Uykunun doğru bilinen yanlışları!
CEYDA ERENOĞLU / GAZETE HABERTÜRK "Çok rüya gören güzel uyuyordur, günde 3 saat uykuyla durulmaz" diyorsanız uyku hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz demektir! Göğüs Hastalıkları ve Uyku Bozuklukları Uzmanı Prof. Dr. Firuz Çelikoğlu, uykuyla ilgili doğru bildiğimiz yanlışlara dikkat çekerek konu hakkında bilgiler veriyor.
İnanışların tersine uyku, gözümüzü kapatıp açana kadar geçen, sakin homojen bir beyin süreci değildir.
Birbirinden çok farklı karakterleri olan üç değişik uyku yapısıyla gerçekleşen çok dinamik bir süreçtir.
Uykuya yüzeysel uyku ile girilirken bunu derin uyku dönemi takip eder, uykuya girdikten yaklaşık 80 - 90 dakika sonra "REM uyku dönemi" olarak tarif edilen hızlı göz hareketleri uykusu başlar.
Bu dönemde beyinde enerji en aktif seviyesinde gözlenir, beyin dalgaları testere dişi şeklini alır, kalp hızlanır, penis ereksiyona geçer, kan basıncı yükselir, kaslar felç olur.
8 saat uyku süresinin ortalama olarak yeterli olduğu söylense bile, bu durum yaşlara göre değişir.
Örneğin; bebeklerde ihtiyaç duyulan uyku süresi 12 - 16, erişkinlerde ortalama 7 - 8, yaş ilerledikçe ihtiyaç duyulan uykunun süresi ise 4 - 5 saattir.
İyi ve sağlıklı bir uyku sabah dinç ve dinlenmiş kalkmak anlamına gelir. Yorgun görüntü ve gün içinde uykululuk hali, uyku bozukluklarının başlıca belirtisidir.
Doktor doktor dolaştıran ve nedenini anlayamadığımız depresyon, yüksek tansiyon ve bağışıklık sisteminin çökmesi gibi birçok rahatsızlığın baş sorumlusu uykusuzluktur.
Sık rüya görmek sanıldığının aksine rahatsız uyku yapısı ve parçalanmış bir uykunun belirtisidir. Özellikle REM uyku düzensizliklerinde meydana gelir.
UYKUDAN HEMEN ÖNCE YAPILAN SEKS VE AŞIRI EGZERSİZ UYKUYA DALMAMIZI KOLAYLAŞTIRIR - YANLIŞ
Seks ve aşırı egzersiz sırasında artan vücut ısısı, kan basıncı ve kalp hızının tekrar dengeye gelmesi için geçen süre, ilk uyku periyodunu geciktireceğinden kişinin uykuya dalması da gecikebilir.
Alkol, uyku yapısında kısa süreli uyanıklıklara neden olduğu için kaliteli bir uyku sağlayıcı değildir.
Kişi uykuya alkolün etkisiyle dalsa da kaliteli bir dinlenme süreci geçiremediği için sabah yorgun halde ve baş ağrısı ile uyanır.
Unutulmaması gereken en önemli şey, uykudan önce alkol alma alışkanlığının uyku yapısında kalıcı bozukluklara yol açarak "uykusuzluk hastalığına" neden olmasıdır.
Uykusuzluk her 3 kişiden birinin yaşadığı önemli bir sağlık sorunudur. Bu sorunun iki haftadan fazla sürmesi "uykusuzluk hastalığı" olarak değerlendirilir.
Bu hastalığın tedavisinde her başı ağrıyana ilaç verilmesi gibi uykusuzluk şikâyeti olana da uyku ilacı önerilmesi, yapılan yanlışların en büyüklerindendir. -
- Çünkü uykusuzluk nedeni anlaşılmadan verilen uyku ilaçları, kalıcı uyku düzensizlikleri yapabilir. Bu nedenle uyku tetkikleri yapılmadan tedaviye başlamamak gerekir.
Horlama, uyku esnasında üst solunum yolu kas yapısının bozulmasıyla nefes alma güçlüğü oluşması ve bunu açmak için yapılan zorlu solunum esnasında titreşen dokuların sesidir.
Uykuda solunum kesilmesi gibi belirtileri olan horlama ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Sabah yorgun kalkılması ve gün içi uykulu durumlar mutlaka tedavi gerektirir.
Kişide horlama ve yüksek tansiyon şikâyeti varsa "uyku apne" hastalığı (uykuda nefesin kesilmesi) olabilir. Bu kişilerde zaman içinde kalp krizi ve inme gibi kalp damar hastalıkları gelişebilir.
CİNSEL İSTEKSİZLİK VE EREKSİYON SORUNLARININ UYKU BOZUKLUĞUYLA İLGİSİ YOKTUR - YANLIŞ
Penis, REM uyku döneminde ereksiyona geçmesiyle beslenir ve kişide bir uyku dönemi içinde 3 - 4 kez penis ereksiyonu oluşur. Bu ritim bozulursa penisin kanla beslenmesi yetersiz olacaktır.
Çocuklarda ve özellikle bebeklerde, sindirim sistemi yanlış çevre koşulları, açlık durumları, yetersiz beslenme, susuz kalma ve bazı hastalıklar uyku bozukluklarına neden olabilir.
REKLAM advertisement1