Beren'i pamuklara sarmak gerek
HT Masa ekibi bu hafta Türkiye'yi yasa boğan, Özgecan Aslan'ın ölümünün ardından magazin dünyasının ünlü isimlerinin tepkilerini masaya yatırdı
ESİN ÖVET: Sıkıntılı ve acılı bir haftayı geride bıraktık. Özellikle siz beylerle bu konuyu konuşalım derim. Beren Saat’in tutumu, isyanı ve gerçekten inanılmaz çıkışını da.
KADiR KAYMAKÇI: Beren düzeyindeki bir starın zamanında setlerde yapımcılarla olsun, yöneticilerle olsun yaşadıklarını bu kadar açık açık anlattığını hatırlamıyorum. Siz hatırlıyor musunuz?
OBEN BUDAK: Yok ama bu tecavüz, taciz meselesi ne zaman mevzu bahis olsa, Fatmagül’ün Suçu Ne dizisinden örnekler veriliyor. Ve televizyonun prime time’lık zaman diliminde bu tarz bir konusu olan dizi gösterilerse laf sonucu bu olura bağlanıyor. Herhalde Beren’in bu yüzden dayanamadığı bir nokta oldu ve konuşma gereği hissettiğini düşünüyorum. Çok da iyi oldu.
K.K.: Ben helal olsun diyorum Beren’e. Ve bir helal da Kenan Doğulu’ya. Beren şu anda evli bir sanatçı bu nedenle eşinin rahatsız olacağını düşünebilirdi. Ama Kenan da, Beren’in açıklamalarının arkasında durdu. Keşke diğer sanatçılar da yaşadıkları tacizleri anlatsa.
O.B.: Mesele öyle bir yere geldi ki, kimsenin bildiklerini saklamaması gerekiyor. Mesele ancak böyle çözülür. K.K.: İki hafta sonra 8 Mart Dünya Kadınlar Günü... Bazı kadın sanatçılar kafalarına poşetler geçirip sadece kendileri çalıp kendileri oynadıkları projeler yerine Beren’in yaptığı gibi cesur çıkışlarla daha iyi farkındalık yaratılabilir. O yüzden Beren’i cesaretinden dolayı bir kez daha tebrik ediyorum.
E.Ö.: Kenan ve Beren’e bravo gerçekten. Ve zaten sanatçılar bu konularda bir dökülse tacizin ve tecavüzün eğitimle ilgili olmadığı da ortaya çıkacaktır.
BÜLENT İPEK: Beren’in açıklamalarına hiçbir şekilde leke sürülemez, çok samimi. Zamanında yapılmış bir açıklama. Unutulmuş biri olsa akıllara “Gündem mi olmaya çalışıyor?” sorusu gelebilir. Beren zaten şöhretin zirvesinde. Onu bu açıklamasından ötürü herkes destekleyip sahip çıkmalı. Beren’i pamuklara sarıp korumamız lazım. Şimdi bir de ‘İnsanları töhmet altında bıraktı’ diyenler var. Bence töhmet altında bırakılacak bir durum yok. Beren’in samimiyetinden şüphe yok.
REŞAT BALCIOĞLU: Beren, Hülya Avşar’ın 15 senede yapamadığını bir cümle ile yaptı! Bu şu demek; sanatçı sanatını icra etmekten öte bir devrimcidir. Neden? Toplumsal olaylara, çevreye, halka, siyasete, spora ve müziğe duyarlıdır. Doğru zamanda doğru yerde doğru lafı söyleyen insana sanatçı ve aydın denir. Beren birçok insanın gözünde TV yıldızı olabilir ama her şeyden önce insan olduğunu, kadın olduğunu, bütün eğitimli eğitimsiz, şöhret ya da şöhret olmayan herkese sergilediği bu davranışla göstermiştir. Kenan’ın da Beren’in arkasında durması onu da bir basamak daha yükseltmiştir.
E.Ö.: Topluma mal olmuş ve zamanında çeşitli tacizleri yaşayan Ajda Pekkan, Nükhet Duru, Zerrin Özer, Seda Sayan, Sibel Can, Hülya Avşar ve hatta bu camiada var olmuş şöhreti yakalamış her kadının konuşması gerekiyor. Bu isimlerin genç kitleleri daha çok etkileyebilme gücü var. Ama onlar takındıkları bu tutumla beni çok şaşırttılar. Gerekirse kapı kapı dolaşmaları gerekir, güçleri var ama sırça köşklerinde yaşıyorlar. Bütün kadınların avaz avaz bağırmaları gerekirdi.
B.I.: Taciz olayları genelde gizli kalıyor. Zamanı gelince belki saydığın bu isimler de konuşacaktır. Herkes de açık etmek zorunda değil tabii.
K.K.: Bu ortaya atılan isimler sosyal medyada başlayan #sendeanlat etiketinin altına birer cümle yazıp bazı şeyleri açıklayabilirlerdi...
E.Ö.: Benim sosyal medyada hissettiğim şu; birçok kadın ve genç kız kendini daha çok eve kapatma durumunda. Sevdikleri, hayran oldukları kadınlar yazacakları bir şeyle onları yüreklendirebilirdi. Tabii diğer ünlü bir isim de bu etikete yazsa bu kez “Basın reklam yapıyor” diye de düşünülebilir. Ama halktan olan insanları daha çok yüreklendirebilirlerdi. Şahsen ben Özgecan cinayetinden çok etkilendim. Biz kadınlar olaya başka bir pencereden bakıyoruz. Kadınların kendini eve kapatma yerine sokağa çıkıp hakkını arama ve koruması noktasında bir milat olabilirdi.
Beren Saat’in gerçekten büyük cesaret isteyen ‘taciz’ açıklaması ne kadar önemliyse eşi Kenan Doğulu’nun ona verdiği destek de o kadar önemli! Birçok erkek Kenan kadar cesur olup eşinin bu tür açıklamalar yapmasına olumlu bakmayabilir.
Ancak kadınlar taciz karşısında seslerini yükseltmeliler. “Kim ne der” diye susmak sadece tacizcileri daha da cesaretlendirir. Beren Saat’e de eşi Kenan Doğulu’ya da cesaretlerinden dolayı kocaman alkış. Helal olsun!
DEMET POPÇULUKTAN SANATÇILIĞA GEÇTİ
Demet Akalın Özgecan’ın öldürülmesinden sonra daha önce hiç yapmadığı biçimde bu kez tepkisini sokağa inerek gösterdi. Bu da şaşırtıcı değil mi?
R.B.: Bu olayla birlikte sanat camiasında Beren’in dışında Demet Akalın’ın da kabuğunu kırdığını düşünüyorum. Şimdiye kadar sosyal medya hesabından “Bakın ne kadar çok albüm sattım, bakın ne kadar çok konser verdim” diyen kadın şimdi sokağa çıktı. Demet’in bu cesur çıkıştan sonra artık kendini de bir yere konumlandırdığını düşünüyorum. Demet artık kazanılmıştır. Demet bu saatten sonra bu tip olaylarda nasıl katkılarda bulunurum düşüncesinde olacaktır. Demet popçuluktan sanatçılığa geçiş yapmıştır. Esin’in dediği gibi halk bir lokomotif arıyor. İdol olan ünlü isimler doğru zamanda doğru eylemde kendini öne çıkarsa ne olur?
E.Ö.: Demet’in verdiği refleks çok insaniydi.
B.I.: Bu cinayetin artık bir milat olacağını ertesi gün Esin’le görüşünce anladım. Kadın duyarlılığıyla ağlayarak anlattı. Öncesinde sinirlerim bozulmasın diye göz ucuyla bakıp sayfayı çevirdiğim bir haberdi benim için.
K.K.: Bu olayda erkek sanatçıların çok ortada görünmemesi bir problem. Eğer bir yerde kadınlar tacize uğruyorsa bunu yapan biz erkekleriz. Bu hafta birçok insan yaptığı çeşitli hareketlerin tacize girdiğini ve dik dik bakıp laf atmanın da ne kadar yaralayıcı şey olduğunu gördü. Bu ülke insanı ırkçılık nedir bilmiyor, cinsiyetçilik nedir bilmiyor, taciz etmek nedir bilmiyor. Kadının dekoltesiyle, bacağıyla ilgili söylediği lafların ona bir rahatsızlık verebileceğini hesaba katmıyor, bunu olağan algılıyoruz. Aslında bunların hepsi taciz. Umarım erkekler bu haftadan kendi üzerlerine düşen payı almıştır.
Dangalak gözlem ALTINA ALINMALI!
Bu olayla ilgili saçma sapan açıklamaları infial yaratan ünlünün adını kullanmalı mıyız ya da yok mu saymalıyız?
K.K.: Bu dangalak hariç toplumun tamamı iyi bir sınav verdi. Artık bu şahsa sayfalarımızda adammış gibi yer vermeyelim. Biz kendi adımıza kendisine bu ekte yer vermeyeceğiz! E.Ö.: Onu otelde yaşadığı olaydan sonra yok saydım.
R.B.: Magazin camiasında şarkıcı mı, şarlatan mı ne olduğu belli olmayan ama gazetelerde yer bulan, hatta siyasi tartışmalarda ortaya çıkan bir adamdan bahsediyoruz. Dün A’ya oynuyordu. Bugün B’ye inanıyor. Yarın da C için konuşacaktır. Kendisinin gözlem altına alınması gerekiyor.
E.Ö.: İbrahim Tatlıses’e de laf söyledi. Tatlıses de “Ben tahtımı ona bırakmıştım ama geri alıyorum” dedi. Yanlış insana verdiğini fark etti.
O.B.: Bu durum biraz şıracıyla bozacı konuşması gibi. Ibrahim Tatlıses ona nasıl tahtını verebilir ki?
K.K.: Klasik Türkiye işte. O an konjonktür öyle gelişmiş tahtını ona vermiştir.
R.B.: Tahtı verdiği adamın yaşam biçimine bak bir de kendi yaşam biçimine bak ikisi de aynı yola çıkıyor.
Soytarılar her yerde var
Medya hak etmeyen bazı ünlülere gereğinden fazla mı değer veriyor?
K.K.: Soytarılar ABD’de de var İngiltere’de de. Bunları yarışmalarda insanları eğlendirmesi için kullanırsın ama bunların level’ı bellidir. Ama bizim ülkemizde bu dangalağa benzer insanlar toplumsal önder konuma gelebiliyor. Ciddi siyasi tartışma programlarında incir çekirdeğini doldurmayan fikirleriyle ekrana çıkarılıyor.
R.B.: Biz hepimiz futbolseveriz. Ama spor sayfasını yapın deseler, yapamayız. Herkesin bir yeri vardır.
E.Ö.: Birisi birisine çamur attığı zaman o kişiye hemen televizyon programı yaptırıyorlar.Seviyesine bakılmıyor.
K.K.: Bir doktor üst düzey hakemlik yapmış ve 1-2 yıl önce şunu demiş; “Kadın istemezse erkek tecavüz edemez.” Bu adam da o soytarıyı TV’ye bağlatıp özür dile diyor. Önce sen özür dile! E.Ö.: Bu acılı süreçte her sektörün temizleneceğine inanıyorum.
K.K.: Bu olay sonrası Habertürk’ün attığı ‘milat’ manşeti gibi umarım bu olay bir milat olur.
E.Ö.: Bizim gazetede sırtından bıçaklanan kadının fotoğrafının manşetten basılması da bir milattı. Biraz sertti ama kadına şiddete dikkat çekmek için yapılmıştı.
OLAY ERKEK DÜŞMANLIĞINA KADAR GİDER
Tepkiyi sadece kadınlardan değil de erkek ünlülerden ve medyadan da beklememiz gerekmiyor mu?
E.Ö.: Özcan Deniz, Şahan Gökbakar ve tabii ki Tarkan’ın yaptıkları çok önemli.
K.K.: Özcan Deniz’in yazdıklarına bir şey demiyorum ama ben onun gibi genel bir çerçeve çizmiyorum. Bence her erkek hayatının bir döneminde kadınlara tacizde bulunmuştur! Ama biz erkekler yaptığımız bazı hareketlerin taciz olduğunun kadınları ne kadar rahatsız ettiğinin farkında değiliz!..
E.Ö.: Erkeklerin bu olaydan sonra biraz daha nazikleştiğini hissetmeye başladım. İnşallah bu böyle devam eder. Bu olaydan bir gün sonra otopark asansöre bindim. Üç erkek geliyordu. Hemen kapıyı kapatmak istedim. Sonra adamlardan biri asansörü durdurdu yetişip bindiler. İçimden haykırdım “Neden yetiştiler” diye. Ve o an kendime yabancılaştım. Kötü bir his bunu asla anlayamazsınız.
O.B.: Sen burada hissettiğin korkuyu biz erkeklere de yansıtıyorsun biz de erkek olarak dışarıda dolaşırken gerilimimiz en üst safhada oluyor. Geçen yolda bir kadına çarptım ondan farklı bir şekilde özür dilemeye çalıştım. Kadın da bir enteresan baktı. Bu neredeyse erkek düşmanlığına kadar varabilecek bir noktaya gidiyor.
K.K: İşte bu sebepten Özcan’ın yazdığı yazıyı desteklemekle birlikte Tarkan’ın ‘Erkekliğimden utanıyorum’ çıkışı daha sert ve yerini bulan bir durum.
O.B: Ayrışmaya müsait bir toplumuz bu tarz davranışlardan uzaklaşmamız gerekiyor.
E.Ö: Biz gazetecilere çok iş düştüğüne inanıyorum. Farkında olmadan yaptığımız haberlerle kadınları bazen yıprattığımızı düşünüyorum.
B.I.: Yaptığımız bazı şeylerin ırkçılık ve taciz olduğunun farkında değiliz. Bazı organizasyonların da medyaya yansıma biçimi olumsuz şeylere çağrışım yapabiliyor. Nuri Alço’nun şahsına bir şey demiyorum ama fimlerde canlandırdığı tacizci karakteri kullanarak adına gazoz partileri düzenlenmesinin doğruluğu tartışılmalı.
K.K.: Bizim yaptığımız haberlerde kullandığımız dille ilgili yaptığımız yanlışlar illa ki vardır, gözden de geçirmeliyiz. Ama biz dünyada yapılan magazinden çok abartılı bir şey yapmıyoruz. Hatta daha usturuplusunu yapıyoruz. Hatalarımız da var, yok demiyorum. Üzdüğümüz insanlar oluyor, yaptığımız haberden ötürü bizim de üzüldüğümüz zamanlar oluyor. Biz bunu yapıyoruz diye sokakta bu tarz olaylar yaşanıyor derseniz bu içinden çıkılmaz bir paradoks olur.
O.B.: Her şeyi unutuyoruz bir zaman sonra bu yaşananların hiçbir değeri kalmıyor. Tekrar başa dönüyoruz. K.K.: Geçen yazar arkadaşımız Elif Key, bir röportajında ‘Türkiye Alzheimer olmuş’ diyordu. Çok haklı, biz unutuyoruz.
E.Ö.: Kadir’ciğim iki günde bir olay çıkıyor bu memlekette, dün kartopu oynayan bir adam bıçaklanıyor akşam da 17 yıllık karısını doğrayan bir adam. Sürekli bir olay yaşadığımız için yaşananları çok çabuk unutuyoruz. Alzheimer olmazsak hepimiz deliririz zaten.
R.B: Ülkenin genel fotoğrafına baktığımız zaman üç gün öncenin katili beyefendi olabiliyor. Dünün hırsızı bugünün aslanı oluyor. Biz toplum olarak aydınlanmalı ve Beren gibi Özcan gibi çıkış yapan sanatçıların sayısını artırmalıyız. şeylerden feyz alıp gündeme gelebilmesi için bu ülkede birilerinin ölmesi gerekiyor.
MASA'NIN ÜSTÜNDEKİLER
Birçok kadının hatırlamak bile istemediği o korkunç olayları büyük bir cesaretle anlatan Beren Saat!
Sadece sosyal medyadan destek vermekle yetinmeyip Taksim’deki eylemlerde en önde kadınlarla birlikte yürüyen Demet Akalın.
Birçok meslektaşı ağzını açıp tek kelime etmezken ortaya çıkan ve büyük bir cesaretle kadınlardan özür dileyen ‘Erkekliğimden utanıyorum’ deyin Tarkan ve Özcan Deniz
MASA'NIN ALTINDAKİLER
Böyle acı bir olayın ardından utanmadan sıkılmadan mini etekle tacizi bir tutmaya çalışan buraya adını yazmaya bile değmeyecek, insanlıktan nasibini almamış sanatçı bozuntusu!
Türkiye’nin dört bir yanında her Allah’ın günü eşlerine, sevgililerine, kızlarına şiddet uygulayan, onları taciz eden ‘erkek müsveddeleri’
Birkaç yıl önce canlı yayında “Kadın istemezse erkek tecavüz edemez” diye saçmalayan yorumcu bozuntusu, soytarı!