâzığ gezisinde yaşayıp öğrendiklerim ülkemize ve insanına zaten var olan güvenimi bütünüyle artırdı.

        Amerika için kullanılan “fırsatlar ülkesi” deyimi bugün oradan çok Türkiye için geçerli.

        MALATYA'DAN BAKINCA 7 HAZİRAN SEÇİMİ

        SEÇİMLERE 3 hafta kala İstanbul ve Ankara dışına çıkınca, sandığın nasıl konuşacağı merakıyla yaklaştım gittiğim yerlere...

        Daha girişte şunu söyleyeyim: Malatya siyasi heyecanda Elâzığ’ın önünde; ancak yalnız Malatya değil Elâzığ da siyaset konusunda İstanbul ve Ankara’dan daha heyecanlı...

        İktidar partisinin bayrakları, adaylarının büyük boy pankartları her yerde; CHP’ninkiler, MHP’nin seçim çalışmaları daha mı az? Hayır. Malatya’da kentin her yanı rengârenk bayraklar ve propaganda araçlarıyla süslü. Bağımsız adaylar bile kendilerini kentte görünür kılmış...

        CHP’nin ilk sıra adayı, Veli Ağbaba, bir meslektaşın “İstinye Park kadar güzel” tespitini hak etmeye çalışan Avrupa’dan 1’incilik ödüllü alışveriş merkezi MalatyaPark’ın tam karşısına bir araç üzerine monte ettirdiği dev TV ekranından 24 saat yayında.

        AK Parti’nin 1. sıradan yeniden aday gösterdiği Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, bana bakarak “Sütununda bulgularını okursunuz, ama ben kendi tahminimi söyleyeyim” dedi ve ekledi: “Malatya’yı 6-0 kazanırız...” Son seçimde 6 milletvekilinden 5’ini AKP, 1’ini CHP kazanmıştı.

        Partiler arası bu propaganda savaşında HDP’nin eksikliği hemen fark ediliyor. Kendini ve adaylarını hatırlatma işine girmemiş HDP Malatya’da... Biri, kulağıma, “İhtiyaçları yok; burası muhafazakâr bir kent, onlara oy verecek olan ortada görünmek istemez zaten” dedi.

        Selahattin Demirtaş’ın dini konularda sarf ettiği sözler ne kadar masum olursa olsun, o sözlerin rakipleri tarafından yorumlanarak halkla paylaşılması HDP için iyi olmamış... Sahadan biri, “Dertlerini anlatamaz oldular” dedi... Muhafazakâr taban, görebildiğim kadarıyla, HDP’nin ilk hedefi değil. HDP daha çok AK Parti’ye ideolojik yakınlığı olmayan, demokratik duruşu ve istikrarı temsil etmesi sebebiyle oy veren ve yüzde 50 içerisinde yüzde 10-15’e tekabül eden bir kesimden oy almanın peşinde.

        Kıyasıya bir yarış var Malatya’da.

        AKŞENER KASETİ OLAYI NEDEN ÖNEMLİ?

        MERAL Akşener’le ilgili kaset tartışmasını herhalde izliyorsunuzdur. İzleyenleriniz “Neden bu kadar önemsendi?” diye bana da soruyor.

        Öyle ya, çirkin ithama muhatap olan, hanımefendi kimliği hâkim bir kadın milletvekili...

        Olay çirkin olmasına çirkin, ama neden bu kadar büyütüldü?

        Şundan: İthamı telaffuz eden ile onun kaseti elinde bulundurmakla suçladığı kişiler sayesinde, ilk kez, Cemaat ile kasetler arasında doğrudan bir irtibat kuruldu.

        Sonuna kadar gidilecektir.

        'PERTEK'İ GÖRÜN' DERİM

        Fırat’ın yakalarını birbirine bağlayan köprü baraj suyu altında kalınca feribot devreye sokulmuş. Var olan 3 feribota ek olarak o gün hizmete girmiş yeni feribotla Elâzığ’dan karşı kıyıya geçtik...

        İşte Tunceli ilimize bağlı Pertek orada...

        Hemen kıyıda termal bir otel var. Sihirli termal su bir yılda Pamukkale’deki travertenin küçüğünü otele hediye etmiş... Orada kalmadık; kısa süreliğine bahçesinde oturup güzelliği seyrederken, içimden, “Keşke birkaç gün termalde kalsaydık” hissi geçmedi değil.

        DÜZELTME: Geçen hafta ABD’deki CSIS kurumununTürkiye raporunu aktarırken “soykırım” sözcüğünü geçmiştekullananlar arasında Robert Gates ve Condeleezza Rice’ın adlarını da saymıştım. Bu, bana ait bir yanlış bilgi. Düzeltirim.

        Diğer Yazılar