Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sona erdi.

Genel Başkan ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında, AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleşen toplantı, 3 saat 45 dakika sürdü.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım partisinin genel merkezinde düzenlenen AK Parti 115. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Anayasa değişikliği ile ilgili rejim tartışmalarına yanıt veren Yıldırım, "Kaç sefer söyledik, 93 sene evvel Cumhuriyet ilan edildi, 1923'te rejim tartışması sona erdi, nokta" dedi. Yeni anayasa ile değerlendirmelerin aksine Meclis'in daha da güçleneceğini kaydeden Yıldırım, şu mesajları verdi: 

23 İLE YATIRIM DESTEĞİ
Dün 23 ilimizi ilgilendiren önemli adımlar attık. Bu bir günde attığımız adım değil. Bunun hazırlanması için önemli bir çalışma oldu. Doğu ve Güneydoğu'da yatırımcılarla görüşüldü. Onların talepleri dinlendi ve beklentileri görüşüldü. Ortaya çıkan sonuç gayet memnuniyet verici. Program resmen dün başladı. Program kapsamında yatırım yapan herkese yapacağı yatırımla ilgili fizibilite hazırlama, danışmanlık gibi hizmetleri devlet verecek. Yatırım için arsa temininden başlayarak desteği vermeye devam edeceğiz. Fabrika kurulduktan sonra iş bitmiyor. Devamı var... İçeriye alet, edevat ne lazımsa... Onunla ilgili de destek veriyoruz, iki yılı ödemesiz faizsiz kredi şeklinde. Sıra geldi işletme desteğine. Yine dört yıl süreyle işletme kredisi olarak yatırımcılara temin edilmiş olacak. Bu üretim ve imalat ile ilgili konular. Hizmet sektörü ile ilgili olarak da destekler var. Birincisi çağrı merkezi kurmak isteyenlere ikincisi veri merkezi kurmak istiyorlarsa onlara da destek vereceğiz. Bu iki sektör oldukça önemli. 



"GÜVENLİK ORTAMINDA YAŞAM"
Bölge yıllardır terörden çok çekti. Bu projedeki amacımız, terörle mücadelede önemli mesafeler aldık. Devletin iradesi, gücü sokakta, dağda hakim. Bundan sonra yapmamız gereken bu güvenlik ortamında tekrar yaşamı canlandırmak. Bu yatırımlarla birlikte vatandaşlarımız geleceklerini burada inşa edecekler. 

"İNSANLAR DOĞDUĞU YERDE DOYACAK"
Bazıları niye başka yerlere bunları yapmıyorsunuz diyebilir. Aslında Doğu ve Güneydoğu'ya yapılan her yatırım Batı'ya yapılmış bir yatırımdır. Her katıştaki kalkınmışlık, zenginlik oranı aynı olsun. Doğu'dan Batı'ya bir göç olmasın. İnsanların doğduğu yerde doyacak altyapıyı sağlamak boynumuzun borcudur. 

"1 YIL ÖNCE TÜRKİYE'Yİ HESABA KATMAYANLAR..."
Dostluklarımızı artıracağız, düşmanlıklarımızı azaltacağız dedik. Türkiye bölgenin teminatıdır dedik. Türkiye ayakta kalamazsa bölge yok olur gider. İşe komşularla başladık. Rusya ile ilişkilerimizi düzelttik. İsrail ile... Suriye'de ateşkesin sağlanması için Rusya ile, İran ile inisiyatif aldık. Astana'da zirve yaptık, üç ülke mutabakat sağladı. BM işin içine sokuldu, bundan sonra da siyasi çözüm için çalışmalar yapıldı. Irak'a ziyaret yaptık, 'Komşuyuz, birbirimize ihtiyacımız var' dedik. Dolayısıyla Irak ile de Başika, Musul, PKK ile mücadele başta olmak üzere değerlendirdik. Bütün bunları yapınca Türkiye'nin bölgedeki etkinliği de arttı. Bir yıl önce Suriye'de Türkiye'yi hesaba katmayanlar şimdi Türkiye'nin dediğini yapıyorlar. Bu milletimizin gücü, Recep Tayyip Erdoğan'ın gücünden geliyor. 

Suriye'de barışın sağlanması için bir yandan da Fırat Kalkanı operasyonu ile amansız bir mücadele veriyoruz. ÖSO'ya destek veriyoruz. Bölgeden terörün temizlenmesi, kardeş Suriye halkının esenliğe kavuşması öncelikli hedefimizdir. 

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Anayasa değişikliği konusunda TBMM kararını verdi. Aydınlık Türkiye'nin yarınları, devletin bekası için tarihi bir görev yapıyoruz. Milletin dediği olacak dediniz ve milli iradeye sahip çıktınız. AK Parti'nin temsil ettiği birlik ruhunun sergilediği örnek dayanışma daha şimdiden siyasi tarihe geçmiştir. Bütün teşkilatımıza sergiledikleri bu güzel dayanışma ruhu için bir kez daha teşekkür ediyorum. Türkiye çok uzun zamandır vesayet anayasalarının yol açtığı sorunları çözmeye çalışıyor. 82 Anayasası 18 sefer değişti. Darbe şartlarında hazırlanan bu anayasa maalesef Türkiye'nin bugünkü isteğini karşılayamıyor. Demokrasinin gereğini yerine getiremiyor.

"1923'TE REJİM TARTIŞMASI SONA ERDİ"
Bu değişikliğin karşısında olanlara söyleyeceğim birkaç söz var. Yıl 2007. AK Parti iktidar. 363 milletvekili var. Bu anayasanın değişmesine karşı mücadele eden AK Parti'ye 'Sen cumhurbaşkanı seçemezsin' dediler. Anamuhalefet partisi o gün kendi fikrini değil, vesayetçilerin sözcülüğünü yaptı. O gün cumhurbaşkanı seçimini engellediler, 367 icadıyla. Vatandaşa gittik, vatandaş sözünü söyledi. 'Cumhurbaşkanını ben seçeceğim' dedi. Aslında bizim yaptığımız, orada yarım kalan işi tamamlamak. Bu değişiklik o gün yapılması gerekiyordu. Yapılan eksik kalan kısmı tamamlamaktır. İş bundan ibarettir. Rejim değişiyor, Türkiye elden gidiyor... Onlar kendileri gidiyor. Kendi ikbal meseleleri için. Türkiye'nin bir yere gittiği yok. Telaşları kendi gelecekleri... Sizin ikbaliniz için Türkiye'nin önün tıkamaya kimsenin hakkı yok. Kaç sefer söyledik, 93 sene evvel Cumhuriyet ilan edildi, 1923'te rejim tartışması sona erdi, nokta. 

Tek başına iktidar olduk. 363 milletvekili ile Ankara'ya geldik, hükümet kurduk. 'Hoşgeldiniz' diye kafalarını uzattılar, 'Yeni ortağınız'... Ulan siz neredeydiniz! Seçim meydanlarında sizi görmedik. Burası Ankara dediler. O zaman anladık ki Ankara'da vesayet sahipleri var. 15 yıldır bu vesayet sahipleri ile mücadele ediyoruz. Nihayet sonuna geldik. Tek vesayet sahibi tanırım, aziz Türk milleti, onun dışında hiçbir vesayet tanımıyorum. Millet yetkiyi verir, canı istediği zaman yetkiyi de alır. 

"ASLINDA MECLİS'İN GÜCÜ ARTIYOR"
(Anayasa değişikliği ile Meclisin etkinliğinin azalacağı yorumları üzerine) Hadi oradan, neresi azalıyor? Genel görüşme, yazılı soru önergesi, Meclis araştırması, kanun yapma, cumhurbaşkanını yargılama var. Bakanları sıraya, hesaba çekmeye hakkı var. Aslında Meclisin gücü artıyor. Niye? Yargının başındaki idari yapıyı da Meclis belirliyor, bir kısmını. Cumhurbaşkanı ile Meclis belirliyor. Cumhurbaşkanı, Meclis ne? İkisi de milletin iradesiyle seçilmiş iki tane yapı. Dolayısıyla yargıda da milletin bir şekilde iradesi yansımış oluyor. 

Esasen mevcut sistemde iktidar partisi ne diyorsa Meclis onu yapıyor, birbirimizi kandırmayalım. Ama yeni sistemde Meclis kendi tüzel kişiliğiyle, her milletvekili kanun teklifi verebilecek, bunu savunacak, yasalaşmasını sağlayacak. Milletvekillerinin gücü artıyor, milletvekillerinin memleket meselelerine daha fazla zaman ayırmasına imkan sağlıyor. Dolayısıyla bu söylenenlerin tamamı temelsiz, asılsız, kafa karıştırmaya yönelik. Milletimiz rahat olsun. Biz milletin işini zora sokacak, milletin geleceğini zora sokacak hiçbir icraatın arkasında olmayız.

"MHP İLE ORTAK KAMPANYA YOK"
MHP ile ortak kampanya yok. Onlar ayrı biz ayrı ama amaç birliği var. Cumhurbaşkanımızla koordinasyon halinde güzel bir kampanyamız olacak. Yanlış bilgilendirmenin önüne geçecek bir kampanya olacak. 

"REFERANDUM TARİHİ NE ZAMAN?"
Vatandaş değişimi zorluyor, değişim istiyor. Direnen biz olamayız. Bizim aksine değişimi zorlamamız lazım. Bu anayasa değişikliği, muhtemelen Nisan ayının ilk yarısında, 20'sine kadar uygun bir tarihte yapılacak. Zannediyorum bu hafta içerisinde de kesin tarih açıklanmış olur. Bu tabii Yüksek Seçim Kurulunun vereceği bir karar.

AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, TBMM Genel Kurulunda 12 Ocak 2017'deki konuşmasından dolayı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan hakkında 140 bin lira manevi tazminat davası açtı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Mustafa Ataş, Ahmet Sorgun, Cevdet Yılmaz, Mehmet Mehdi Eker, Öznur Çalık, Erol Kaya, Şaban Dişli, Fatih Şahin, Yasin Aktay, Vedat Demiröz, Çiğdem Karaaslan, Fatma Seniha Nükhet Hotar ve Abdülhamit Gül'ün avukatları Muammer Cemaloğlu ile Burhanettin Sevencan tarafından hazırlanan dava dilekçesinde, Tezcan'ın 12 Ocak 2017'de TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmaya yer verildi.

Cemaloğlu ve Sevencan, Tezcan'ın Genel Kuruldaki "MİT kayıtlarında 563.189 numarayla 'Fetullah Gülen üyesi' diye kayıtlı olan AKP Genel Başkan Yardımcısı kimdir? MİT kayıtlarında 563.189 kayıt numarasında 'Fetullah Gülen taraftarıdır, sempatizanıdır' diye sicilde kaydı olan AKP Genel Başkan Yardımcısı kimdir?" sözlerine yer verdikleri dava dilekçesinde, müvekkillerinin "eli kanlı bir terör örgütü olan Fetullahçı Terör Örgütü üyesi, taraftarı ve sempatizanı olduğu şeklindeki iddianın" çok çirkin, hukuk ve ahlak dışı bir iftira olduğunu belirtti.

Müvekkillerinin, milletvekili sıfatıyla TBMM çatısı altında milleti temsil etme şerefine eriştiğini aktaran Cemaloğlu ve Sevencan, dilekçede, "Millet iradesini yok sayarak darbe teşebbüsünde bulunan, TBMM'yi bombalayacak kadar gözü dönmüş bir örgütün üyesi olduğu iddiası asla kabul edilemez. Ceza hukuku bağlamında suç teşkil eden iftira içerikli bu iddia hiç şüphesiz haksız ve hukuka aykırı olup manevi tazminata hükmedilmesini de gerektirir." ifadesini kullandı.

"ASIL AMAÇ, MÜVEKKİLLERİMİZ ÜZERİNDEN AK PARTİ'Yİ YIPRATMAK"

Tezcan'ın TBMM'deki sözleri ile yalan ve iftiralar üzerinden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı sıfatına sahip davacıları zan altında bırakıp FETÖ üyesi, taraftarı ve sempatizanı olmakla itham ederek iftira ve hakaret ettiği savunulan dilekçede, şu ifadelere yer verildi:

"Konuşmasından hemen sonra Genel Kurul salonundaki AK Parti Grup Başkanvekilleri başta olmak üzere birçok milletvekilinin tüm ısrarlarına rağmen kastettiği kişinin ismini vermeyen davalının asıl amacının yalan ve iftiralar üzerinden şaibe yaratmak ve bu suretle müvekkillerimizi ve müvekkillerimiz üzerinden Adalet ve Kalkınma Partisini yıpratmak olduğu çok açık ve net bir şekilde anlaşılmaktadır. Davalının gerçekle bağdaşmayan bu iddiasını soru sorma kisvesi altında kastettiği kişiyi belirtmeksizin, hiçbir bilgi ve belgeye dayanmaksızın ortaya atmasını, bunları doğruymuş gibi gösterme ve bu iddialar üzerinden müvekkillerimizi ve mensubu oldukları AK Parti'yi yıpratma çabasını eleştiri ve ifade özgürlüğüyle bağdaştırmak mümkün değildir."

Dava konusu konuşmanın haksız ve hukuka aykırı olduğu bildirilen dilekçede, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım'ın Ekim 2016'da partisinin 25. İstişare Toplantısı'nda yaptığı konuşmaya da yer verildi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcılarına ağır ve çirkin iftiraların kesinlikle kabul edilemeyeceği vurgulanan dilekçeye şöyle devam edildi:

"Davalı Bülent Tezcan'ın müvekkillerimizi doğrudan kişiliklerini hedef alarak FETÖ üyesi, taraftarı ve sempatizanı olmakla itham etmesi hukuk düzeninin himaye edemeyeceği derecede ağır ve haksız bir saldırıdır. Müvekkillerimizin açıkça kişilikleri hedef alınarak iftira ve hakarete maruz kalmasını siyasi ahlakla, siyasetin temel ilkeleri ve etik kurallarıyla bağdaştırmak mümkün değildir. TBMM çatısı altında Genel Kurul görüşmelerinde sarf edilen ve çok ağır iftira ve hakaretler içeren bu beyanlar kesinlikle siyasi eleştiri ve düşünce açıklaması kapsamında mütalaa edilemez."

Dilekçede, Tezcan'ın TBMM Genel Kurulundaki konuşmasında sarf ettiği ifadeleri nedeniyle, her bir AK Parti Genel Başkan Yardımcısı için 10'ar bin olmak üzere toplamda 140 bin lira manevi tazminatla cezalandırılması talep edildi.